Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/9285 E. 2023/7558 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9285
- Karar No
- 2023/7558
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/317 E., 2023/43 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Alaşehir Cumhuriyet Başsavcılığının, 06.02.2012 tarihli ve 2012/229 Esas ve 2011/2933 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. B. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.05.2012 tarihli ve 2012/41 Esas ve 2012/172 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. C. Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin, 26.02.2018 tarihli ve 2015/9482 Esas ve 2018/1133 Karar sayılı kararı ile; "1- Sanıklar hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanıkların bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemedikleri belirlendikten sonra; a) Sanıklar hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanıkları bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suçu nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanıklar hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe gider 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına", b) Sanıklar bu suçu, daha önce işledikleri suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen "Erteleme süresi zarfından kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" karar verilmesinde zorunluluk bulunması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. D. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2018 tarihli, 2018/78 Esas ve 2018/59 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci ve ikinci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 6545 sayılı Kanun'un (Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun) 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesi ile aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a (Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun) eklenen geçici 7 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5237 sayılı Kanun'un 191 inci madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl süre ile denetime tabi tutulmasına karar verilmiştir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, 03.05.2018 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. E. Sanığın denetim süresi içerisinde 15.10.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Sarıgöl Asliye Ceza Mahkemesince verilen 02.09.2021 tarihli, 2021/116 Esas ve 2021/653 Karar sayılı mahkûmiyet kararının 29.06.2022 tarihinde kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli, 2022/317 Esas ve 2023/43 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 6545 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki haliyle 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; 1. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerekirken mahkûmiyet kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğuna, 2. Adli para cezası dahil seçenek yaptırımların sanığa tatbik edilmemesi nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Bozma kararına konu dava zamanaşımı süresinin kesildiği ilk hüküm olan 15.05.2012 tarihinden itibaren, 27.04.2018 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 03.05.2018 tarihi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali niteliğindeki eylemin gerçekleştiği tarih olan 15.10.2019 tarihi arasında duran süre de eklendiğinde, hüküm tarihinden önce 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu anlaşılmıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Alaşehir Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2023 tarihli, 2022/317 Esas ve 2023/43 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz talebi yerinde görüldüğünden, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2023 tarihinde karar verildi.