Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/9487 E. 2026/4593 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/9487
Karar No
2026/4593
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/200 E., 2024/73 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 19.03.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2025 tarihli ve 2025/6518 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126350 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 11.11.2025 tarihli ve KYB-2025/126350 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; 1-Adı geçen sanığın, inceleme konusu 01.05.2021 tarihinde işlemiş olduğu kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu sebebiyle İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 08.07.2021 tarihli ve 2021/63912 soruşturma, 2021/3261 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair karar verilmesini takiben, sanığın denetim yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiğinden bahisle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli ve 2022/200 esas, 2024/73 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Sanığın evvelce işlediği 05.05.2017 tarihli eylemi sebebiyle uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma suçundan soruşturma yürütüldüğü, anılan eylemi sebebiyle kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonunda, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanığın mahkûmiyetine, 6545 sayılı Kanun’un 68. maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191/8. maddesi hükmü delaletiyle 5271 sayılı Kanun’un 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli ve 2017/278 esas, 2018/506 sayılı kararının 03.01.2019 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 01.05.2021 tarihinde işlediği aynı nitelikteki inceleme konusu suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanması ile adı geçen sanığın mahkûmiyetine ilişkin İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2024 tarihli ve 2024/121 esas, 2024/104 sayılı kararının istinaf edilmesi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 03.07.2024 tarihli ve 2024/2561 esas, 2024/2556 sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 191/8. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonra ihbarda bulunulan dosyadaki 01.05.2021 tarihli suçun ihlal niteliğinde olduğundan bu suça ilişkin kanun yararına bozma yoluna gidilmesi, anılan dosyanın bozulması halinde her iki dosyanın birleştirilmesi gerekirken sanığın mahkumiyetine karar verildiğinden bahisle anılan kararın bozulmasına karar verildiği,

6545 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 68. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi yeniden düzenlenmiş olup, anılan maddenin 5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki, 8. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun; a)188'inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, b)190'ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını kolaylaştırma, suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan, "Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenlemeler ile Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 02.06.2021 tarihli ve 2021/2564 esas, 2021/6714 karar sayılı ilâmında yer alan, "...kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8.maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden..." şeklindeki açıklamalar nazara alındığında, Somut olayda, sanık hakkındaki inceleme dışı İzmir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.12.2018 tarihli kararının, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8-a ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231/5. maddeleri uyarınca zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı mahiyetinde olduğu, dolayısıyla sanığın inceleme konusu 01.05.2021 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçunun ihlal niteliğinde olup müstakil bir suç oluşturmayacağından düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Mahkemesince, soruşturma aşamasında birleştirilen dosyaya konu 13.07.2021 tarihli eylemin kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş olması sebebiyle önceki eylemle birlikte tek suç oluşturacağı gözetilerek teşdit hükümlerinin uygulandığı, ancak İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.06.2022 tarihli ve 2022/470 esas, 2022/495 sayılı kararı ile birleştirilen dosyaya konu 19.01.2022 tarihli eylem yönünden hüküm kurulmadığı nazara alındığında,

Yukarıda izah edildiği üzere, inceleme konusu dosyadaki 01.05.2021 tarihli suçun ihlal mahiyetinde olması ve bu suç yönünden düşme kararı verilmesi gerektiği, sanık hakkında anılan suç yönünden verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının geçerliliğinin ortadan kalkacağından, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm uyuşturucu madde kullanma ya da bu maksatla bulundurma eylemlerinin suçun temadi etme özelliği karşısında tek suç olarak değerlendirilerek inceleme konusu 13.07.20 21... .01.2022 tarihli eylemler yönünden ortak bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi ile usulüne uygun tebliğ ve devamı işlemlerin icrası için kamu davasının durmasına karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde, İsabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 15.02.2024 tarihli ve 2022/200 Esas, 2024/73 Karar sayılı kararı ile sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. B. Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminden (UYAP) temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre 31.01.2025 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında kanun yararına bozma talebi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.

III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,

B. İzmir 51. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.02.2024 tarihli ve 2022/200 Esas, 2024/73 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/9487, K. 2026/4593, T. 09.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-9487-e-2026-4593-k-dfd491bac052