Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13180 E. 2024/5932 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13180
- Karar No
- 2024/5932
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1612 E., 2022/917 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 16. İş Mahkemesi SAYISI : 2018/370 E., 2021/36 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalıya ait işyerinde 20.05.2018 tarihinde vince demir yüklediği esnada, sol el işaret parmağının vincin kancasına sıkışarak kopması nedeniyle yaralandığını belirterek, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi zararın kaza tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında maddi tazminata ilişkin talebini 161.718,00 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirketin Türk Havayolları A.O'dan ihale ile “THY A.O İstanbul Yeni Havalimanı Destek Tesisleri Kampüsü Faz 1 Bölümü Yapım İşi Projesi” ni ihale ile aldığını, bu iş kapsamında bulunan D Bölgesi CFB ULD IFS binaları kaba yapı inşaatı yapım işinin dava dışı ... İnşaat Turizm Müh. Tic. San. Ltd. Şti. firması tarafından 30.03.2018 tarihli yüklenici sözleşmesi ile yüklenildiğini, dava konusu iş kazasının meydana gelmesinde kusurun tamamen davacıda ve dava dışı ... firmasında olduğunu, iş güvenliği ve işçi sağlığı eğitimlerinin verildiğini, davacı tarafından talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davanın dava dışı ... şirketine ve sigorta şirketine ihbar edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bilirkişi raporları ile davalının %20, davacının %20, dava dışı işveren ... İnşaat Turizm Mühendislik Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin %60 oranında kusurlu olduklarının bildirildiği, davalı ile dava dışı ... İnş Tur şirketi arasında asıl - alt işveren ilişkisi olduğu kabul edilerek birlikte sorumlu oldukları kanaatine varıldığı, hüküm kurmaya elverişli 30.10.2020 havale tarihli hesap raporu ile bilirkişinin davacının tazminat miktarlarını hesapladığı, davacının kaza tarihindeki ücretinin 4.350,00 TL olarak esas alındığı seçeneğe itibar edildiği, davacının 20.05.2018 tarihinde geçirdiği iş kazası neticesinde %9,2 oranında malul kaldığı, orana itiraz edilmediği, olayın oluş şekli, tarafların kusur durumu, ekonomik ve sosyal durumları, davacının maluliyet oranı ve paranın satınalma gücüde dikkate alınarak manevi tazminatın belirlendiği gerekçesiyle, net 161.718,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 20.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, net 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili; davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından ihale yolu ile üstlenilen işin tamamının davalı tarafından ... İnşaat firmasına devredildiğini, davalı şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davacının özlük dosyası celbedilmeden eksik incelemeyle hazırlanan hesap raporunun hükme esas alınmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, davalı şirkete %20 oranında kusur izafe edilmesinin hatalı olduğunu, davacının huzurdaki davadan önce iddiası dahilinde iş kazasının tespiti davası açması ve bu davanın işbu davada bekletici mesele yapılması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, yerel mahkeme kararında maddi ve manevi tazminat miktarına kaza tarihi olan 20.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faiziyle birlikte hükmedilmişse de faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, davacının talep arttırım talebine konu alacalarının her halükarda ve çekişmesiz olarak zamanaşımına uğradığını belirterek Yerel Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine dair karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, davalı işyerinde demirci tezgah ustası olarak çalıştığı, 20.05.2018 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucunda maluliyet oranının %9,2 olduğu, dosyaya sunulan yüklenici sözleşmesi uyarınca, davalı şirket ile İhbar Olunan ... İnşaat şirketi arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davalının asıl işveren sıfatıyla iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat alacağından sorumlu olduğu, Mahkemece alınan bilirkişi heyet raporundaki kusur oranı tespitinin, oluşa ve dosya içeriğine uygun olduğu, işveren tarafından kuruma bildirilen ücret, tanık beyanları, emsal ücret araştırması, özellikle davacının yaptığı işin niteliği ve kıdemi dikkate alındığında, ücret tespitinin ve hesaplamanın dosya kapsamına uygun olduğu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, maluliyet oranı, kusur oranları, paranın satın alma gücü ve İlk Derece Mahkemesinin gerekçeli kararında da belirtilen ilkeler göz önünde tutulduğunda, Mahkemece takdir olunan 25.000,00 TL manevi tazminat miktarında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili, davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. tarafından ihale yolu ile üstlenilen işin tamamının davalı tarafından ... İnşaat firmasına anahtar teslimi olarak devredildiğini, alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, sağlık kurulu raporunun tarafına tebliğ edilmediğini, maluliyet oranının kesinleşmesine ilişkin usuli süreç tamamlanmadan dosyanın hesap bilirkişisine verildiğini, davalı şirketin herhangi bir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını, davacının özlük dosyası celbedilmeden ve ücreti doğru şekilde belirlenmeden hazırlanan hesap raporunun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davadan önce iş kazasının tespiti davası açması gerektiğini, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı olduğunu, talebe konu alacakların zamanaşımına uğradığını belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve devamı maddeleri ile 417 nci maddesi, 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 4 üncü maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme 1.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1.Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. 3.Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 107.090,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin bu kısımlara yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir. 2.Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde, 1.Bölge Adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle davalı vekilinin maddi tazminat hükmüne yönelik temyiz itirazlarının, istinaf itirazları olarak da ileri sürüldüğü ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında karşılanarak gerekçe oluşturulduğu hususları da dikkate alınarak tüm temyiz itirazlarının reddi ile anılan hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarlarına ilişkin temyiz isteminin miktardan REDDİNE, Davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, Aşağıda yazılı temyiz giderinin ilgilisinden alınmasına, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.