Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2026/3984 E. 2026/5296 K. – Tehdit
Konu: Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/3984
- Karar No
- 2026/5296
- Karar Tarihi
- Konu
- Tehdit
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2025/282 E., 2026/76 K. SUÇ : Tehdit HÜKÜM : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İncelenmeden İade
... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2026 tarihli ve 2025/282 Esas, 2026/76 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:
Bilindiği üzere, 07.10.2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 25. ve geçici 2. maddeleri uyarınca kurulan bölge adliye mahkemeleri, 07.11.2015 tarihli ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği üzere 20.07.2016 tarihinde tüm yurtta göreve başlamıştır. Bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesiyle birlikte istinaf yolu uygulamaya girmiş, böylece ülkemizde fiilen üç dereceli yargı sistemine geçilmiştir.
1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nda olağan kanun yolları olarak itiraz ve temyize yer verilmişken, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nda itiraz, istinaf ve temyiz olağan kanun yolları olarak düzenlenmiştir.
12.03.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'la yapılan düzenlemelerle önceden itiraz yolu öngörülen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının, 01.06.2024 tarihi ve sonrasında verilmeleri hâlinde istinaf yoluna tabi olacağı kabul edilmiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 2025/2 00... /19 Karar sayılı kararında da teyit edildiği üzere; Dairemizin bozma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların, 7499 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/12. maddesi uyarınca temyizi mümkün olmayıp, istinaf kanun yoluna tabi olduğundan; sanık ... müdafiinin temyiz isteminin istinaf dilekçesi olarak kabulü ile merciinde incelenmek üzere dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, üye ...'in muhalefetiyle, oy çokluğu ile incelenmeksizin mahalline İADESİNE, 22.06.2026 tarihinde karar verildi.
KARŞI OY: 5320 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun temyiz ve karar düzeltme üst başlığı altında düzenlenen 8. maddesine göre Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kada temyiz yoluna tabi olduğu açıkça düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Dairelerin yerleşik içtihatlarıda bu yöndedir. Daha önceleri Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) kararlarının olağan kanun yolları konusundaki karışıklıklar nedeniyle Anayasa Mahkemesi çok fazla ihlal kararı vermiş akabindende olağan kanun yolunun farklı ve çelişik uygulamalarının hak ihlaline neden olduğu gerekçesiyle eski düzenlemeyi tamamen anayasaya aykırı bularak iptal etmiştir. Bundan sonra 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 231. maddesinde 7499 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararının olağan kanun yolu yeniden Ceza Muhakemesi Kanun'un 231/(12); (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir” şeklinde düzenlenmiştir. Madde metnindende anlaşılacağı üzere olağan denetim yolunu ikiye ayırmıştır. Buna göre; 1. Yol: İlk derece mahkemesince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının olağan kanun yolu diğer hükümlerde olduğu gibi istinaf kanun yoludur. Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından incelenmesi gerekir. 2. Yol: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının Bölge Adliye Mahkemeleri tarafından veya ilk derece mahkemesi sıfatıyla doğrudan Yargıtay ilgili dairesince verilmesi halinde ise Temyiz incelemesi olarak Yargıtay tarafından incelenmesi gerekir. Son düzenlemelerle ister hüküm olsun isterse hükmün açıklanmasının geri bırakılması olsun olağan kanun yolları paralel hale getirilmiştir. Yukarıda belirttiğim iki kanun maddesi birlikte değerlendirildiğinde ilk derece mahkemesince verilen ve normalde İstinaf kanun yoluna tabi olması gereken kararlar 5235 sayılı kanunun 8. maddesindeki Özel düzenleme nedeniyle daha önce inceleme yapan Yargıtay ilgili dairesine gönderilmesi zorunluluktur. Dolayısıyla daha önce dairemize gelen ve esastan temyiz incelemesi yapılarak bozulan karar üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kanun yoluna başvurulduğu için inceleme görevi dairemize aittir. İşin esasına girilmeli ve onanmasına karar verilmeli idi. Kanun yolu incelemesi nedeniyle incelenmeksizin iade eden çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.
Karar esastan incelenmeli ve onanmalıydı. Karara bu nedenle muhalif kalıyoruz.