Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/1164 E. 2026/4425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/1164
- Karar No
- 2026/4425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/3750 E., 2025/3667 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesince sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Eksik inceleme yapıldığına, 2. Yeterli delil olmadığına, 3. Arama kararının usulsüz olduğuna, 4. Cezalandırılmasına ilişkin delil olmadığına, B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Arama kararının usulüne uygun olmadığına, 2. Delillerin hukuka aykırı olduğuna, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Kararın gerekçesiz olduğuna, 5. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin ihlal edildiğine, İlişkindir. III. GEREKÇE 25.12.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5271 sayılı CMK'nın 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde 7571 sayılı Kanun'un 25. maddesi ile yapılan değişiklikler de gözetilerek yapılan incelemede;
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararında da açıklandığı üzere; ilk derece mahkemesi kararlarının bölge adliye mahkemesince hangi hallerde bozulmasına karar verileceğinin 5271 sayılı CMK’nın 280. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentlerinde belirtildiği; bu düzenlemeden de anlaşılacağı gibi bölge adliye mahkemesinin bozma kararı verebileceği haller davanın esasına ilişkin değil ve fakat yargılamaya dair usul kurallarının açıkça ihlalleri ile hükme müessir usul kurumlarının ihmali suretiyle hüküm kurulması durumlarına münhasır olup bu kapsamda olmayan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 14.05.2024 tarih, 2024/1371 Esas ve 2024/1449 Karar sayılı bozma kararı ve bozma kararı üzerine verilen İstanbul Anadolu 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 18.09.2025 tarih, 2024/409 Esas ve 2025/516 Karar sayılı kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 7. maddesine göre de “yenilenmesi mümkün olmayanlar dışında görevli olmayan hakim veya mahkemece yapılan işlemler hükümsüzdür” şeklindeki düzenleme de gözetilerek açıkça hukuka aykırı olduklarından hükümsüz sayılmaları gerektiği anlaşılmakla; ilk derece mahkemesinin ilk kararı ile ilgili olarak gerekiyorsa 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi hükmü de gözetilmek suretiyle istinaf incelemesi yapılıp hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 01.12.2025 tarih, 2025/3750 Esas ve 2025/3667 Karar sayılı istinaf taleplerinin esastan reddine dair kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.