Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13612 E. 2024/8624 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Tazminat İstemi

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13612
Karar No
2024/8624
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Tazminat İstemi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/5163 E., 2023/3284 K. KARAR : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 40. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/378 E., 2020/595 K. Taraflar arasındaki iş kazasından tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın bozulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak kararda belirtilen gerekçelerle davalı ... Mühendislik Şirketinin istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına, davalı ... Mühendislik istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince esas hakkında verilen kararın davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İnşaatta ekip başının talimatı ile D Blok 3. katta havalandırma boşluklarının muhafaza demirlerini kesen davacının yaklaşık 6 m yükseklikten aşağıya düştüğünü, davalı işverenlerin bu kazada asli sorumlu olduklarını, yüksekte düşme riski olan yerde gerekli önlemlerin alınmadığını, kaza nedeni ile müvekkilde maluliyet oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla uğradığı geçici iş gücü kaybı için 1.000,00 TL, sürekli iş gücü kaybı için de 1.000,00 TL maddi tazminat ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, yargılamanın devamında maddi tazminat istemini geçici iş göremezlik yönünden; 7.972,31 TL'ye, sürekli iş göremezlik yönünden; 472.448,72 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ... şirketi vekili; müvekkilin, diğer davalı tarafından yapılan “...” projesinin alt işvereni olduğu, davacının ise müvekkilin çalışanı olup 20.10.2016 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda yaralandığı, davacının usta olmadığı ve asgari ücretle çalıştığı, müvekkilin işyerinde her türlü önlemi aldığı, eğitimleri verdiği, kkd kapsamında baret- ayakkabı- yelek- eldiven- koruyucu gözlük- emniyet kemeri ve yağmurluk teslim edildiği, kazalının kendine güveni ve çalışma alanında hareket kabiliyetini artırmak istemesi nedeniyle kazanın meydana geldiği, davacının diğer işçi ... ile toplu korunma önlemi olan demir korkulukları keserek alt katlara indikleri, paraşüt tipi kemerini takmadığı, rapor süresi sonunda kazalının hiç bir maluliyetinin kalmadığı, davacıya hastane masrafları için ödeme yapıldığı ve raporlu olduğu dönem boyunca maaşının ödendiği, hesap bilirkişisi raporunda bu ödemelerin mahsup edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... şirketi vekili; müvekkili tarafından gerekli her türlü güvenlik önleminin alındığı, taşeron işçileri dahil tüm çalışanlara gerekli kişisel koruyucu donanım ekipmanlarının teslim edildiği, davacı çalışırken paraşüt tipi emniyet kemerini kullanmadığı için parapet yapımı sırasında dengesini kaybederek düştüğü, binadaki toplu koruma tedbirinin ilgililere haber verilmeden kaldırıldığı ve diğer çalışanların da güvenliğinin tehlikeye atıldığı, davaya konu kaza nedeni ile maluliyet olup olmadığının belirsiz olduğu, geçirmiş olduğu kaza sonucunda maddi zararının olmadığı, vs. belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 24.12.2020 tarih ve 2017/378 Esas, 2020/595 Karar sayılı asıl kararında özetle; tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacının davalı ... İnş. San. Turz. Mad. ve Tic. A.Ş. alt işvereni diğer davalı ... Müh. Elek. Elektr. Pln. Proje San. ve Tic. Ltd. Şti.' de çalışmakta iken 20.10.2016 tarihinde iş kazası geçirdiği, meydana gelen kazada davalıların % 70, davacının % 30 oranında kusurlarının bulunduğu, dosyamızda iki defa kusur raporu alındığı, son alınan 17.04.2020 havale tarihli kusur raporunun dosya kapsamına uygun olduğu, kaza sonucu davacıda % 54 oranında sürekli iş görmezlik kaybı oluştuğu, kaza nedeniyle davacının maddi zararının olduğunun bilirkişi raporu ile tespit edildiği, ayrıca manevi tazminat koşullarının oluştuğu, davalıların asıl-alt işveren olarak müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşılmakla, kusur oranları, maluliyet oranı, kazanın oluş şekli nazara alınarak; " a.Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalılardan geçici ödeme nedeni ile 03.03.2020 tarihinde tahsil edilen 10.000,00 TLnin mahsubu ile 10.000,00 TL geçici ödemenin haksız fiil tarihi 20.10.2016 tarihinden, ödendiği tarih olan 03.03.2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin ve mahsup sonrası 462.448,72 TL sürekli iş görmezlik zararı ve 7.972,31 TL geçici iş görmezlik zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b.Manevi tazminat talebinin kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine," karar verilmiştir. Davalı ... Mühendislik Şirketi vekilinin istinaf başvuru dilekçesiyle beraber istinaf harç ve giderlerini yatırması için kendisine 17.02.2021 tarihinde muhtıra tebliğ edildiği, ilgili davalı vekilinin 24.02.2021 tarihli dilekçesiyle bu harç ve giderler için Bölge Adliye Mahkemesinde adli yardımdan yararlanmak istediğini beyan ettiği, Mahkemece bu dilekçe Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmeden, 01.03.2021 tarihli bir ara karar ile adli yardım talebinin reddine karar verildiği, iş bu ara kararı davalı vekiline 07.03.2021 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı vekilinin anılan karara 15.03.2021 tarihinde itiraz ettiği, Mahkemece verilen 16.03.2021 tarihli ek kararla iş bu davalının istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 18.03.2022 tarih ve 2021/1208 E - 2022/809 K sayılı kararıyla; "A- Davalı ... Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine, B- Davacının istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.2. maddesi gereğince kabulü ile yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının kaldırılmasına; 1-Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalılardan geçici ödeme nedeni ile 03.03.2020 tarihinde tahsil edilen 10.000,00 TL'nin mahsubu ile 10.000,00 TL geçici ödemenin haksız fiil tarihi 20.10.2016 tarihinden, ödendiği tarih olan 03.03.2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin ve mahsup sonrası 462.448,72 TL sürekli iş görmezlik zararı ve 7.972,31 TL geçici iş görmezlik zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Manevi tazminat talebinin kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 15.11.2022 tarih ve 2022/6946 E- 2022/14180 K. sayılı ilamıyla; " Davalı ... Müh. Elektrik Elektronik Plan Proje İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin istinaf istemi nedeniyle talep ettiği adli yardım talebini inceleyip karar verme (bu hususta verilen karara itiraz halinde ise) değerlendirme yetki ve görevinin Bölge Adliye Mahkemesinin ilgili dairelerine ait olması nedeniyle, bu kapsamda dosya içerisinde verilen İlk Derece Mahkemesi kararlarının yok hükmünde olduğu gözetilerek, Bölge Adliye Mahkemesince adli yardım talebi hakkında karar verilip kanunda açıklanan usullere göre prosedür işletildikten sonra, istinaf isteminin şimdiki gibi esası hakkında inceleme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken anılan davalı ... Müh. Elektrik Elektronik Plan Proje İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin önce adli yardım talebi, giderek istinaf istemi hakkında inceleme yapılmadan karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olmuştur. " gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dairemizin, 30.12.2022 tarihli ara kararı ile "...HMK'nın 334/2. maddesi hükümünce kamuya yararlı dernek ve vakıflar iddia ve savunmalarında haklı göründükleri ve mali açıdan zor duruma düşmeden gerekli giderleri kısmen veya tamamen ödeyemeyecek durumda oldukları takdirde adli yardımdan yararlanabilir ise de kanunda bunların dışındaki özel hukuk tüzel kişilerinin adli yardımdan yararlanabileceklerine dair bir düzenleme bulunmadığından adli yardımdan yararlandırılmalarının mümkün olmadığı..." gerekçesiyle davalı ... Müh. Elektrik Elektronik Plan Proje İnş. San. ve Tic. Ltd Şti. vekilinin adli yardım talebinin reddine karar verilmiş, davalı vekili tarafından adli yardım talebinin reddi kararına karşı itiraz edilmesi üzerine, dosya Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesine gönderilmiş ve ilgili Dairenin 30.01.2023 tarih ve 2023/1-1 D. İş sayılı kararı ile davalı ... Müh. Elektrik -Elektronik Plan Proje İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin adli yardım talebinin reddine dair itirazının reddine karar verilmesi üzerine, davalı şirkete istinaf harçlarını yatırması için muhtıra çıkartılmış ancak verilen kesin süre içerisinde gerekli istinaf harçlarının yatırılmamış olduğundan, davalının istinaf başvurusunun HMK.'nın 344 üncü maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına karar verilmesi gerekmiştir. Somut olayda, davacının, 20.10.2016 tarihinde davalılar tarafından yapımı üstlenilen inşaatta demir ustası olarak çalıştığı, ekip başının talimatı ile diğer ekip arkadaşı ... ile birlikte inşaatın D blokunda 3.katta galeri boşluğunda parapet demiri yapmak için gittiği, çalışmalarına engel teşkil etmesi üzerine boşluktan düşme riskine karşı güvenlik tedbiri olarak yapılmış çelik hasır ve düşey donatıları spiralle kestikleri, düşey demirlerden bir tanesi çalıştıkları yere doğru bükülmüş halde olduğundan davacının bu demiri boşluğa doğru iterek düzeltmek istediği esnada ittiği demirin yerinden çıkmasıyla dengesini kaybederek 1. kat zeminine düştüğü, maluliyeti oluşacak şekilde yaralanmış olduğu, Kocatepe SGM Sağlık kurulu kararı ile %54 oranında malul kaldığı, davalı ... İnş. San. Turz. Madencilik ve Tic. A.Ş. vekili tarafından diğer davalının bağımsız işveren olduğu, davacının gerçek işveren olduğu iddia edilerek husumet itirazında bulunulmuş ise de kazanın gerçekleştiği Yeni Mahalle ... Konutları inşaatının yüklenicisinin davalı ... İnş. San. Turz. Madencilik ve Tic. A.Ş. olduğu, kaba inşaat işlerinin ... Müh.Elek. Elktr Pin. Prj. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yürütüldüğü, bu durumda davalılar arasında asıl alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davalı ... İnş. San. Turz. Madencilik ve Tic. A.Ş.'nin asıl işveren sıfatıyla talep olunan tazminatlardan diğer davalı şirket ile birlikte sorumlu olduğu, Mahkemece aldırılan 07.07.2019 tarihli ve 17.04.2020 tarihli kusur bilirkişiler raporu ile meydana gelen kazada davalıların %70 oranında, davacının %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edilmiş olduğu, her iki kusur bilirkişiler raporunun birbirin teyit ettiği, olayın oluş şekline ve dosya kapsamına uygun olduğu, davalı vekilinin bu yöne ilişkin itirazlarının yerinde olmadığı, emsal ücret araştırmasının sonucu, davacının soğuk demir ustası olması kıdemi, yaşı ve özellikle davalı tanığı ... 'ın beyanı birlikte dikkate alındığından davacının asgari ücretle çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğundan, davacının mahkemece tespit edilen aylık ücretinin dosya kapsamına uygun olduğu sonucuna ulaşılmış ve yukarıda açıklanan nedenlerle davacı ve davalı ...... Tic. A.Ş. vekillerinin itirazları yerinde görülmemiştir. Olay tarihi, olayın özelliği, kusur durumu, tarafların ekonomik ve sosyal durumları dikkate alındığında manevi tazminat miktarının az takdir edildiği, bu haliyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun yerinde olduğu görülmüş, davacı için manevi tazminat talebinin kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak; davacının geçirdiği iş kazası nedeniyle maddi ve manevi olarak zarara uğradığı, davacının manevi tazminat miktarına yönelik itirazının yerinde olduğu anlaşılmış ve her ne kadar kısa kararda sehven davacının davasının kabulüne denilmiş ise de kısa ve gerekçeli kararlar arasında çelişki oluşmaması için bu husus gerekçede belirtilerek, davacının davasının kısmen kabulü ile Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." " gerekçeleriyle;A-1-... Müh. Elektrik Elektronik Plan Proje İnş. San. ve Tic. Ltd Şti.’nin istinaf başvurusunun ...nun 344. maddesi gereğince yapılmamış sayılmasına, B-Davacının davasının kabulü ile Maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davalılardan geçici ödeme nedeni ile 03.03.2020 tarihinde tahsil edilen 10.000,00 TLnin mahsubu ile 10.000,00 TL geçici ödemenin haksız fiil tarihi 20.10.2016 tarihinden, ödendiği tarih olan 03.03.2020 tarihine kadar işleyecek yasal faizinin ve mahsup sonrası 462.448,72 TL sürekli iş görmezlik zararı ve 7.972,31 TL geçici iş görmezlik zararının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Manevi tazminat talebinin kabulü ile 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma kararı sonrası asgari ücretteki artışın re’sen hesap raporuna yansıtılması gerektiğini ancak Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bu husus gözetilmeden yeniden Mahkemedeki gibi tazminat talebini kabul ederek karar verildiğini, değişen asgari ücret miktarı gözetilmeden ve bu hususla ilgili yeni bir rapor alınmadan karar verilmiş olması sebebiyle istinaf mahkemesi kararına karşı temyiz yoluna gidilmesi gereği hasıl olduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; manevi tazminatın fazla olduğunu, husumet itirazı gözetilerek asıl işveren sıfatı olmadığı dikkate alınarak davanın bu sebeple reddi gerektiğini, sürekli iş göremezlik oranı kesinleşmeden hesap raporu alınmasının hatalı olduğunu, ücretin Esnaf ve Sanatkarları Odasından belirlenmesi ve TÜİK’den bildirilen ücretle terditli yapılmasının hatalı olduğunu, davacının vasıfsız demirci işçisi olduğunu en son ayığının 23.6.2017 tariihnde banka kanalıyla 1.300 TL olarak ödendiğini, Kabul anlamına gelmemekle beraber içtihatlar doğrultusunda TÜİK verilerinden emsal ücretin o döenmdeki ücretlere oranla belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin iş sağlığı ve güvenliği kapsamında her türlü önlemi aldığını, kişisel koruyucu donanım teslimi olduğunu, emniyet kemerinin de bu zimmet tutanağında yer aldığını, Ceza dosyasında müvekkili şirkete kusur verilmediğini, diğer davalı şirket yetkilisine tali, müştekiye adli kusur verildiğini, kaza günü sabah işyerinin denetlendiğini, ekin ve önleyici denetim mekanizması kurulduğunu beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı ... Mühendislik Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf başvurusunda da belirttiği sebepleri tekrar ederek; müvekkili şirketin 2018 yılından itibaren İnşaat sektöründe meydana gelen küçülmelere teşeronlara ödemelerin yapılmaması ihale ile alınan işlerin ödemesindeki gecikmeler nedenileyle borç batağına sürüklendiğini, UYAP’tan incelenecek İcra Ceza Mahkemesi dosyalarına göre şirket yetkilileri hakkında karşılıksız çek keşidesi nedeniyle yargılama yapıldığını, aynı zamanda Ing Bank isimli bankadan çekilen kredi nedeniyle Ankara 11. İcra Müdürlüğünün 2018/13115 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi nedeniyle takip olduğunu, müvekkili firmanın son 2 yıllık bilançosunun incelenmesi halinde durumun anlaşılacağını, Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun 17.05.2023 tarihli 2020/22192 numaralı bireysel başvurusunda; adli yargılama hakkına etki eden mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığının ve özel hukuk tüzel kişilerinin de adli yardımdan yararlanabileceklerinin değerlendirildiğinin gözetilmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazası neticesinde vefat eden sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi tazminat isemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk "Temyiz incelemesinin kapsamı" açısından 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361,364, 369, 370 ve 371 maddeleri,"Taleple bağlılık ilkesi" açısından aynı Kanun'un 26 ncı maddesi,"Bilirkişi raporuna itiraza" ilişkin 281 inci maddesi, "Tazminat miktarının tayin ve tespiti" açısından 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 ve 114 üncü maddesi delaletiyle 49, 50, 51, 52, 53, 54, 55 ve 56 ncı maddeleri, "Olayın iş kazası olarak tespiti ile SGK yönünden sonuçları" için 5510 sayılı Kanun'un 13, 16, 19, 20 ve 21 inci maddeleri, İş Sağlığı ve Güvenliğine ilişkin alınacak tedbirler bakımından işyerinin nitelik ve kapsamına göre 4857 sayılı İş Kanun'un 77 nci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'u maddeleri, "Usuli kazanılmış hak" yönünden 04.02.1959 gün ve 13/5 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararıdır. 3. Değerlendirme A) Davalı ... Mühendislik Şirketi vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde 1. Davacının, dava açmada hukuki yararının bulunması dava şartlarından olduğu gibi temyiz kanun yoluna başvuracak olan tarafın da temyiz yoluna başvuruda hukuki yararının bulunması gerekir. HMK 361/2. fıkrasında "Davada haklı çıkmış olan taraf da hukuki yararı bulunmak şartıyla temyiz yoluna başvurabilir" düzenlemesi vardır. 2. Temyiz yoluna başvuran tarafın hukuki yararının bulunup bulunmadığı, öncelikle onun davadaki talebi ile mahkemenin hükmü karşılaştırılarak belirlenir. (HMK 364/2-f bendine göre temyiz dilekçesinde "Temyiz sebepleri ve gerekçesi" bulunmak zorundadır) Aksi halde temyiz talebinin kötü niyetle yapıldığı kabul edilir. Kötü niyetle temyiz, davanın gereksiz yere uzamasına ve yargı organlarının yersiz meşgul edilmesine yol açar. 3. Aynı zamanda 6100 sayılı HMK.'daki yeni düzenleme ile getirilen istinaf kanun yolu, İlk Derece Mahkemesi ile temyiz incelemesi arasında, ikinci derece bir denetim mekanizması ve kanun yoludur. İstinaf kanun yolu uygulamasında, İlk Derece Mahkemesi kararından sonra, karar önce istinaf denetimine tâbi tutulmakta, istinaf denetiminden sonra temyiz yolu açıksa temyize başvurulmaktadır. Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle yargılama üç aşamalı hale gelmiştir. Önce İlk Derece Mahkemesinde ilk derece yargılaması yapılarak karar verilmekte, ardından Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf incelemesi ile vakıa ve hukukilik denetimi yapılmakta, son olarak da Yargıtay’da temyiz incelemesine gidilmektedir. Yeni sistemde temyiz edilen karar İlk Derece Mahkemesinin kararı değil, Bölge Adliye Mahkemesinin kararıdır. Artık İlk Derece Mahkemesi kararının doğrudan temyiz edilmesi yani "atlamalı kanun yolu incelemesi" mümkün değildir. 4. Somut olayda, davalı ... Mühendislik Şirketi vekilinin adli yardım başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince reddedildiği ve karara itiraz üzerine itirazı incelemeye yetkili merciin de kararı uygun bulması ile adli yardım isteminin reddine dair karar kesinleşmiş, davalı şirket vekiline çıkartılan muhtıraya rağmen harç ikmal edilmediğinden Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun yapılmamış sayılmasına dair karar verilmiş olmakla, davalının anılan karara karşı atlamalı kanun yolu şeklinde temyiz başvurusunda bulunmasında ve adli yardım talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunduğundan bahsedilemeyeceği için davalı ... Mühendislik Şirketi vekilinin temyiz yolu başvurusunun hukuki yarar yokluğundan reddine karar verilmiştir. B) Davalı ... İnşaat Şirketi vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3. Bölge Adliye Mahkemesinin 21.09.2023 karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 238.730,00 TL olup, manevi tazminat hükmünün maddi tazminat hükmünden bağımsız bir dava olarak değerlendirildiğinde, kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla, temyiz eden davalı vekilinin bu hüküme yönelik temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir. C) Davacı ve Davalı ... İnşaat Şirketi vekillerinin maddi tazminat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle bozma kararında işaret olunan hususların bozma kararı sonrasında yapılan yargılamada incelenerek sonuca ulaştırılmış olmasına, temyiz edenin sıfatına, kapsam ve nedenlerine göre tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... Mühendislik Şirketi vekilinin adli yardım talebi ile temyiz itirazlarının hukuki yarar yokluğundan REDDİNE, 2. Davalı ... İnşaat Şirketi vekilinin manevi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE 3. Davacı ve Davalı ... İnşaat Şirketi vekillerinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazları nedeniyle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 4. Kararın onanan kısmı nedeniyle davacı ve davalı ... Şirketinden aşağıda dökümü yapılan harçların tahsiline, 5.Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/13612, K. 2024/8624, T. 17.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-13612-e-2024-8624-k-cb40d525fcff