Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/8203 E. 2026/10159 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/8203
Karar No
2026/10159
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1738 E., 2024/133 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 01.02.2024 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 23.10.2025 tarihli ve 2025/23838 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/124093 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.11.2025 tarihli ve KYB - 2025/124093 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın, itiraz kanun yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmesi suretiyle şüphelinin yanıltılması sebebiyle usulünce kesinleşmediği ve kovuşturma şartının da gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durması yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 18.12.2018 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 01.04.2019 tarihli ve 2019/3291 Soruşturma, 2019/88 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3.maddesi uyarınca bir yıl süre ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yoluna başvuru süresinin "7 gün" olarak gösterildiği, kararın, doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak şüpheliye 04.04.2019 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre usûlsüz şekilde tebliğ edildiği ve tedbirin infazı için 16.05.2019 tarihinde Nazilli Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilerek 31.05.2020 tarihinde infazın tamamlandığı, B. Şüpheli müdafiinin 11.04.2019 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına itiraz etmesi üzerine itirazı inceleyen mercii Nazilli Sulh Ceza Hakimliğinin 14.05.2019 tarihli ve 2019/1281 Değişik iş sayılı kararı ile "itirazın reddine" kesin olarak karar verildiği, C. Şüphelinin 08.12.2023 tarihinde yeniden uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığının 12.12.2023 tarihli ve 2019/3291 Soruşturma, 2023/5276 Esas, 2023/4340 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, D. Yapılan yargılama sonucunda, Nazilli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 24.01.2024 tarihli ve 2023/1738 Esas, 2024/133 Karar sayılı kararı ile, sanığın, TCK'nın 191/1.maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. E. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile bu karara bağlı olarak verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararlara yönelik TCK'nın 191.maddesinin ikinci fıkrasının ikinci cümlesinde yer alan "Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır." şeklindeki düzenleme gereği, "Kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararların itiraz yolu açık olmak üzere verilmesi ve şüpheliye tebliğ edilmesi gerektiği, şüpheliye hakkında verilen karara karşı itiraz hakkı tanınmadan ve kendisine tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, Her ne kadar; Sanık hakkında Nazilli Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 01.04.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararda, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, 5271 sayılı CMK'nın 173/1. maddesinin karar tarihinde yürürlükte olan haline göre "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2 ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği anlaşılmış ise de; Kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın sanığa 04.04.2019 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2.maddesine göre usûlsüz şekilde tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından 11.04.2019 tarihinde erteleme kararına itiraz edildiği, itirazı inceleyen mercii Nazilli Sulh Ceza Hakimliğinin 14.05.2019 tarihli ve 2019/1281 Değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verildiği, erteleme kararında itiraz süresinin "15 gün" yerine "7 gün" olarak gösterilmesi kanuna aykırı olmakla birlikte sanık müdafii tarafından karara itiraz edilmiş ve itirazın merciince incelenerek bir karar verilmiş olması karşısında, sanığın itiraz kanun yoluna başvuru hakkını kullanması nedeniyle herhangi bir hak kaybından söz edilemeyeceği, söz konusu kanuna aykırılığın sanık aleyhine herhangi bir hukuki sonuç doğurmayacağı anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği Tebliğname'deki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/8203, K. 2026/10159, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-8203-e-2026-10159-k-5a3d4857d596