Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/8072 E. 2023/8153 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/8072
- Karar No
- 2023/8153
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/540 E., 2021/489 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Adana (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/9 Esas, 2014/462 Karar sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi gereğince beraatine karar verilmiştir. 2. Adana (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.04.2014 tarihli ve 2014/9 Esas, 2014/462 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 22.03.2017 tarihli 2015/3879 Esas, 2017/1947 Karar sayılı kararı ile; "1-Şüphe üzerine sanık ...'in aracı içerisinde polis ekiplerince arama sonucunda; sürücü koltuğunun ön kısmındaki gözle görünür vaziyette muratti marka sigara paketi içerisinde esrar maddesinin ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olay nedeniyle, 2559 sayılı PVSK (Polis Vazife ve Selahiyet Kanunu'nun) 9. maddesi kapsamında verilmiş "önleme arama kararı" ya da CMK’nın 116, 117 ve 119. maddelerine uygun şekilde verilmiş "adli arama kararı" veya "yazılı adli arama emri” bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulması, 2-Sanığın kullandığı araç içerisinde, sürücü koltuğunun ön kısmındaki gözle görülür vaziyette muratti marka sigara paketi içerisinde; orta konsolda bulunan sigara küllüğünün içerisinde beyaz kağıda sarılı ve arka yolcu koltuğunun sağ ön kısmında bulunan ön koltuk arkasındaki cepte beyaz kağıda sarılı esrar maddelerinin ele geçirildiğinin anlaşılması ve temyize gelmeyen diğer sanık Hamza'nın kolluktaki beyanı karşısında dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile beraat kararı verilmesi, 3-Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan dolayı başka dava olup olmadığı, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediği belirlendikten sonra; a) Sanık hakkında aynı suçtan açılmış başka dava yoksa veya sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş değilse, bu suç nedeniyle tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamış olan sanık hakkında, hükümden sonra 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesi ve aynı Kanun'un 85. maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca, 191. madde hükümleri çerçevesinde "hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına" b) Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işlemiş ise, 6545 sayılı Kanun'un 68. maddesi ile değiştirilen TCK'nın 191. maddesinin 5. fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlâl nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz” hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, CMK'nın 223. maddesinin 8. fıkrası uyarınca “davanın düşmesine” Karar verilmesinde zorunluluk bulunması," Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. 3. Bozma sonrası yapılan yargılama ile Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.05.2017 tarihli ve 2017/222 Esas, 2017/635 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin ikinci fıkrası çerçevesinde 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve sekizinci fıkraları uyarınca, 10 ay hapis cezasına dair hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Karar 15.06.2017 tarihinde kesinleşmiştir. 4. Sanığın denetim süresi içinde 24.02.2018 tarihinde işlediği "uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 24.04.2019 tarihli ve 2018/327 Esas, 2019/198 Karar sayılı mahkûmiyet kararının kesinleştiğinin ihbar olunması üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/540 Esas, 2021/489 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin onbirinci fıkrası uyarınca hüküm açıklanarak, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 62 inci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılması ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. 5. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri özetle; 28.09.2021 tarihli temyiz dilekçesi ile kararın kanun ve hukuka aykırı olduğunu beyan ederek, temyiz talebinde bulunmuştur. III. OLAY VE OLGULAR Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, sanık ...'in kullanmak için uyuşturucu bulundurma eyleminden, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verildiği, Cumhuriyet savcısının temyizi üzerine dosyanın Yargıtaya gönderildiği ve bozulduğu, dosyanın yeni esasa kaydedildiği, bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda sanık ...'in hazırlıktaki beyanının inandırıcılıktan uzak olması, daha önce içtiğini kabul etmesi, Hamza'nın kendilerine bir miktar vererek "İçmek için hazırlayın" demesinin inandırıcılıktan uzak olması, daha önce yargılanıp ceza alan Hamza'nın beyanında "Birlikte kiremithaneden 50,00 TL verip esrar aldık, içmek için giderken polis bizi durdurdu" şeklindeki savunması, 26.10.2013 tarihli arama tutanağında aracı sanık ...'in sürdüğü, sürücü koltuğunun ön kısmındaki gözde görünür halde muratti marka sigara paketi içinde esrar bulunduğunun ve bu esrarın ön koltuk arkasındaki cepten ele geçen esrardan ayrı olduğunun tespit edilmesi, ele geçme tutanağı, 15.11.2013 tarihli madde analiz uzmanlık raporu ve tüm dosya kapsamı ile sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Kabul edilebilir bir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; bozmaya uyulduğu ancak, Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davası üzerine 6545 sayılı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki, yasal düzenleme dikkate alınarak hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın kesinleşmesi üzerine sanığın denetim süresi içerisinde "uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama " suçunu işlediği gerekçesi ile hükmün açıklanarak sanığın 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmakla, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesi ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, 191 inci madde hükümleri çerçevesinde verilen “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin kararların 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmasına ilişkin özel bir düzenleme niteliğinde olduğu, bu itibarla hükmün ancak; ihbara konu suçun "kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçu olması halinde açıklanabileceği gözetilmeksizin, "uyuşturucu ve uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama” suçundan verilen mahkûmiyet hükmü nedeniyle sanık hakkındaki hükmün açıklanmasına karar verilmesi, Nedeniyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Adana 27. Asliye Ceza Mahkemesinin 28.09.2021 tarihli ve 2021/540 Esas, 2021/489 Karar sayılı kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.09.2023 tarihinde karar verildi