Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/2404 E. 2026/11069 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2404
Karar No
2026/11069
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/2672 E., 2025/1964 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma SUÇ TARİHLERİ : 27.05.2015, 04.06.2015 HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesince, sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz sebepleri özetle; Mahkûmiyetine yeterli ve kesin delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25 inci maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup somut olayda; "... birleşen bu dosyada sanık ...'un eylemi ile ilgili olarak herhangi bir karar verilmediği görülmüştür. Birleşen dosyada isnat edilen suçun suç tarihi ve iddianame tarihi dikkate alındığında, ana dosyadaki 27/05/20 15... /06/2015 tarihli eylemlerle birlikte, 15/08/2015 tarihli eylemin de sabit görülmesi halinde, sanık hakkında TCK.'nun 43. maddesinin uygulanma ihtimali olacağından, bu eylem yönünden de karar verilmesi zorunlu olmakla... ... 27/05/2015 tarihli eylemle ilgili alıcı konumundaki ...'ın soruşturma aşamasındaki beyanı ile fiziki takip tutanağı içeriğinin çeliştiği, bu alıcı tanığın yargılama aşamasında dinlenerek çelişkinin giderilmesinin gerektiği, gerekirse tutanak tanıklarının da dinlenmesi ve buna göre bu eylem yönünden sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi... ...hüküm fıkrasında sanık hakkında TCK.'nun 188/4-a, b maddesi uygulanarak cezadan 1/2 oranında arttırım yapıldığı, temel cezanında TCK.'nun 188/3 maddesi uyarınca hapis cezası yönünden teşdiden belirlendiği dikkate alındığında, TCK.'nun 188/4-a, b bendlerindeki her iki nitelikli halin varlığı halinde temel cezanın teşdiden belirlenmesi gerektiğine göre ve ancak gerek gerekçede, gerekse hüküm fıkrasında TCK.'nun 188/4-b maddesinin hangi gerekçeye dayalı olarak uygulandığı belirtilmemekle TCK.'nun 188/4-b maddesinin uygulama koşullarının tartışılması, bu bendin de uygulanması gerekli görülüyorsa, yürüyüş mesafesinin keşfen belirlenmesi gerektiği... ...Hapis cezası teşdiden 10... ay olarak belirlendiği halde herhangi bir gerekçeye yer verilmeden adli para cezasının alt sınırdan verildiği...

...TCK 53. madde gereğince özgürlüğü bağlayıcı cezanın sonucu hak yoksunlukları uygulanırken Anayasa Mahkemesinin iptal kararının gözetilmemesi..." gerektiğine ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 06.07.2017 tarih, 2017/1206 Esas ve 2017/1391 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul 15. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.07.2020 tarih, 2017/234 Esas ve 2020/150 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 30.09.2025 tarih, 2025/2672 Esas ve 2025/1964 Karar sayılı istinaf talebinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2026/2404, K. 2026/11069, T. 10.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2026-2404-e-2026-11069-k-23af9fdfd6e0