Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2022/12240 E. 2024/1142 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/12240
- Karar No
- 2024/1142
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2021/245 E., 2021/474 K. KARAR : Kısmen kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar vekili ile davalı ... İnş. San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz eden davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili özetle; müvekkillerinin murisi olan sigortalının iş kazası nedeniyle vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle eş ... için 186.791,82 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 14.119,13 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, çocuk ... için 27.662,07 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, anne ... ve baba ... için 30.000,00’er TL manevi, davacı kardeşler ..., ... ve ... için 20.000,00’er TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri özetle; davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2017 tarih ve 2015/404 Esas, 2017/790 Karar sayılı kararıyla; kazanın oluşumunda davacılar murisinin %10, davalı ... şirketi ile dava dışı Astaldi şirketinden oluşan adi ortaklığın %20, davalılar ... ve ... şirketlerinin birlikte %70 oranında kusurlu oldukları kabulünden hareketle davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 40.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne ve babaya 20.000,00’er TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 21.12.2017 tarih ve 2015/404 Esas, 2017/790 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 26.06.2019 tarih, 2018/1061 Esas, 2019/1336 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, yerinde görülmeyen istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesi'nin 01.06.2020 tarih ve 2019/5924 Esas, 2020/1721 Karar sayılı kararı ile davacı eş ...'nin maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümler dışında diğer tüm hükümlere yönelik taraf temyizlerinin miktar itibariyle kesinlik sınırının altında kaldığından bahisle reddine, davacı ... ve manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümler yönünden ise davalı ... şirketinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine ancak davacı eş lehine hüküm altına alınan 40.000,00 TL manevi tazminatın az olduğundan bahisle, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya anılan bozma ilamına uyulduktan sonra verilen 10.09.2020 tarih, 2020/174 Esas, 2020/184 Karar sayılı kararla davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 85.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne ve babaya 20.000,00’er TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince verilen 10.09.2020 tarihli karara karşı davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekilinin temyiz isteminde bulunması üzerine Dairemizin 18.05.2021 tarih, 2021/482 Esas, 2021/6441 Karar sayılı kararı ile temyiz eden tarafların sair temyiz itirazları incelenmeksizin somut olayda davacı babanın 03.12.2019 tarihinde vefat etmesi nedeniyle hak ehliyeti son bulmuş olduğundan İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyulduktan sonra yeniden karar verilirken baba lehine takdir edilen 20.000,00 TL manevi tazminatın miras payları oranında mirasçılarına ödenmesine karar verilmesi gerektiği gözden kaçırılarak ölü kişi hakkında hüküm kurulmasının doğru olmadığından bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesince 18.05.2021 tarihli bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 14.09.2021 tarih, 2021/245 Esas, 2021/474 Karar sayılı kararla yukarıda tarih ve sayısı belirtilen karar ile davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 85.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne ve babaya 20.000,00’er TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine, davacı baba lehine hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının miras payları oranında mirasçılarına verilmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesi'nin yukarıda belirtilen 14.09.2021 tarihli son kararına karşı davacılar vekili ile davalı ... şirketi vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili 14.08.2022 tarihli temyiz dilekçesinde özetle, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, tazminatlara avans faizi işletilmesi gerekirken yasal faiz takdir edilmesi doğru olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle, adi ortaklığı oluşturan şirketler arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, bu nedenle dava dışı Astaldi şirketinin de davaya dahil edilmesi gerektiğini, kusurun oran ve aidiyetinin hatalı tespit edildiğini, hüküm altına alınan tazminatlardan müvekkilinin sorumlu tutulmasının isabetsiz olduğunu, davacı eş lehine hüküm altına alınan manevi tazminatların fazla olduğunu belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıların iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 417 inci maddesi, 5510 sayılı Kanun'un 13, 16 ve 20 inci maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanun'un 77 inci maddesi, 492 sayılı Harçlar Kanun'un 8 inci ve 31 inci maddeleri, 3. Değerlendirme a. Davacılar Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Davacılar vekilinin 06.10.2021 tarih ve 162550 sıra numaralı sayman mutemedi alındısı ile temyiz harçlarını yatırdığı halde dosya içerisinde veya UYAP sisteminde davacılar adına verilmiş bir temyiz dilekçesinin bulunmaması nedeniyle Dairemizin 31.05.2022 tarihli geri çevirme kararı ile temyiz dilekçesinin eklenmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, önce mahkeme yazı işleri müdürünün davacılar vekili tarafından daha önceden sunulmuş bir temyiz dilekçesinin dosya kapsamında yer almadığına ilişkin tutanak tutulduğu, akabinde mahkemece davacılar vekiline Dairemizin geri çevirme kararının tebliğ edildiği, bunu alan davacılar vekilinin 14.08.2022 tarihli bir temyiz dilekçesi ibraz ettiği, dilekçenin hemen başında 06.10.2021 tarihinde temyiz harçlarını yatırdıklarını ancak sonrasında temyiz dilekçesinin sehven sisteme gönderilmediğini belirttiği, UYAP sisteminde en son ibraz edilen 14.08.2022 tarihli gerekçeli temyiz dilekçesinin işlem kütüğünün incelenmesinde dilekçenin oluşturulduğu tarihin 14.08.2022 tarihli olduğu anlaşılmaktadır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 364/1 maddesine göre “Temyiz, dilekçe ile yapılır ve dilekçeye, karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenir.” Aynı Kanun'un 361 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca bölge adliye mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Somut olayda salt temyiz harçlarının temyiz süresi içerisinde yatırılmış olmasının kararın temyiz edilmiş sayılması için yeterli olmadığı, İlk Derece Mahkemesi kararının 02.10.2021 tarihinde davacılar vekiline elektronik tebligat yoluyla tebliğ edildiği, temyiz dilekçesinin ise Dairemiz’in geri çevirme kararından sonra 14.08.2022 tarihinde UYAP üzerinden gönderildiği dikkate alındığında davacılar vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. b. Davalı ... Şirketi Vekilinin Davacı ... ve Manevi Tazminat İstemleri Hakkında Kurulan Hükümler Dışındaki Diğer Hükümlere Yönelik Temyiz İtirazları Açısından; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362'nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır. Dosya içeriğine göre davacılar vekilinin eş ... için 186.791,82 TL maddi, 100.000,00 TL manevi, çocuk ... için 14.119,13 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, çocuk ... için 27.662,07 TL maddi, 40.000,00 TL manevi, anne ... ve baba ... için 30.000,00’er TL manevi, davacı kardeşler ..., ... ve ... için 20.000,00’er TL manevi tazminatın tahsilini talep ettiği, mahkemenin temyiz incelemesine konu kararında davacıların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, eş lehine 85.000,00 TL, çocuklar lehine 30.000,00’er TL, anne ve babaya 20.000,00’er TL, kardeşler lehine 10.000,00’er TL manevi tazminat ödenmesine karar verdiği dikkate alındığında davacı eş yararına hüküm altına alınan maddi ve manevi tazminatlar dışındaki diğer hükümlerin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL'nin ayrı ayrı altında kaldığı anlaşıldığından anılan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. c. Davalı ... şirketi vekilinin Diğer Hükümlere İlişkin Temyiz İtirazları Açısından; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı ... şirketi vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından İlk Derece Mahkemesi karar başlığında davalı ... şirketinin ünvanının eksik yazıldığı, yine ... davacı baba ...’in belirtildiği kısımda "(vefat etmiştir mirasçıları diğer davalılardır)" yazıldığı, Mahkemece alınması gereken karar ve ilam harcından sadece davacılar tarafından yaptırılan 1.062,57 TL peşin harç ile 743,00 TL tamamlama harcınının mahsup edilerek bakiyesinin davalılara yüklenmesi gerekirken davalılar tarafından yatırılan istinaf ve temyiz karar harçlarının da mahsup edilmesi suretiyle eksik harç hesaplandığı anlaşılmaktadır. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370'inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davacılar vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine, 2.Davalı ... şirketi vekilinin davacı çocukların maddi ve manevi, davacılar anne ve baba ile kardeşlerin manevi tazminat istemleri hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının ayrı ayrı miktardan reddine, 3.Davalı ... şirketi vekilinin diğer hükümlere yönelik temyiz itirazları açısından; a.Gerekçeli karar başlığında yer alan "İçtaş" ibaresinden önce gelmek üzere "IC" ibaresinin yazılması, b.Gerekçeli karar başlığında yer alan "davalılardır" ibaresinin silinerek yerine geçmek üzere "davacılardır" ibaresinin yazılması, c.Hüküm fıkrasının karar ve ilam harcına ilişkin 12 numaralı bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere "12- Kabul edilen miktarlar üzerinden hesaplanan 30.300,47 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafça aşamalarda yatırılan 1.062,57 TL peşin harç ile 743,00 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.805,57 TL harcın mahsubu ile bakiye 28.494,90 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine," ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde temyiz eden ilgililere iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 13.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.