Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/6081 E. 2023/7602 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/6081
- Karar No
- 2023/7602
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2264 E., 2022/2170 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.08.2020 tarihli ve 2020/74 Esas, 2020/190 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, beşinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 27 yıl hapis ve 54.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.12.2020 tarihli ve 2020/1946 Esas, 2020/3234 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan, re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Anılan kararın sanık ve müdafii tarafından temyizi üzerine Dairemizin 06.06.2022 tarihli ve 2021/2494 Esas, 2022/7250 Karar sayılı kararı ile; ''CMK'nın 280/1-a maddesinde, bölge adliye mahkemesinin "İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303'üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" karar verebileceği düzenlenmiş olup, bölge adliye mahkemesince, "TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının bulunmadığına," karar verilebilmesi için, CMK'nın 280/1-g maddesi uyarınca duruşma açılarak, delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, duruşma açılmadan istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi,'' Nedeniyle hükmün bozulmasına ve dava dosyasının 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. D. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/2264 Esas, 2022/2170 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 18 yıl hapis ve 36.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine, 2. Sanığın dosyaya yansıyan olumsuz bir davranışının bulunmamasına rağmen 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının hukuka aykırı olduğuna, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan istihbari çalışmalarda, İran'da bulunan ...., lakaplı şahsın İran uyruklu kişileri Türkiye içinde bir yerden başka bir yere uyuşturucu naklinde kurye olarak kullandığı, midelerine zula yaptırmak suretiyle ülkemizde farklı illerde uyuşturucu sevkiyatını gerçekleştirdiği, 27.01.2020 tarihinde Van'dan İzmir'e gidecek uçakta bulunan sanık ile hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü kesinleşen temyiz dışı sanık ...'ın yüklü miktarda uyuşturucu madde taşıdığı yönünde bilgilere ulaşılması üzerine fiziki takibe başlandığı, olay tarihinde sanık ile temyiz dışı sanık ...'ın aynı uçakla yan yana yolculuk yaptıkları, uçak indikten sonra sanıkların yanlarına gidildiği, tedirgin olduklarının gözlenmesi üzerine çeşitli tetkiklerin yapıldığı ve doğal yollardan sanığın midesinden jelatine sarılı 52 paket eroin çıkarıldığı, sanığın ifadesinde uyuşturucu maddeyi para karşılığında taşıdığını beyan ettiği dikkate alındığında, sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunu işlediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği; suçun işleniş biçimi, uyuşturucu madde miktarı ve sanığın kastının yoğunluğu göz önüne alınarak temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Bölge Adliye Mahkemesinin; suçun vasfına ve sübutuna, delillerin takdir ve tayinine ilişkin tespitinde bir isabetsizlik bulunmadığı, koşulları oluşmadığından etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmadığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 14.09.2022 tarihli ve 2022/2264 Esas, 2022/2170 Karar sayılı kararında sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.09.2023 tarihinde karar verildi.