Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/11380 E. 2023/13046 K. – Hizmet Tespit

Konu: Hizmet Tespiti

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11380
Karar No
2023/13046
Karar Tarihi
Konu
Hizmet Tespiti

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3139 E., 2023/1280 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya İş Mahkemesi SAYISI : 2021/175 E., 2022/660 K. Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine dair karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkilinin davalı ...'e ait muhasebe büro işyerinde 15.10.1999 tarihinde Ticaret Meslek Lisesi öğrenci stajeri olarak işe başladığını ve sigoralı işe giriş bildirgesi verildiğini, ancak bordrosunun verilmediğini, bu tarihten itibaren sürekli ve kesintisiz olarak 15.06.2013 tarihinde kadar muhasebe elemanı olarak çalıştığını, davalı işverence müvekkilinin 15.06.2010 tarihinden 15.01.2012 tarihine kadar bildirdiğini, muhasebe elemanı olarak çalışan davacının Amasya Sigorta Müdürlüğü ve Vergi Dairesinde evrak takibi yaptığını, Amasya Muhasebeciler Odasına da eleman olarak kaydının bildirildiğini, davacının davalı işveren nezdinde 15.10.1999 tarihinden 15.06.2013 tarihine kadar sigortaya bildirilmeyen sürelerde asgari ücret karşılığı sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve sigortalı günlerine eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar vekilleri zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının 15.10.1999 tarihinde Amasya Ticaret Meslek Lisesinde öğrenim görmesi nedeniyle davalı müvekkilin yanına stajyer olarak haftada 1-2 gün geldiğini, iddia edilen bu tarihte henüz 18 yaşını tamamlamadığından bu talep yönünden de davanın reddinin gerektiğini, 1999 yılı sonlarından yaklaşık 2 yıl süreyle resmi olarak stajyer olan davacının mesleki eğitim görmesi ve meslek liselerinde okuyan öğrencilerin, sigorta primlerini Milli Eğitim Bakanlığı veya öğrencinin gördüğü okulların ödediğini, davacının 1999-2001 yılları arasında Ticaret Lisesinde eğitimi nedeniyle müvekkili yanında staj yaptığını, akabinde Yozgat'ta muhasebe bölümünde üniversitede okuduğunu, 4 yıl burada eğitimini devam ettirdikten sonra 2 yıl da işletme bölümü okuduğunu, 6 yıllık süreçte il dışında farklı bir ilde üniversite okuması nedeniyle eski staj yaptığı yer olan müvekkilin yanına senede bir iki defa bir gün uğradığını, davacının müvekkilinin yanında 2010 yılı 6. ayda işe başladığını ve müvekkilinin de davacının SGK primlerini yatırdığını, davacının çalıştığını iddia ettiği 14 yıllık sürenin gerçek olmadığını sadece 1,5 yıl çalıştığını, davacının 2015 yılı 5. ay ile 2013 yılları arasında müvekkil adına hareket ederek defter tutuyormuş gibi başkasına ait sigorta primlerini alıp SGK'ya yatırmayarak güveni kötüye kullanmak suçunu işleyerek ceza aldığını, davacının staj yaptığı lise döneminde müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması ve akabinde üniversitede olduğu 6 yıllık sürede müvekkilinin yanında çalışmaması nedeniyle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle: hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, hizmet tespiti davalarında SGK'nın fer'i müdahil konumunda bulunduğundan davalı taraf olarak gösterilmelerine de itiraz ettiklerini, kurumlarının bu tür davalarda fer'i müdahil olarak katıldıklarını, bu nedenle aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de hükmedilmediğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği tarihlerde 18 yaşını tamamlamadığından bu talep yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacının bahse konu işyerinde ticaret meslek lisesi öğrenci stajeri olarak işe başladığını iddia ettiğini, teknik öğrenci olma zorunluluğunun 3308 sayılı Kanun'un Getirilen 2001 değişikliği ile olduğunu, 2001 değişikliğinin davacı için geçerli olmayıp 15.10.1999 tarihli sigortalılığın başlangıcı tespiti davasında bu haklardan davacının yararlanamayacağını, davacının davasının reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya arasında davacının davalıya ait işyerinde (bildirimsiz kalan sürelerde) talep ettiği sürelerin tamamında çalıştığına dair davanın tamamen kabulünü gerektirecek şekilde delil bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı ve davalı tanıklarının beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının öğrenci olduğu dönem davalının yanında staj yaptığı, öğrencilik döneminin bitmesinin ardından kısmi zamanlı olarak davalı işyerine gelip gittiği, bu çalışmalarının süreklilik arz etmediği anlaşılmaktadır. Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma ilamı neticesinde yapılan araştırmalar ve dinlenen tanıkların beyanları da bu hususu doğrulamaktadır. Ayrıca davacının örgün eğitime devam ettiği de gözetilerek farklı bir ilde devamlı olarak çalışmasının mümkün olmadığı değerlendirilmiş ve davanın reddine yönelik hüküm kurulmuştur. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı işveren vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece fiili çalışmadın devamlılık arzedip etmediği yeterince araştırılmadan davacı ve davalı tanıklarının tamamının, davacının davalı işyerinde çalıştığına dair beyanlarının olmasına rağmen çalışmaların öğrencilikte ve stajda geçen çalışmalar olarak değerlendirilmesinin hatalı olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki yazılara, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere, bu delillerin takdirinde isabetsizlik görülmemesine ve özellikle dosya kapsamında toplanan deliller itibarıyla bildirimsiz kalan sürelerde davacının davalıya ait işyerinde çalıştığına dair yeterli delil bulunmadığı, davacı ve davalı tanıklarının anlatımlarından davacının öğrenci olduğu dönem davalının yanında staj yapmış olup öğrenciliğinin bitmesinin sonrasında davalı işyerinde kısmi zamanlı olarak gidip geldiği, çalışmalarının süreklilik arzetmediği tespitinin yerinde görülmesine göre usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, verilen kararın hatalı olduğunu, esasen hizmet tespitine dair karar verilmesine engel olmadığını, buna göre verilen aksi yöndeki kararın bozulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. Anayasa'nın 60 ıncı maddesi şöyledir: "Herkes, sosyal güvenlik hakkına sahiptir. / Devlet, bu güvenliği sağlayacak gerekli tedbirleri alır ve teşkilatı kurar." 2. 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 31.05.2006 tarih ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7 nci maddesinin 1 inci fıkrası uyarınca, anılan Kanunun yürürlük tarihine kadar 506, 1479, 2925, 2926, 5434 sayılı Kanunlar ile 506 sayılı Kanun'un Geçici 20 nci maddesine göre oluşturulan sandıklara tabi sigortalılık başlangıçları ile hizmet sürelerinin tabi oldukları Kanun hükümlerine göre değerlendirileceği ve genel olarak Kanunların geriye yürümemesi kuralı karşısında, davanın yasal dayanağı davaya konu sürenin bir kısmı itibariyle 506 sayılı Kanun'un mülga 2, 6 ve 79 uncu maddeleridir. 3. 506 sayılı Kanun'un mülga 2 nci maddesinin 1 inci fıkrası şöyledir: "Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar." 4. 506 sayılı Kanun'un mülga 6 ncı maddesi şöyledir: "Çalıştırılanlar, işe alınmalariyle kendiliğinden 'Sigortalı' olurlar. / Sigortalılar ile bunların işverenleri hakkında sigorta hak ve yükümleri sigortalının işe alındığı tarihten başlar. / Bu suretle sigortalı olmak hak ve yükümünden kaçınılamaz ve vazgeçilemez. / Sözleşmelere, sosyal sigorta yardım ve yükümlerini azaltmak veya başkasına devretmek yolunda hükümler konulamaz.." 5. 506 sayılı Kanun'un mülga 79 uncu maddesinin ilgili fıkrası şöyledir: "...Yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 (10 yıl 01.06.1994 tarih ve 3995 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesi ile 5 yıl olarak değiştirilmiştir) yıl içerisinde mahkemeye başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları nazara alınır..." 6. 31.05.2006 tarihli ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlı Sigortası Kanunu'nun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili bölümü şöyledir: "(1) Bu Kanun'un kısa ve uzun vadeli sigorta kolları uygulaması bakımından; a) Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanlar... sigortalı sayılırlar." 7. 5510 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Sigorta hak ve yükümlülükleri 4 üncü maddenin birinci fıkrasının; a) (a) bendi kapsamında sigortalı sayılanlar için çalışmaya, meslekî ve teknik eğitime, meslekî ve teknik ortaöğretim sırasında tamamlayıcı eğitim ya da alan eğitimine, staja veya bursiyer olarak göreve başladıkları tarihten... itibaren başlar." 8. 5510 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının ilgili kısmı şöyledir: "Kısa ve uzun vadeli sigorta kolları bakımından sigortalılık; a) 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki sigortalıların, hizmet akdinin sona erdiği tarihten... itibaren sona erer. " 9. 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ilgili 9 uncu fıkrası şöyledir: "Aylık prim ve hizmet belgesi (veya muhtasar ve prim hizmet beyannamesi) işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak beş yıl içerisinde iş mahkemesine başvurarak, alacakları ilâm ile ispatlayabilirlerse, bunların Mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayıları dikkate alınır. 3. Değerlendirme 1.506 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği, anılan Kanun'un 2 nci maddesine göre hizmet akdinin kurulması ve 6 ncı maddesi gereğince çalışmaya başlanması ile edinilir. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği ise, anılan Kanunun 4 üncü maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7 nci maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten ibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 2. Anayasa'nın 60 ıncı maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3.Eldeki davada ise Mahkemece yapılan araştırmanın karar verilmesine yeterli olmadığı ve verilen kararın eksik araştırmaya dayalı olduğu anlaşılmaktadır. 4.Mahkemece davacının çalışmalarının gerçekliği ile yapılan işin niteliği dikkate alınarak davalılar yanında muhasebe bürosunda iken aynı zamanda 2002-2006 yılları arasında kalan dönemde devam zorunluluğu bulunan üniversite döneminde öğrenci olduğu, bu dönemde davacının dönem tatilleri ve dönem sonlarında davalı işyerinde çalışması olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmalı, davalı iş yerinden bildirimlerin olduğu anlaşılan 15.06.2010-15.01.2012 tarihleri dışında kalan ve bu dönem öncesinde ve sonrası bakımından davacının ne suretle iş yerinde çalıştığı hususunda araştırma yapılmalı, davacının muhasebe bürosu olan davalı iş yerinden kurumlara belge teslim edip etmediği, kurumlardan belgeleri teslim alıp almadığı, vekaletname ile iş yapıp yapmadığı (örneğin e-bildirge şifresi gibi) hususunda davacıdan iddiasını somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde alınacak açıklama sonrasında, davacının çalışmalarının varlığı bakımından öncelikle bordrolu tanıkların varlığı araştırılmalı, çalışma ile ilgili olarak, komşu iş yerlerinden tanıklarının bulunup bulunmadığı hususunda yapılacak araştırma ile fiili çalışmanın varlığı hakkında tüm araştırmalar yapıldıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2023/11380, K. 2023/13046, T. 19.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2023-11380-e-2023-13046-k-c5b4c8cff606