Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/13032 E. 2023/9680 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/13032
Karar No
2023/9680
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2300 E., 2022/2002 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Bozüyük 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2022/76 E., 2022/216 K. Taraflar arasındaki kesinleşen işçilik alacağına ilişkin mahkeme kararı dikkate alınarak, prime esas kazançların tespit edilmesi ve yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve davalı kurumdan fark aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı ve davalı Kurum ile birlikte davalı işveren vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı ve davalı Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelenerek, kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi. I. DAVA Davacı dava dilekçesinde özetle; Müveklinin davalı işveren ile aralarında iş akdi uyarınca 20.06.1999 tarihinde muhasebe elemanı ve idareci olarak çalışmaya başladığını, müvekkilinin davalı iş yerinde 13 yıla yakın kıdem süresi içinde görevini yerine getirdiğini, müvekkilinin davalı işyerinde AGİ dahil 1350,00 TL ücret ile çalıştığı, ücretleri elden ödendiği, sigorta pirimleri asgari ücret üzerinden kuruma bildirildiği, müvekkil iş akdini 19.01.2012 tarihinde emeklilik nedeni ile fesh ettiği ancak hak ettiği işçilik alacaklarının ödenmediği, müvekkil ödenmeyen alacakları için Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesine dava açtığı ve 2012/555 Esas 2014/148 Karar sayılı kararı ile kıdem tazminatı ile fazla çalışma ücreti alacağının kabulüne karar verildiği ve bu kararın Yargıtay tarafından onandığı, söz konusu karar da müvekkilin net 951,98 TL ücret aldığı karar verilmiş ve bu rakam üzerinden yaptığı hesaplamalara göre karar verildiği, ancak müvekkilinin aldığı gerçek ücret agi dahil net 1.350,00 TL olduğu, davalı tarafından müvekkilinin gerçek ücreti üzerinden sigorta primleri yatırılmadığından müvekkil emekli maaşını almış olduğu gerçek ücret üzerinden hesaplanan rakamlara göre alamamış ve emekli maaşının düşük olması nedeni ile maddi kayba uğramış olduğu ve uğramaya devam etmekte olduğu, müvekkilinin davalı iş yerinde çalışmış olduğu dönemlere ilişkin Kurum kayıtlarının müvekkilin almış olduğu gerçek ücretler üzerinden ayrı ayrı düzeltilmesine, müvekkilin almış olduğu emekli maaşının yeniden tespit edelerek geriye dönük eksik almış olduğu emekli maaşı farklarının tespiti ile müvekkile ödenmesine, Sosyal Güvenlik Kurumu Genel Müdürlüğünün dosyaya fer'i olarak katılmasına, yargılama ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişitr. II. CEVAP 1.Davalı ... Geri Dönüşüm Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davacı taraf Bozüyük Asliye Hukuk Mahkemesinde 2012/555 Esas 2014/148 karar sayılı dosyasında dava dilekçesinde aylık maaşının 1350,00 TL olduğu belirtilmiş,ancak yargılama sonucu maaşının daha az olduğu tespit edilmiş, Yargıtay incelemesinden sonra dosyanın kesinleşmiş olduğu ve bu dosyasının kesin delil mahiyetinde olduğu, davacı 1999 senisnde şirkete ait halı dükkanında satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, halı dükkanının devir etmesinden sonra 2002 yılında davalı şirkette asgari ücretle çlaştığı, iş yerinde muhasebe departmanı olmadığını, kaldı ki davacının muhasebe ve idareci olarak çalışmasını gerektirecek bir iş olmadığını, çünkü 7 günde bir fatura kesildiğini günlükte 1, 2 ya da 3 araba mal için irsaliye kesildiğini, davacı işyerinde demir ayırma ve getir götür işleri, muhasebeye evrakların götürülmesi, kargoya evrak verilmesi gibi işleri yaptığı, idarecilik yapmadığı, idari işler yaptığı, davacının muhasebelicilik yapması için yeterlilik belgesinin bulunmadığı, yukarıda belirtilen nedenlerle tespit daasının reddine, karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı SGK vekili; davanın, müvekkili Kurum kayıtlarının davacının aldığını iddia ettiği gerçek ücret üzerinden düzeltilmesi talebine ilişkin olduğunu, bu tip davaların, müvekkili kurumun feri müdahil gösterilmek kaydıyla açılan davacının hizmet akdine tabi çalışmaları sebebiyle gerçek ücret üzerinden primlerin yatırılmadığı iddiasına dayanan "Tespit" davaları olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 69 uncu maddesinin 1 inci fıkrasındaki "Müdahalenin de yer aldığı asıl davada hüküm, taraflar hakkında verilir" hükmü doğrultusunda, yargılamanın sonunda müvekkili Kurum SGK başkanlığı aleyhine hüküm kurulmaması gerektiğini, aylık Prim ve Hizmet Belgesi işveren tarafından verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilmeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde İş Mahkemesine başvurarak alacakları ilam ile ispatlayabilirlerse, bunların mahkeme kararında belirtilen aylık kazanç toplamları ile prim ödeme gün sayılarının dikkate alınacağının 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesi 9 uncu fıkrasında açık bir şekilde belirtildiğini, işbu hüküm doğrultusunda işyeri dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından Kurumlarınca inceleme konusu olabilecek çalışmış olduğu dönemler arasında dava konusu işyerinden herhangi bir ihbar veya şikayete rastlanmadığını, söz konusu davacı ile ilgili işveren tarafından kurumlarına aylık prim ve hizmet belgeleri verilmiş olup çalıştıkları/çalıştırıldıkları sabit olduğundan davanın 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin 9 uncu fıkrası kapsamında değerlendirilme imkanı bulunmadığını, 5510 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin amir hükmü uyarınca Kurumlarınca kazançlarının veya gün sayısının eksik bildirildiği tespit edilen sigortalıların en fazla tespitin yapıldığı tarihten geriye yönelik bir yıllık kısmı alınacağının hüküm altına alındığına göre davacının da bu konuda herhangi bir ihbar ve şikayette bulunmadığından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, Mahkemece, dosyaya sunulan bordrolardaki ücretlerin, SGK kayıtlarıyla örtüşüp örtüşmediği, davacı tarafından ücret miktarına herhangi bir ihtirazi kayıt konulup konulmadığı, bordroların davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığı, bordro karşılıklarının da banka kanalıyla ödenip ödenmediği hususlarında inceleme yapılması gerektiğini, inceleme neticesinde dosyaya sunulan bordroların müvekkili kurum kayıtlarıyla örtüşüyorsa veya davacı tarafından ücret miktarına bir ihtirazi kayıt konulmamışsa veya bordrolar davacı tarafından imzalanmışsa veya bordro karşılıkları banka kanalıyla ödenmişse yerleşmiş Yargıtay kararları uyarınca davanın reddi gerektiğini belirterek, hak düşürücü sürenin resen nazara alınarak davanın usulden reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, "...Mahkememizin 2012/555 Esas sayılı dosyası içinde bulunan imzalı ücret bordrolarının kuruma yapılan bildirimler ile uyumlu olduğu, davacının tespitini talep ettiği ücretlerin HMK 200. madde de belirtilen sınırları aştığı, eksik prime esas kazanç iddiasının ispatına ilişkin imzalı ücret bordrolarıyla eşdeğer ölçüde herhangi bir yazılı belge veya delil başlangıcı sayılabilecek bir belgenin davacı tarafından dosyaya sunulmadığı alaşıldığından, davacının davalı işyerinde, Ocak 2012'de brüt 1.329,76 TL ücretle çalıştığının tespitine, davacının 07.03.2016 tarihinde icra yoluyla tahsil ettiği işçilik alacaklarının, 5510 sayılı Kanun'un 82 nci maddesi uyarınca prime esas kazancın tavan miktarını geçmemek üzere davacının işyerinden ayrılmadan önceki son aya mal edilmesine, fazlaya dair taleplerinin reddine dair karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili; dosya incelendiğinde, sunulan bordrolardaki ücretlerin, SGK kayıtlarıyla örtüştüğü, davacı tarafından primlerinin eksik yatırıldığına dair müvekkil Kurum nezdinde herhangi bir şikâyetinin veya başvurusunun olmadığı, davacı tarafından ücreti miktarına herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadığı, bordroların davacı tarafından imzalandığı, bordro karşılıklarının da banka kanalıyla ödendiği, huzurdaki davanın ispat edilemediğini, kararın kaldırılmasını talep ederek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. 2.Davalı işverenlik vekili; davacının 1999 senisnde şirkete ait halı dükkanında satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, halı dükkanının devir etmesinden sonra 2002 yılında davalı şirkette asgari ücretle çlaştığı, iş yerinde muhasebe departmanı olmadığını, kaldı ki davacının muhasebe ve idareci olarak çalışmasını gerektirecek bir iş olmadığını, çünkü 7 günde bir fatura kesildiğini günlükte 1, 2 ya da 3 araba mal için irsaliye kesildiğini, davacı işyerinde demir ayırma ve getir götür işleri, muhasebeye evrakların götürülmesi, kargoya evrak verilmesi gibi işleri yaptığı, idarecilik yapmadığı, idari işler yaptığı, davacının muhasebelicilik yapması için yeterlilik belgesinin bulunmadığı, yukarıda belirtilen nedenlerle kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 3.İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili; Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğumuz tespit davada, davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği, davacı müvekkilinin davalı işyerinde sadece 2012 yılı Ocak ayında brüt 1.329,76 TL ücret karşılığında çalıştığının tespitine karar verildiğini, davacı müvekkilinin dava dilekçesinde belirttiği 20.06.1999-19.01.2012 tarihleri arasında ücretinin tamamının elden ödenmesi, fakat sigorta primlerinin almış olduğu ücrete göre düşük (asgari ücret üzerinden) yatırıldığına ilişkin, dinlenen tanıklar ..., ... ve ... davalı işverence ücretlerin elden ödendiğine dair beyanlarda bulunduğunu, Davalı işverenin sigorta primlerini asgari ücret üzerinden göstermek suretiyle tüm hizmet dönemi boyunca eksik prim ödediğine kuşku olmadığını, emsal ücret araştırması cevapları yazılı belge niteliğinde kabul edildiğinden, gerçek ücret iddiası yazılı delille ispatlandığını, Ayrıca, işçilik alacakları için açılan alacak davasında davacı müvekkilin son brüt ücretinin 1.329,76 TL olduğu kabul edildiği, verilen karar kesinleşmiş ve davalı işveren tarafından bu ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, 2012 yılı öncesi dönem yönünden, son ücretin asgari ücrete oranlanması suretiyle her yıl için PEK'ın tespiti gerektiğini, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi aksi kanaat halinde eksikliklerin giderilmesiyle yeniden yargılama yapılması ve gerçeğe uygun hakkaniyetli kararın verilmesi amacıyla İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekili ve davalı kurum vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine..." dair karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davalı Kurum vekili; davacı tarafından ücreti miktarına herhangi bir ihtirazi kayıt konulmadığı, bordroların davacı tarafından imzalandığı, bordro karşılıklarının da banka kanalıyla ödendiği, huzurdaki davanın ispat edilemediğini, belirterek kararı temyiz etmiştir. 2.Davalı işverenlik vekili; davacının 1999 senisnde şirkete ait halı dükkanında satış elemanı olarak çalışmaya başladığını, halı dükkanının devir etmesinden sonra 2002 yılında davalı şirkette asgari ücretle çalıştığı, iş yerinde muhasebe departmanı olmadığını, kaldı ki davacının muhasebe ve idareci olarak çalışmasını gerektirecek bir iş olmadığını, çünkü 7 günde bir fatura kesildiğini günlükte 1, 2 ya da 3 araba mal için irsaliye kesildiğini, davacı işyerinde demir ayırma ve getir götür işleri, muhasebeye evrakların götürülmesi, kargoya evrak verilmesi gibi işleri yaptığı, idarecilik yapmadığı, idari işler yaptığı, davacının muhasebecilik yapması için yeterlilik belgesinin bulunmadığını, iddiasının ispatlanamadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.ilk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili; Bozüyük 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış olduğumuz tespit davada, davanın kısmen kabul kısmen reddedildiği, davacı müvekkilinin davalı işyerinde sadece 2012 yılı Ocak ayında brüt 1.329,76 TL ücret karşılığında çalıştığının tespitine karar verildiğini, davacı müvekkilinin dava dilekçesinde belirttiği 20.06.1999-19.01.2012 tarihleri arasında ücretinin tamamının elden ödenmesi, fakat sigorta primlerinin almış olduğu ücrete göre düşük (asgari ücret üzerinden) yatırıldığına ilişkin , dinlenen tanıklar ..., ... ve ... davalı işverence ücretlerin elden ödendiğine dair beyanlarda bulunduğunu, Davalı işverenin sigorta primlerini asgari ücret üzerinden göstermek suretiyle tüm hizmet dönemi boyunca eksik prim ödediğine kuşku olmadığını, emsal ücret araştırması cevapları yazılı belge niteliğinde kabul edildiğinden, gerçek ücret iddiası yazılı delille ispatlandığını, Ayrıca, işçilik alacakları için açılan alacak davasında davacı müvekkilin son brüt ücretinin 1.329,76 TL olduğu kabul edildiği, verilen karar kesinleşmiş ve davalı işveren tarafından bu ücret üzerinden hesaplanan kıdem tazminatı ödemesi yapıldığını, 2012 yılı öncesi dönem yönünden, son ücretin asgari ücrete oranlanması suretiyle her yıl için PEK'ın tespiti gerektiğini, Mahkeme kararının kaldırılarak, davanın tamamen kabulüne karar verilmesi aksi kanaat halinde eksikliklerin giderilmesiyle yeniden yargılama yapılması ve gerçeğe uygun hakkaniyetli kararın verilmesi amacıyla İlk Derece Mahkemesine iadesine karar verilmesini belirterek temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kesinleşen işçilik alacağına ilişkin mahkeme kararı dikkate alınarak, prime esas kazançların tespit edilmesi ve yaşlılık aylığı miktarının yeniden belirlenmesi ve davalı Kurumdan fark aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili gerekip gerekmediği hususuna ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ile 5510 sayılı Kanun'un 86 ve 80 inci maddesi hükümleridir. 3. Değerlendirme Eldeki davada, İlk Derece Mahkemesi kararının tebliği üzerine davalı işveren vekilince harcı da tamamlanmak suretiyle istinaf isteminde bulunulduğu, temyiz nedenlerinin de istinaf isteminde belirtilen nedenler ile aynı mahiyette olduğu ve halen dahi istinaf iradesinin devam ettiğinin anlaşılması karşısında, Bölge Adliye Mahkemesince bu davalının istinafı hakkında olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmediği anlaşılmakta olup, davalılardan birinin istinafı hakkında inceleme yapılmaksızın karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının sair yönleri incelenmeksizin BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, İstinaf kanun yolu denetimi yapılmak üzere dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2022/13032, K. 2023/9680, T. 13.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2022-13032-e-2023-9680-k-dd998e3dd6ce