Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/14189 E. 2023/2810 K. – İş Kazasından

Konu: İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/14189
Karar No
2023/2810
Karar Tarihi
Konu
İş Kazasından Kaynaklı Maddi Ve Manevi Tazminat

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1470 E., 2022/1690 K. ... ... HÜKÜM/KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Anadolu 24. İş Mahkemesi SAYISI : 2014/713 E., 2019/44 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesi ile; kazalı sigortalının 02.07.2007 günü meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek 1.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili yargılama sırasında 03.12.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat talebini toplam 127.804,46 TL'ye çıkarmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iş kazasının davacının kendi ihmal ve kusuru sebebiyle meydana geldiğini, müvekkilinin davacının tedavisinin masraflarını karşıladığını, davacının anksiyete bozukluğunun fiziksel değil ruhsal bir hastalik olduğunu, davacının bu rahatsızlığından müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, dava dilekçesindeki isteklerin sebebi olarak gösterilen nedenlerin müvekkilinin kusuru ve sorumluluğu kapsamında olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Maddi tazminat olarak 127804,46 TL alacağın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Manevi tazminat olarak 20000 TL alacağın olay tarihi olan 02.07.2007 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemenin delilleri beyanları ve raporları hatalı değerlendirdiğini, olayın oluşu ile dava dilekçesindeki hususlar arasında illiyet bağı olmadığını, davacının iş kazasındaki kusur durumunun hatalı tespit edildiğini, davacının olaydan sonra jandarmada verdiği ifadede banttan numune aldığı sırada başının döndüğünü ve sol eliyle seyyar banta tutunurken elini kapıp sıkıştırdığını belirttiğini, bu doğrultuda kusur tespitinin hatalı olduğunu, hastane raporlarına göre 6 ay iyileşme süresi bulunduğunu, bu süreçten sonra kendi isteği ile işten ayrıldığını, davacının sorunlanın eşi ile olan sıkıntılarından kaynaklandığını, kazadan 7 sene sonra dava açmasının farklı sebeplerden kaynaklandığını, aktüerya hesabına göre iki rapor arasında çelişki bulunduğundan üçüncü bir rapor alınmasına ilişkin talepte bulunulduğunu, bunun dikkate alınmamasının hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararını kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece hükme esas alınan kusur ve hesap bilirkişi raporunun gerekli hukuki ve teknik verileri içermekte, dosya kapsamı ve oluşa uygun, denetime elverişli olduğu, davacının tespit edilen sürekli işgöremezlik derecesine, kusur oranlarına, davacının olay tarihindeki yaşına, ekonomik durumuna göre davalı tarafın manevi tazminata yönelik istinaf başvurusunun yerinde olmadığı, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, dayandıkları belgeler, dosya kapsamı, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesi, dava şartları, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeler dikkate alındığında ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle; Davalının istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebeplerle aynı doğrultuda kararının bozulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, sigortalının sürekli iş göremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 74 ve 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanunun 13 üncü Maddesi, 4857 sayılı İş Kanunun 77 inci maddesi ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunun 4 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.İş kazalarında olay, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik İlkeleri çerçevesinde değerlendirilmeye tabi tutulmalıdır. İşverenin iş kazası sonucu meydana gelen zarar nedeniyle hukuki sorumluluğu yasa ve içtihatlarla belirlenmiş olan ayrık haller dışında ilke olarak iş akdinden doğan işçiyi gözetme (koruma) borcuna aykırılıktan kaynaklanan kusura dayalı sorumluluktur. İnsan yaşamının kutsallığı çerçevesinde işverenin işçilerin sağlığını ve güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu İş Kanunu'nun 77 inci maddesinin açık buyruğudur. 2.İş kazasından doğan tazminat davalarının özelliği gereği, İş Kanunu'nun 77 inci maddesinin öngördüğü koşulları göz önünde tutarak ve özellikle işverenin niteliğine göre, iş yerinde uygulanması gereken İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü'nün ilgili maddelerini incelemek suretiyle, işverenin iş yerinde alması gerekli önlemlerin neler olduğu, hangi önlemleri aldığı, hangi önlemleri almadığı, alınan önlemlere işçinin uyup uymadığı gibi hususlar ayrıntılı bir biçimde incelenmek suretiyle kusurun aidiyeti ve oranı hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek biçimde belirlenmelidir. (Hukuk Genel Kurulunun 16.06.2004 gün ve 2004/21-365 E.-369 K.sayılı ilamı da aynı yöndedir.) 3.Bu açıklamadan olarak şüphesiz ki tarafların kusur durumu irdelenirken konusunda ehil bilirkişilere olayı inceletmek kadar olaya neden olan tüm saiklerin bir bütün olarak ele alınması ve bu kapsamda da taraflarca ortaya konulan iddia ve savunmalar ile tüm delillerin titizlikle değerlendirilerek kusurun aidiyeti ve oranına dair raporun oluşa uygun olup olmadığının tespiti gerekir. 4.Dosya kapsamındaki kayıt ve belgelerden; kazalı sigortalının, davalı işyerinde kalite kontrol elemanı olarak çalıştığı, kumun kalitesinin ve uygunluğunun ölçümü için taşıma bandı (konveyör) üzerinden numune alma sırasında, sol kolunun bant altında hareketi sağlayan tambur ile profil arasına sıkışması sonucu yaralandığı, bu olay nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığı, SGK Başkanlığı inceleme Raporu'nda; olayın iş kazası olduğunun, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğunun, kazalı sigortalının %20 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, mahkemece aldırılan ve tek kişi- makina mühendisi tarafından düzenlenen 09.12.2016 tarihli kusur bilirkişi raporunda, olayın meydana gelmesinde kazalının %10, davalı işverenin %90 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, dava konusu olaya ilişkin SGK tarafından açılan rücu dava dosyasının, ... Anadolu 20. İş Mahkemesi'nin 2016/67 Esas sayılı dosyası ile görüldüğü, işbu rücu dosyasında mahkemece kazalının %20, davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğu rapora itibar edilerek hüküm kurulduğu, böylelikle eldeki dosya ile çelişir nitelikle mevcut raporlar bulunduğu ancak bu çelişkiler giderilmeksizin hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. 5.Mahkemece yapılacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetlerden farklı, A sınıfı İş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak farklı bir bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını - tarafların dosyada mevcut kusur raporlarına itirazları da göz önünde tutulmak suretiyle- her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirmek, belirlenecek kusur oranını mahkemece hükme esas alınan 29.11.2018 tarihli hesap raporuna uygulamak, bu hesap raporundaki bilinen devre sonu olarak esas alınan tarihi ileri çekmemek ve bu tarihten sonra yürürlüğe giren asgari ücretteki farkları rapora yansıtmamak suretiyle alınacak raporu hükme esas almaktan ve taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış hakları da gözeterek ( özellikle davacının istinaf ve temyiz yoluna başvurmadığı ile davalının ileri sürdüğü temyiz sebepleri) davacının talepleri doğrultusunda karar vermekten ibarettir. 6.Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 7. O halde, davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi. ...

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/14189, K. 2023/2810, T. 21.03.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-14189-e-2023-2810-k-865e10d38ba3