Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/905 E. 2023/10198 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/905
- Karar No
- 2023/10198
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/227 Esas, 2020/248 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/1110 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanık hakkında uyuşturucu madde sattığına ilişkin istihbari bilgilerin edinildiği, olay tarihinde sanığın evinin önünde fiziki takibe başlandığı, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında soruşturma başlatılan ve tanık olarak dinlenen Mehmet Can'ın sanığın evinin önüne geldiği ve sanıkla birlikte eve girdikleri kısa bir süre sonra evden çıkan Mehmet Can'da daralı 0,35 gram metamfetamin içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği ve kollukta müdafi huzurunda maddeyi sanıktan aldığını beyan ederek sanığı teşhis ettiği, aynı gün savcılıktan alınan yazılı arama emri kapsamında sanığın evinde arama yapıldığı 0,17 gram suboxene hap ve 0,10 gram metamfetamin içeren uyuşturucu maddenin ele geçirildiği somut olayda, sanığın çelişkili savunmaları, tanık beyanları gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki; 1. 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddelerin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, 2. Adli Emanetin 2020/2578 sırasında kayıtlı eşyanın 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesi uyarınca müsaderesi yerine imhasına karar verilmesi, 3. Adli Tıp Kurumu Bursa Grup Başkanlığınca analizi yapılan uyuşturucu maddenin tamamının deneyde kullanıldığı, iade edilen ve şahit numune olarak alıkonan uyuşturucu madde bulunmadığı halde müsaderelerine karar verilmesi, 4. Sanığın adli sicil kaydındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı hakkında ihbarda bulunulması hususları eleştirilmiş, a. 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkartılması ve yerine ''Anayasa Mahkemesi'nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan durumuna göre, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına'' ibaresinin eklenmesi, b. Hükmün 11. paragrafında yer alan ''imhasına'' ibaresinin çıkartılarak, yerine "5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsaderesine'' ibaresinin eklenmesi, c. Hükmün 12 nci paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması, d. Hükmün 13 üncü paragrafının hüküm fıkrasından tamamen çıkartılması suretiyle hukuka aykırılıklar düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Eskişehir Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2021/2714 sırasında kayıtlı cep telefonu ile sim kartların iadesi veya müsaderesi konusunda mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 23.02.2021 tarihli ve 2020/1110 Esas, 2021/200 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Eskişehir 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.