Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/7739 E. 2024/537 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/7739
Karar No
2024/537
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/25 E., 2023/105 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.07.2021 tarihli ve 2021/168 Esas, 2021/54 Karar sayılı kararı ile sanığın 25.05.2020 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis, 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08.09.2021 tarihli ve 2021/1398 Esas, 2021/1141 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2020 tarihli ve 2021/18888 Esas, 2022/11487 Karar sayılı kararı ile; "Sanık hakkında, Dairemizin 2022/5576 esas sırasında kayıtlı olup birlikte incelenen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 29/12/2021 tarih, 2021/2105 esas ve 2021/1898 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 16/12/2020 iddianame tarihi 19/04/2021 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, temyize konu dosyada ise suç tarihi 25/05/2020 iddianame tarihi ise 10/04/2021 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle hakkında kamu davasının açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmakla, aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi daha sonra iki dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, bu fiillerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması," Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.10.2021 tarihli ve 2021/182 Esas, 2021/330 Karar sayılı kararı ile sanığın 16.12.2020 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis, 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. E. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin 29.12.2021 tarih, 2021/2105 Esas ve 2021/1898 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. F. Adana Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesi kararının, sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 09.11.2022 tarihli ve 2022/5576 Esas, 2022/11485 Karar sayılı kararı ile; "Sanık hakkında, Dairemizin 2021/18888 esas sırasında kayıtlı olup birlikte incelenen Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 08/09/2021 tarih, 2021/1398 esas ve 2021/1141 karar sayılı dosyasında, suç tarihi 25/05/2020, iddianame tarihi 10/04/2021 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle yargılamanın yapıldığı, temyize konu dosyada ise suç tarihi 16/12/2020, iddianame tarihi ise 19/04/2021 olan uyuşturucu madde ticareti yapma suçu nedeniyle hakkında kamu davasının açıldığı, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre hukuki kesinti oluşmadığı anlaşılmakla, aralarındaki fiili ve hukuki bağlantı nedeniyle dava dosyalarının birleştirilmesi, daha sonra iki dosyadaki tüm delillerin birlikte değerlendirilerek, bu fiillerin tek suç, iki ayrı suç ya da zincirleme suç oluşturup oluşturmadığı tartışılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması, " Nedeniyle bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. G. Bozma sonrası, Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.01.2023 tarihli ve 2022/400 Esas, 2023/5 Karar sayılı kararı ile Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/25 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 2023/25 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. H. Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2023/25 Esas, 2023/105 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, 25.05.2020 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis, 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına; 16.12.2020 tarihli eylemi nedeniyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis, 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ayrı ayrı karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Sanığın mahkûmiyetine yeterli delil olmadığına, sanığın beraat etmesi gerektiğine, 2. Sanık hakkında eylemler arası hukuki kesinti bulunmaması nedeniyle zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 25.05.2020 tarihli olaya ilişkin olarak; sanık ...'nün ... ile yaptıkları tapelere yansıyan görüşmeler üzerine ikisi arasında uyuşturucu madde ticareti gerçekleşeceğinin değerlendirilmesi üzerine başlanan fiziki takip ile; ...'in market önünde yaya olarak bekleme yaparken, yanına yaya olarak ...'un gelmesi üzerine buluştukları ve birbirlerine birşeyler uzattıktan sonra ayrılmaları üzerine aralarında uyuşturucu madde ticaretinin gerçekleştiği değerlendirilerek ...'in durdurulması ve üzerinde suç unsuru olup olmadığının sorulması üzerine telefon arkasından alüminyum folyoya sarılı uyuşturucu madde teslim etmesi şeklinde gerçekleşen eylemde; fiziki takip tutanakları ve tape kayıtlarının içeriğine, tanığın ve tutanak tanıklarının beyanlarına göre tanıkta ele geçirilen sentetik kannabinoid ihtiva eden uyuşturucu maddeyi sanığın verdiği sabit görülmüş; 16.12.2020 tarihli eylem yönünden ise ihbarın içeriği, yapılan aramada ele geçirilen sentetik kannabinoid ihtiva eden uyuşturucu madde ile birlikte çalışır vaziyette hassas terazi ele geçirilmiş olması, tutanak içeriğine göre sanığın hassas terazide uyuşturucu madde tartarken yakalanmış olması karşısında sanığın uyuşturucu maddeyi ticari amaç ile bulundurduğu sabit görülmüş, hukuki kesinti bulunmayan her iki eylem arasında fiili kesinti sayılabilecek süreyi ifade eden 6 aydan fazla bir zaman aralığının bulunduğu anlaşılmakla her iki eylem arasında fiili kesintinin gerçekleştiği ve suç işleme kararının yenilendiği kabul edilerek zincirleme suç hükümleri uygulanmaksızın ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin, suçların vasfına ve sübutuna, eylemler arasında fiili kesinti gerçekleşmesi sebebiyle ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulmasına ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.02.2023 tarihli ve 2023/25 Esas, 2023/105 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Başkan Vekili ... ile Üye Dr. ...'in karşı oyu ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Mersin 10. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5 ve 16. Ceza Dairelerine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.01.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ Sanığın 25.05.2020 tarihinde hakkında ayrı soruşturma yürütülen tanık ...’e sentetik kannabinoid sattığı, 16.12.2020 tarihinde ise ikametinde yapılan aramada ele geçirilen sentetik kannabinoidi satmak amacıyla bulundurduğu sabit ise de; iddianame tarihleri itibarıyla aralarında hukuki kesinti bulunmayan eylemler arasında sanığın suç işleme kararının yenilendiğine ilişkin kesin ve yeterli delil bulunmadığı, Mahkemenin gerekçesinde belirttiği, eylemler arasında 6 aydan fazla süre geçmiş olmasının tek başına fiili kesintinin gerçekleştiği ve sanığın suç işleme kararının yenilendiği anlamına gelmeyeceği, dolayısıyla sanık hakkında her iki eylem yönünden ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması yerine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle tek mahkumiyet hükmü kurulması gerektiği kanaatinde olduğumuzdan, hükümlerin belirtilen gerekçeyle bozulması yerine onanması yönündeki çoğunluk görüşüne iştirak etmiyoruz. 17.01.2024

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/7739, K. 2024/537, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-7739-e-2024-537-k-db52293bd7dc