Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/9613 E. 2023/4049 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9613
Karar No
2023/4049
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2900 E., 2020/786 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi SAYISI : 2014/544 E., 2019/735 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesince davalı ...Madencilik Tic. Ve San. A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 02.03.2014 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 100.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davacı vekili yargılama sırasında 19.04.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 319.853,51 TL.'ye çıkarmıştır. II. CEVAP 1.Davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı şirketin sadece sahanın maden ruhsat sahibi olduğunu, bu nedenle davanın şirkete yönlendirilemeyeceğini, davacının kusurlu olduğunu, davacının kendi başına yapmaması gereken bir işi yaparken gerekli güvenliğini bertarafa ederek kazaya neden olduğunu, davacıya gerekli eğitimin ve donanım için mazlemelerin verildiğini, davacının beyan ettiği gibi bir hasarın söz konusu olmadığını ileri sürerek, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; 1-Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 319.853,51TL'nin kaza tarihi olan 02.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 35.000TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacıya atfedilen kusurun hatalı olduğunu, olayın gerçekleşmesinde davacının kusurunun olmadığını, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğunu, maddi ve manevi tazminatlar üzerinden davacı taraf yararına ayrı ayrı vekalet ücreti taktiri gerekirken tek vekalet ücretine hükmedildiğini, davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin hesaplanmasında manevi tazminat talebimizin reddedilen kısmı üzerinden vekalet ücreti hesaplanması da hatalı olduğunu, kabul edilen miktar üzerinden davacı yararına hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceği kuralı dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. 2.Davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. istinaf dilekçesinde özetle; Kusur oranının hatalı olduğunu, işçinin ağır kusurunun göz ardı edildiğini, şirketin hukuki konumunun gözetilmediğini, maluliyet oranınım hesaplanmasında hataya düşüldüğünü, gerekçe ile hükmün çelişkili olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının, davalı şirkete ait işyerinde "mermer ayırma ve yıkım ustası " olarak çalıştığı, 02.03.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucunda yaralandığı, sürekli iş göremezlik derecesinin %39,2 olarak belirlendiği, Mahkemece hükme esas alınan ve birbirini teyit eden 2 heyet kusur raporunun, iş kazasının meydana geldiği alandan seçilen ve aynı zamanda işçi sağlığı ve iş güvenliği uzmanı olan bilirkişiler tarafından ve kaza tarihi itibarıyla uygulanması gerekli 6331 Sayılı Kanun ile ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak düzenlendikleri, birbirlerini teyit eder nitelikte bulundukları, gerekçeli, hüküm tesisine elverişli ve yeterli oldukları, kusur oranlarının dayanakları belirtilmek suretiyle tespit edildiği anlaşıldığından mahkemece “kazanın meydana gelmesinde davalıların toplam % 70 (bunun %50'si asıl işveren olarak davalı şirketin, kalan %20'si ise alt işveren olarak davalı ...'e izafe edilmiştir) oranında kusurlu bulunduğunun kabulünde isabetsizlik görülmediği, tarafların kabul edilen kusur oranı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın oluş şekli, işgöremezlik oranı, olay tarihi dikkate alındığında yerel mahkemece takdir edilen manevi tazminat miktarı dosya kapsamına uygun olduğundan davacının manevi tazminata ilişkin istinaf nedeninin yerinde görülmediği, somut olayda; ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince alınan 27/02/2015 tarihli raporunda sigortalının sürekli iş göremezlik derecesi %35.0, Adli Tıp Kurum 3. İhtisas Dairesinin 18.01.2017 tarihli raporunda sigortalının sürekli iş göremezlik derecesi %36 oranında belirlendiği, Adli Tıp 2. Üst Kurulunca düzenlenen 12.07.2018 tarihli raporda sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin %39,2 oranında tespit edildiği, Adli Tıp 2. Üst Kurulunun belirlediği %39,2 olan sürekli iş göremezlik oranının Mahkemece benimsenmesinin dosya kapsamına uygun bulunduğu, her ne kadar gerekçeli kararın 3 üncü sayfasının son paragrafında davacının sürekli iş göremezlik oranı sehven %36 olarak belirtilse de hükme dayanak hesap raporu ve tespit edilen manevi tazminat miktarında %39,2 oranının esas alındığı, dolayısıyla hüküm ile gerekçenin çelişmediğinin anlaşıldığı, ilk derece mahkemesinin davacının maddi tazminat talebinin kabulüne, manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verdiği, ancak açıklanan hükümlere aykırı olarak her iki tazminat miktarının toplamı üzerinden davacı lehine vekalet ücreti vermesi hatalı olduğundan davacının istinaf başvurusunun yerinde bulunduğu gerekçesiyle; 1-Davalı şirketin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, 2-Davacının istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ... Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 21.05.2019 tarih ve 2014/544 Esas, 2019/735 Karar sayılı kararının ortadan kaldırılmasına, 3-Davanın kısmen kabulü ile; a-) Davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile, 319.853,51 TL'nin kaza tarihi olan 02.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, b-) Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile, 35.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 02.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı ile birlikte davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması sonucu maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'un 55 inci, 74 ncü ve 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesi, 4857 sayılı İş Kanun'un 77 inci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanun'un 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle, kanuni gerektirici sebeplere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.İş kazasından kaynaklanan maddi tazminat davaları nitelikçe Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan zararın tahsiline ilişkindir. Bu nedenle haksız zenginleşmenin ve mükerrer ödemenin önüne geçmek için ilk peşin sermaye değerinin rücuya tabi kısmının hesaplanan tazminattan düşülmesi gerekir. 3.Davanın yasal dayanağını, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu oluşturmaktadır. Kanun'un 55 inci maddesinde, “ Destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu Kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. Kısmen veya tamamen rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri ile ifa amacını taşımayan ödemeler, bu tür zararların belirlenmesinde gözetilemez; zarar veya tazminattan indirilemez.” hükmüne yer verilmiştir. 4.Adalet Komisyonu'nun 55 inci maddesinin gerekçesinde; “sosyal güvenlik ödemelerinin, denkleştirme (indirim) işlevi görebilmesi, onun sorumluluğu doğuran olaya sebebiyet verenlere rücu edilebilmesine bağlıdır. Bu kural gereği, rücu edilemeyen sosyal güvenlik ödemeleri; teknik arıza, tam kaçınılmazlık hallerindeki ödemeler, bu tazminatlardan indirilemez. Bağlanan gelirlerin, işçinin kusuru ve kaçınılmazlık gibi nedenlerle rücu edilemeyen kısmı da indirilemez. Bir kısmı rücu edilemeyen miktar dahi denkleştirilemeyeceği gibi, zarar görenin kusuruna (müterafik kusura) yansıyan sosyal güvenlik ödemeleri, tahsis tarihinden sonra meydana gelen sosyal güvenlik ödemelerindeki artışlar, kısmi kaçınılmazlık ve teknik arıza halindeki ödemeler ve benzerleri rücu edilemediğinden bu miktarlar dahi denkleştirilemez.” düzenlemesi mevcuttur. 5.Öte yandan, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Kanun'un 2 inci maddesinde; “Türk Borçlar Kanunu'nun kamu düzenine ve genel ahlaka ilişkin kuralları, gerçekleştirildikleri tarihe bakılmaksızın bütün fiil ve işlemlere uygulanır” düzenlemesi yer almıştır. Dairemizin ve giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşleri, Kurumca bağlanan gelirlerin peşin sermaye değerinin ve geçici iş göremezlik ödeneklerinin hesaplanan zarardan indirilmesi, Kurumun rücu hakkının korunması ve mükerrer ödemeyi önleme ilkesine dayandığından, kamu düzenine ilişkin olarak kabul edilmiştir. Kaldı ki, 6098 sayılı Kanunun 55. maddesi de emredici bir hükme yer verdiğinden gerçekleştiği tarihe bakılmaksızın tüm fiil ve işlemlere uygulanmalıdır. 6. Dosya kapsamından 02.03.2014 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ... Sağlık Sosyal Güvenlik Merkezince alınan 27.02.2015 tarihli raporunda sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin %35, Adli Tıp Kurum 3. İhtisas Dairesinin 18.01.2017 tarihli raporunda sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin %36, Adli Tıp 2. Üst Kurulunca düzenlenen 12.07.2018 tarihli raporda ise sigortalının sürekli iş göremezlik derecesinin %39,2 oranında tespit edildiği, işbu oranın (%39,2) hükme esas alındığı ve hükme esas alınan hesaba ilişkin bilirkişi raporunda bu oran üzerinden zarar hesabı yapılmış ise de belirlenen zarardan davacıya Kurum tarafından % 39,2 oranındaki sürekli işgöremezliğe göre bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının tenzil edilmediği anlaşılmaktadır. 7.Bu açıklamalar doğrultusunda mahkemece yapılacak iş, Kurum'un da hak alanını ilgilendirdiği ve davacıya bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının belirlenen maddi zarardan düşürülmesi gerektiğinden öncelikle Kurum‘dan davacıya %39,2 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden gelir bağlanıp bağlanmadığını, bağlanmış ise bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerini sormak, bağlanmamış ise davacı tarafa belirlenen %39,2 sürekli iş göremezlik oranına göre iş göremezlik geliri bağlanması için Kurum'u da taraf haline getirerek dava açması için süre vermek ve bu dava sonucunda %39,2 işgöremezlik oranına göre bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değerinin rücu edilebilir kısmının - usulü müktesep hakkın gözetilmesi ile birlikte - 18.03.2019 tarihli hesap raporunda belirlenen maddi tazminat alacağından tenzil ederek yapılacak hesabı hükme esas almaktan ibarettir. 8.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 9. O halde, davalı ...Madencilik Tic. ve San. A.Ş. vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz kara harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 2. Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine, kararın bir örneğinin İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/9613, K. 2023/4049, T. 11.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-9613-e-2023-4049-k-6b99249499e2