Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/5174 E. 2026/10138 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2025/5174
Karar No
2026/10138
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/197 E., 2017/177 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 07.12.2017 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 04.07.2025 tarihli ve 2024/23769 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 21.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/86987 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.07.2025 tarihli ve KYB - 2025/86987 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Benzer bir olay sebebiyle, Yargıtay 10 Ceza Dairesinin 05/02/2024 tarihli ve 2023/394 esas, 2024/15664 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 14. maddesinin birinci fıkrasında "Astsubaylar hariç olmak üzere erata yapılacak tebliğler, kıta kumandanı ve müessese amiri gibi en yakın üste yapılır." ve ikinci fıkrasında "Yukarıdaki fıkrada yazılı olanların haricindeki askeri şahıslara birlik veya müessesede tebligat yapılması icabeden ahvalde, tebliğin yapılmasını nöbetçi amiri veya subayı temin eder. Bunlar tarafından muhatabın derhal bulundurulması veya tebliğin temini mümkün olmazsa tebliğ kendilerine yapılır." düzenlemelerinin yer aldığı nazara alındığında, Sarıkamış Cumhuriyet Başsavcılığının 01/09/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararının 20/10/2014 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, dosya içerisinde bulunan Sarıkamış Topçu Taburu 2. Batarya Komutanlığınca düzenlenen 31/03/2016 tarihli tutanağa göre sanığın tebliğ tarihinde askerlik görevini yaptığının anlaşılması karşısında, tebligat tarihinde asker olduğu anlaşılan sanığa 7201 sayılı Kanun'un 14. maddesinde öngörülen usûle uyulmadan yapılan tebligatın geçersiz olduğu, dolayısıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararın kesinleşmediği ve erteleme süresinin işlemeye başlamayacağı cihetle, kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'un 223/8. maddesi uyarınca "durma" kararı verilerek kamu davasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın usulüne uygun şekilde tebliği ve kesinleşmesi ile infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma yoluna, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebilir. B. 7201 sayılı Tebligat Kanununun 10/2. madde ve fıkrasının, "Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır." hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, Tebligat Kanunun'un 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı Kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata Tebligat Kanunun'un 23/1-8 ve Tebligat Kanunun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, "Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunun'un 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması" gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, Kanun yararına bozma istemine konu, Sarıkamış Asliye Ceza Mahkemesinin 26.09.2017 tarihli ve 2016/197 Esas, 2017/177 Karar sayılı kararının doğrudan sanığın MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak kararın 7201 sayılı Kanun'un 21/2. maddesine göre tebliğ edilmesinin usulsüz olduğu ve bu nedenle kararın usulsüz olarak kesinleştirildiği, inceleme konusu hükmün kesinleşmediği anlaşılmıştır. C. Henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, 5271 sayılı CMK'nın 272. vd. maddeleri uyarınca istinaf yoluna tabi olduğu, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.06.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2025/5174, K. 2026/10138, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2025-5174-e-2026-10138-k-b64a5563fe12