Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/8177 E. 2026/6706 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/8177
- Karar No
- 2026/6706
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/340 E., 2024/147 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma (30.01.2013 tarihli eylem için) 2. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (30.11.2012 tarihli eylem için) SUÇ TARİHLERİ : 30.11.20 12... .01.2013 HÜKÜMLER : Mahkûmiyet (30.11.20 12... .01.2013 tarihli eylemler için) TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : Onama (21.03.2025 tarihli tebliğname ve 10.11.2025 tarihli ek tebliğname ile)
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanık Hakkında 30.01.2013 Tarihli Uyuşturucu Madde Ticareti Yapma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, Tebliğname'ye uygun olarak hükmün oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanık Hakkında 30.11.2012 Tarihli Değişen Suç Vasfına Göre, Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden; Bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün incelenmesinde; Sanığın suç tarihinde Düzce Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.01.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında bulunduğu araçta ele geçirilen net 19,15 gram esrara istinaden “uyuşturucu madde ticareti yapma” ve “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçlarından kamu davası açıldığı, Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 07.11.2014 tarih, 2014/38 Esas ve 2014/153 Karar sayılı kararı ile tek olan eylemin ikiye bölünerek uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itirazın reddi ile kesinleştiği anlaşıldığından, verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kanuna uygun olmadığı ve hukuki değerden yoksun olduğu anlaşılmıştır. Akabinde sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 13.04.2023 tarih, 2019/2104 Esas ve 2023/3455 Karar sayılı bozma kararı verildiği, daha sonra dosya yeniden ele alınarak Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 14.05.2024 tarih, 2023/340 Esas ve 2024/147 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğunun kabul edildiği ve sanık hakkında Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/38 Esas sayılı dosyası üzerinden aynı eyleme ilişkin verilip kesinleşmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bulunduğundan, söz konusu kararın kesinleştiği tarihten itibaren 5 yıllık denetim süresi içerisinde bu kararın ihlali mahiyetinde 10.10.2019 tarihli uyuşturucu madde kullanma eylemini gerçekleştirmiş olduğunun kabulü ile hükmün açıklanmasına ve sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sanığın, bulunduğu araçta ele geçirilen kullanım sınırlarındaki esrarı kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediğinden sanığın eyleminin uyuşturucu madde kullanma suçunu oluşturduğu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı hukuki değerden yoksun olduğundan, hükme esas alınan eylemle ilgili 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen bozma öncesi mahkûmiyet hükmünün verildiği 07.11.2014 tarihinden, bozma sonrası mahkûmiyet hükmünün verildiği 14.05.2024 tarihine kadar TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşılmakla, Düzce 2. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.05.2026 tarihinde karar verildi.