Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11566 E. 2023/13047 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11566
Karar No
2023/13047
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/236 E., 2023/739 K. KARAR : Esastan red İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2017/358 E., 2019/29 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile birlikte fer'i müdahil Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı ve fer'i müdahil ... Başkanlığı vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile birlikte fer'i müdahil Kurum vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının davalı şirkete ait ayakkabı imalathanesinde, sevkiyat ve depo sorumlusu olarak 15.06.2009 tarihinde işe başladığını ve 30.07.2016 tarihine kadar çalıştığını, davacının SGK hizmet dökümünü incelediğinde, hizmet sürelerinin eksik gösterildiğini, girdi çıktı yapıldığını ve işe başlamasının geç bildirildiğini öğrendiğini, davacının davalı şirkete ait işyerindeki işe başlama ve fiili çalışmasının mahkeme kararına bağlandığında, yaşlılık aylığından yararlanmasının mümkün olacağını beyan ederek, davacının sigortalı hizmet başlangıç tarihinin ve davalı şirkete ait işyerindeki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili özetle; müvekkilleri ile davacı arasındaki hukuki ilişkinin istisna akdi olduğunu ve aksi durumda dahi davacı bakımından yapılan bildirimlerinin tam ve eksiksiz yapıldığını, bildirimsiz geçen günlerinin bulunmadığı belirterek, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevabında, davacı hakkında yapılan bildirimlerin uygun ve mevzuat ile yerinde olduğunu, davacının iddiasının ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı HMK'nun 30 ve 146 ncı maddeleri uyarınca, dosya muhteviyatında yer alan kayıt ve belgeler ile tanık beyanları doğrultusunda dosyanın neticelendirilmesine yeterli olduğu ve dosyada mevcut haliyle karar verilmesinin uygun olduğu kanaatine varılmakla, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, SGK kayıtları, tanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde; davanın kabulü ile davacının, davalıya ait 1035917 sicil nolu iş yerinde Kuruma bildirilen günler dışında 15.06.2009 - 30.07.2016 tarihleri arasında hizmet akdine dayalı olarak sigorta primine esas kazancın alt sınırından çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile birlikte feri müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı işveren vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın bozulması ve davanın reddini talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2.Fer'i müdahil SGK vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde belirttiği iş yerinden verilmiş dönem bordroları dışında çalışma kayıtlarına ilişkin yazılı delillere rastlanılmadığını, müvekkili Kurum işleminin yasal mevzuata, mevcut Yargıtay kararlarına ve hukuka uygun olduğunu, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının eksik araştırmaya dayalı olarak verilmiş kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının hizmet tespitinin kabulüne karar verilen dönemler yönünden çalışmanın fiili olduğunun Yargıtay'ın yerleşik uygulamaları doğrultusunda Mahkemece yöntemince araştırılarak delillerin değerlendirilmesi sureti ile belirlenerek karar verildiği, verilen kararda usul ve kanuna aykırı bir hususun bulunmadığı görülmekle; ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı ile fer'i müdahil vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Feri müdahil SGK vekili özetle, davacının çalışmalarının Kurum kayıtlarında görüldüğü gibi olduğunu, iddianın yazılı delil ve belge olmadan sadece dinlenen tanıklar beyanı ile ispatının kabul edilemeyeceğini, tanıkların Yargıtay'ın aradığı nitelikte olmadığını, Kurumun fer'i müdahil olup aleyhine vekalet ücreti yargılama giderine hükmedilemeyeceğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili özetle; davacının çalıştığı sürelerde doğru ve bu sürelerle sınırlı ve tam olarak sigortasının bildirimlerinin yapıldığını buna göre eksik günlerinin bulunmadığını, davacının davasını ispatlayamadığını, bu nedenle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." 2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir. 3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar." 4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 inci maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." 5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..." 6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanunun kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar." 7. 5510 sayılı Kanun'un 7 inci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar." 8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. " 9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. 3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 2. Anayasa'nın 60 ncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Eldeki davada ise davacının davalı iş yerinden yapılan bildirimlerin başladığı 20.09.2011 tarihi ve sonrası bakımından, davalı işverenin vermekle yükümlü olduğu eksik gün kod nedenleri ile bu nedenlere esas yazılı delil ve belgelerin bulunup bulunmadığı hususunda araştırma yapılması ile geçici iş göremezlik ödemeleri ve bu ödemelere esas raporlardaki gün sayılarının dikkate alınması, bildirim yapılan günlerin karşılaştırılmasından sonra infazı kabil bir karar verilmesi gerektiğinin dikkate alınmaması usul ve kanuna aykırı olduğu gibi, 20.09.2011 tarihi öncesi bakımından da Mahkemece yapılan araştırmanın karar verilmesine yeterli olduğu söylenemeyeceğinden bu dönem bakımından dinlenenler dışında davacının çalışmasını bilebilecek başkaca tanıkların da beyanlarının alınması ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11566, K. 2023/13047, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11566-e-2023-13047-k-cffd62debe5c