Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/4100 E. 2026/7318 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/4100
- Karar No
- 2026/7318
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2026/48 E., 2026/132 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 06.06.2024, 02.09.2024 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması
Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir.
B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Gizli soruşturmacının kışkırtıcı ajan olarak hareket ettiğine, 2. Gizli soruşturmacının konutta işlem yapamayacağına, delillerin 5271 sayılı CMK'nın 140. maddesine aykırı olarak elde edildiğine, 3. 02.09.2024 tarihli olay yönünden sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, 02.09.2024 tarihli olay yönünden suçun vasfı ile sübutuna ve delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilen dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 05.04.2023 tarihinde yayınlanan 7445 sayılı Kanun'un 19. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 139/4. maddesine eklenen son cümlede "Hakim, soruşturmacının yedinci fıkranın (a) bendinin (1) numaralı alt bendinde yer alan suç bakımından kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde delil toplamak amacıyla ses veya görüntü kaydı yapmasına izin verebilir" hükmünün düzenlendiği, Gaziosmanpaşa 4. Sulh Ceza Hakimliği'nin 04.03.2024 tarihli ve 2024/1530 değişik sayılı kararı ile gizli soruşturmacının kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde ses veya görüntü kaydı yapmasına izin verildiği; ancak 06.06.2024 tarihli olayda, güven alımına ilişkin görüntülerin sanığa ait ikamette kaydedildiği, söz konusu görüntülerin hükme esas alınamayacağı gibi aksi kabul edilse dahi güven alımından hemen sonra ev aramasının yapılmadığı, sanığın 02.09.2024 tarihinde yapılan arama sonucu evinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri, 06.06.2024 tarihinde gizli soruşturmacıya sattığı uyuşturucu maddeden sonra temin ettiğine dair kuşku sınırlarını aşan yeterli ve kesin delil bulunmadığı,
Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, bu haliyle eylemin 02.09.2024 tarihli olaydan ibaret olduğu ve tek suç oluşturacağı gözetilmeden, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedeni ile tutukluluk süresi ve tutuklama koşullarında değişiklik bulunmaması karşısında sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.05.2026 tarihinde karar verildi.