Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/794 E. 2024/5057 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/794
Karar No
2024/5057
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1993 E., 2022/639 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Eskişehir 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2015/357 E., 2022/355 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işveren nezdinde çalışmaktayken 13.12.2013 tarihinde uğradığı iş kazası sonucunda yaralandığını ve malul kaldığını, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin kusurlu olduğunu beyanla, 176.002,05 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin meydana gelen olayda kusurunun olmadığını ve davacının olay sonucu maluliyetinin bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, iş kazasının oluşumunda davalı işverenin % 75, davacı işçinin % 25 oranında kusurlu olduğu, davacının davaya konu iş kazası nedeniyle %14 oranında sürekli iş göremezliği maruz kaldığı kabulünden hareketle davanın kısmen kabulü ile 176.002,05 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işverenin müvekkiline gerekli güvenlik ekipmanlarını sağlamadığını, gerekli güvenlik önlemlerinin alınmadığını, iş sağlığı ve güvenliğine yönelik gerekli eğitimlerin müvekkiline verilmediğini, bu nedenle kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin maluliyetinin Mahkemece kabul edilen oranın çok daha üzerinde olduğunu, diğer taraftan hesaplanan maddi tazminatın hesaplamasında kullanılan başta hesaba esas ücret, kusur oranı ve maluliyet oranı olmak üzere her bir unsuruna dair karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak doğmaması yönünden istinaf yoluna başvurduklarını, öte yandan müvekkilinin uğradığı manevi kayıpların bir nebze olsun giderilebilmesi için 50.000,00 TL manevi tazminat talebinin tümden kabulüne karar verilmesi gerektiğini iddia ederek, kararın kaldırılarak talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kazanın oluşumunda tüm kusurun kendisine verilen eğitim ve talimatnamelere aykırı olarak hareket eden davacıya ait olduğunu, diğer taraftan Mahkemece kabul edilen maluliyet oranının da yerinde olmadığını, kaldı ki maluliyet oranının yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre de düzenlenmediğini, diğer taraftan Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının da fahiş olduğunu ifade ederek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne dair İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77 nci maddesi 3. Değerlendirme A) Taraf vekillerinin manevi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre dava dilekçesinde davacının 50.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunduğu, İlk Derece Mahkemesi kararında kabul edilen manevi tazminat miktarının 40.000,00 TL, reddine karar verilen miktarın 10.000,00 TL olduğu, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda anılan kararı ile taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde, kabulüne ve reddine karar verilen tazminat miktarlarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından taraf vekillerinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, Taraf vekillerinin manevi tazminat istemine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, Taraf vekillerinin maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/794, K. 2024/5057, T. 08.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-794-e-2024-5057-k-9de5e1af47c3