Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/14087 E. 2024/12249 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/14087
- Karar No
- 2024/12249
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/846 E., 2023/1763 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Fatsa 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/396 E., 2021/806 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacılar vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisi ...'nın 11.06.2013 tarihinde toprak kayması sonucu göçük altında kalarak vefat ettiğini, davacıların uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talepli olarak Ceyhan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2015/355 Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtıklarını, dava neticesinde maddi tazminat yönünden davanın kabulüne, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabulüne karar verildiğini ve kararın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 7. HD'sinin E. 2019/618, K. 2019/999 sayılı kararı ile onandığını, Ceyhan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin ilgili kararının takibe konulduğunu ancak davalılar adına herhangi bir malvarlığı bulunmadığından tahsilat yapılmadığını, HMK'nın 107 nci maddesi gereğince şimdilik davacılar için ayrı ayrı 2.000-TL olmak üzere toplam 8.000-TL maddi tazminat ile, davacı ... için 70.000-TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 25.000'er TL olmak üzere toplam 145.000-TL manevi tazminatın 11.06.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki maddi vakıaları kabul etmediklerini, zamanaşımı def'inde bulunduklarını, meydana gelen kazada müvekkili şirkete herhangi bir kusur atfedilemeyeceğini, ... işçinin Kaltar İnşaat bünyesinde işe başladığını ve 2013 yılında Ceyhan'da alt yapı işi ile uğraştığı dönemde tecrübeli ve yaptığı iş konusunda yüksek bilgi birikimine sahip bir borulama ustası olduğunu, müvekkili şirketin çalıştığı iş alanının risklerini haiz olduğunu ve işçilerine değer verdiğini, şirketin iş sağlığı ve güvenliği konusunda oldukça titiz olduğunu ve gereken tüm iş sağlığı ve iş güvenliğini fazlasıyla sağlamaya çalıştığını, sahada işçilerin başında her zaman bir denetçi bulunmakla beraber bu denetleyen kişi yerinde olmadan hiçbir işe başlanamadığını, ... işçiye işe ilk başladığı andan itibaren her çalışma için gereken tüm talimatların verildiğini ve çalışacağı alanda gerekli olan baret, emniyet kemeri ve başlarında kendisini izleyecek denetçiler gibi tüm emniyet tedbirleri, ekipmanlar eksiksiz biçimde sağlandığını ve bu konuda eğitimler verildiğini, MPE çalışma yerinde işçilerin korunması ve zarar görmemesi amacı ile istikrarlı bir şekilde İş Sağlığı ve Güvenliği Mevzuatı kapsamında kendisine yüklenen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, MPE'nin tüm bu iş sağlığı ve güvenliği önlemlerinin alındığı, müteveffanın hayatını kaybetmesinin MPE'nin herhangi bir eylemi veya ihmali ile arasında illiyet bağının bulunmadığı bu nedenle de MPE'nin kusurunun bulunmadığı anlaşılmakta, kazanın tamamen işçinin kusuru neticesi ile gerçekleştiğini, maddi tazminat için yüksek ve net değerler belirlenmesine rağmen açılan davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesi 2015/355 E. sayılı dosyası kapsamında MPE firması aleyhine maddi tazminata hükmedildiğini, bu aşamada söz konusu tazminat miktarı net, kesin ve belirlenebilir niteliğe ulaştığını, MPE'nin bir anonim şirket olduğunu, müvekkili tüzel kişi şirketin malvarlığının bulunduğunu, husumetin yetkililere yöneltilmesi ve malvarlığı bulunmadığına veya malvarlığının kaçırıldığına dair bir delil sunulamadığından dolayı ortaklara dava açılması hukuka aykırı olduğunu, MPE'nin ve yetkililerin mal kaçırma gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, icrai işlemlerin tamamının yapılmadan ve alacağın tahsili için bütün yollar tüketilmeden direkt olarak şirketten geçici ödeme istenmesinin ve teminatsız olarak ihtiyati haciz istenmesinin de hukuka aykırı olduğunu, davanın ... İnşaata ve ... , ... ve ... 'a ihbar edilmesini ve davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kesinleşen Mahkeme dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporunda ve Ceyhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/110 E. sayılı dosyasında davalılara kusur izafe edilmediğinin anlaşıldığı, bu açıklamalar muvacehesinde; 11.06.2013 tarihinde gerçekleşen iş kazasından dolayı davalıların kusuru olmadığı nazara alınarak davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ceyhan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2015/355 Esas sayılı dosyasında davalıların taraf olmadığının ve davalıları yönünden 2015/355 Esas sayılı dosyada kusur incelemesi yapılmadığını bu dava yönünden kesin hüküm teşkil etmeyeceğini, davalıların Ceyhan Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 2015/355 Esas sayılı dosyasında davalı olan MPE Mühendislik İnşaat Taah. Şirketini münferiden temsili yetkili kişiler olduğunu iş kazasından sorumlu olduklarını, davanın kabulü gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle işbu dava konusu kaza nedeni ile taksirle ölüme neden olma suçunda açılan ve davacıların katılan davalıların sanık sıfatı bulunan Ceyhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/110 Esas sayılı dosyasında, A sınıfı iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenmiş heyet kusur raporunda, davalılar ... ve ...’nun İş Kanunu ve İş Güvenliği hükümleri değerlendirilerek kusurlarının bulunmadığının tespit edildiği ve Ceyhan Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/110 Esas ve 2018/329 Karar sayılı ilamı ile davalılar yönünden beraat kararı verilmiş olup işbu kararın davalılar yönünden istinaf edilmeyip kesinleştiği, bu halde davalıların ceza dosyasında A sınıfı iş güvenliği uzmanları tarafından düzenlenmiş heyet kusur raporu ve kesinleşen ceza mahkeme ilamı ile kazanın meydana gelmesinde şahsi kusurlarının bulunmadığının ve de Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığının anlaşılmasına göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacılar vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında vefat eden sigortalının eşinin tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 nci maddesi, 5510 sayılı Kanun'nun 13 üncü maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2 nci ve 77 nci maddeleri ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddeleridir. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, hesap ilkelerine uygun düzenlenen hesap bilirkişi raporuna, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 2.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerine yükletilmesine, 3.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.