Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/5586 E. 2023/8629 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5586
Karar No
2023/8629
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar ... hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin ve sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, (sanıklar...hakkında re'sen de temyize tabi olan) hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Temyiz incelemesi sanıklar Uğur ve Cemal müdafilerinin süresindeki isteği nedeniyle adı geçen sanıklar yönünden duruşmalı olarak, diğer sanıklar hakkında duruşmalı inceleme talebi bulunmadığından duruşmasız olarak olarak yapılmakla, gereği düşünüldü; I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Sanık ... hakkında, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 04.12.2015 tarihli ve 2015/336 Esas, 2015/324 Karar sayılı kararı ile İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/304 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/304 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2016 tarihli ve 2015/304 Esas, 2016/90 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ...'in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, 2. Sanıklar Saffet ve Uğur'un, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine, karar verilmiştir. C. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, Cumhuriyet savcısı (sanıklar...aleyhine) ve sanık ... müdafii (sanık ... yönünden re'sen de temyize tabi) tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.10.2017 tarihli ve 2016/2316 Esas, 2017/4674 Karar sayılı kararı ile; "...B. Sanık ... hakkındaki mahkûmiyet hükmünün incelenmesi: Sanık hakkında 04.08.2015 tarihinde işlediği ileri sürülen “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu nedeniyle 05.11.2015 tarihli iddianame ile İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne temyiz konusu bu davanın açıldığı ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın 04.08.2015 tarihli diğer sanıklar ..., Hanifi ve Uğur ile birlikte gerçekleştirdiği eylemi sabit ise de; Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğü'ne yazılan yazı ile öğrenilen ve UYAP aracılığıyla getirtilen iddianame incelendiğinde; sanık ... ve diğer bazı sanıklar hakkında 26.07.2015 tarihinde işledikleri ileri sürülen “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu nedeniyle 30.05.2016 tarihli iddianame ile adı geçen mahkemeye 2016/158 esas sayılı davanın açıldığı ve kovuşturmanın devam ettiği anlaşıldığından; suç ve iddianame tarihleri dikkate alınarak, sanık hakkındaki Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/158 esas sayılı dosyasının bu dava ile birleştirilmesi, daha sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek; eylemlerin müstakil suçlar olup olmadığı veya TCK'nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suçu oluşturup oluşturmadığı tartışılarak, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları ile duruşmadaki sözlü savunması bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, re'sen de temyize tabi olan hükmün BOZULMASINA, tutuklama koşullarında değişiklik olmaması ve tutuklama tarihine göre sanığın salıverilmesine ilişkin talebin reddine, C. Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesi: Sanık hakkında 04.08.2015 tarihinde işlediği ileri sürülen “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu nedeniyle 27.11.2015 tarihli iddianame ile İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesi'ne temyiz konusu bu davanın açıldığı; Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğü'ne yazılan yazı ile öğrenilen ve UYAP aracılığıyla getirtilen iddianame incelendiğinde; sanık ... ve diğer bazı sanıklar hakkında 26.07.2015 tarihinde işledikleri ileri sürülen “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçu nedeniyle 30.05.2016 tarihli iddianame ile adı geçen mahkemeye 2016/158 esas sayılı davanın açıldığı ve kovuşturmanın devam ettiği anlaşıldığından; suç ve iddianame tarihleri dikkate alınarak, sanık hakkındaki Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2016/158 Esas sayılı davanın bu dava ile birleştirilmesi, daha sonra her iki dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayininde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeksizin hükmün BOZULMASINA, Ç. Sanık ... hakkındaki beraat hükmünün incelenmesi: Olay tutanağı içeriği ve dosya kapsamına göre; suç tarihinde, sanığın diğer sanık ... ile birlikte kendisinin kiraladığı 34 NC 4807 plakalı araç ile İstanbul'dan İzmir'e otobüs terminaline geldiği, diğer sanık ...'in ise 35 S 022721 plakalı araç ile otobüs terminaline geldiği ve yolcu otobüsü ile İstanbul'dan İzmir'e gelen diğer sanık Hanifi'yi otogarda karşılayarak, diğer sanıklar Cenk ve ...'in 35 S 022721 plakalı araçta, sanıklar Uğur ve Hanifi'nin ise 34 NC 4807 plakalı araçta olmak üzere arkalı önlü olarak seyir halinde iken kolluk görevlilerince durduruldukları ve diğer sanıklar Cenk ve ...'in bulunduğu 35 S 022721 plakalı araçta Hanifi'ye ait valiz içinde net 5620 gram sentetik kannobinoid ele geçirildiği anlaşılmakla; sanığın diğer sanıklar ..., Cenk ve Hanifi ile "birlikte" uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği sabit olduğu halde, mahkûmiyeti yerine dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçelerle beraatine karar verilmesi, Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA, ..." nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. Ç. Sanıklar .... ve ... hakkında, Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.11.2017 tarihli ve 2016/158 Esas, 2017/287 Karar sayılı kararı ile İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/387 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/387 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. D. İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2017/387 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararı ile; 1. Sanık ...'in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 16 yıl 10 ay hapis ve 2.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, 2. Sanık ...'in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine, 3. Sanık ...'un, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 22 yıl 6 ay hapis ve 3.740,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, 4. Sanıklar ....in, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 15 yıl hapis ve 2.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, 5. Sanık ...'ın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 1.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna, Karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanıklar ...hakkındaki hükümlerin onanması, sanık ... hakkındaki hükmün "hesaplama hatası yapılarak eksik ceza tayin edilmesi" nedeniyle düzeltilerek onanması ve sanık ... hakkındaki hükmün "hesaplama hatası yapılarak fazla ceza tayin edilmesi" nedeniyle düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle: 1. Sanık ...'in 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri gereğince mahkûmiyeti yerine beraatine karar verildiğine, 2. Sanık ... hakkında hesaplama hatası yapılarak eksik cezaya hükmolunduğuna, 3. Sanık ... hakkında hesaplama hatası yapılarak fazla cezaya hükmolunduğuna, ilişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Savunma hakkının kısıtlandığına, 3. Temel cezanın Uşak dosyası üzerinden belirlenmesi gerektiğine, ikinci suçun İzmir ilinde işlenilmesi nedeniyle zincirleme suç artırımının buna göre yapılması gerektiğine, 4. 5237 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesinin tartışılmadığına, ilişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında iletişimin dinlenilmesi kararı olmadığına, ilişkindir. Ç. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Delillerin hukuka aykırı şekilde toplandığına, ilişkindir. D. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Cezanın ölçülü olmadığına, 4. Hükmün gerekçesinin yetersiz olduğuna, ilişkindir. E. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 2. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, ilişkindir. F. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Hükmün gerekçesiz olduğuna, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Yeterli ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmemesi gerektiğine ve buna yönelik ilk derece mahkemesince gerekçe gösterilmediğine, ilişkindir. G. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle: 1. Hesaplama hatası yapılarak fazla cezaya hükmolunduğuna, 2. Hukuki kesinti bulunmayan başka tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kesinleşmiş mahkûmiyetine dair dosyanın bu dosya içerisine alınarak zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinde, sanıklar arasında geçen ve tape kayıtlarına yansıyan konuşmalara yer verildiği, böylelikle sanıklardan ... ve Cenk'in birbirleri ile görüşmekte oldukları, ayrıca sanıklar ..., Mehmet Ali Can ve İsa'nın Uşak'ta yakalanmasından bahisle sanıklar Cemal ve Cenk arasında "hepsi hepsi de getti yalan ettiler bizi", "off off ulen nasıl düştü o tongaya ya" şeklinde konuşma geçtiği hususu belirtilerek sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde olduğuna değinildiği, sanık ... hakkında üzerine atılı uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti yapma suçunu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut ve inandırıcı delil bulunamadığı, tüm dosya kapsamı, tape kayıtları, sanık savunmaları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanıklar Uğur, Cenk, Cemal, Veysel, İsa, Mehmet Ali Can'ın fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek uyuştucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti suçunu işledikleri, sanık ...'ın adli birimlere yardımcı olarak diğer suç ortaklarının yakalanmasını sağlaması nedeniyle hakkında 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince üçte bir oranında ceza indirimi uygulandığı, sanık ... hakkında hüküm kurulurken sehven hesap hatası yapıldığı, sonuç olarak sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek üzerlerine atılı suçu işledikleri gerekçesiyle sanık ...'in beraatine, diğer sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin "26.07.2015 ve 04.08.2015" yerine "26.07.2015" olarak yanlış yazılması, B. Yargıtay tarafından bozma kararı verilmekle önceki hükmün ortadan kalktığı gözetilerek yapılan incelemede; Yargıtay'ın denetim işlevini yerine getirebilmesi için temyiz incelemesine konu hükümlerin gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükümlerin gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükümlere esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanıkların suç oluşturduğu sabit görülen fiil veya fiillerinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezalarının şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan; 26.07.2015 tarihli eyleme ilişkin olay ve olgulardan bahsedilmemesi, 04.08.2015 tarihli eyleme ilişkin ise Dairemizin kararı ile bozulan ilamın gerekçesine ve bozma ilamına atıf yapılması ve tüm dosya kapsamı, tape kayıtları, sanık savunmaları ve tüm deliller birlikte değerlendirildiği belirtilmesi suretiyle yetersiz gerekçe ile hüküm kurulması, Kabule göre; C. Sanık ... hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi ve beşinci fıkrası uyarınca belirlenen cezadan, zincirleme suçla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca dörtte bir oranında artırım yapılması gerekirken, hesaplama hatası yapılarak dörtte bir oranında indirim yapılıp bu ceza üzerinden takdiri indirim uygulanmak suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, Ç. Sanık ... hakkında, dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 26.07.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 30.05.2016 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 22.08.2015 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 02.10.2015 tarihli iddianame ile dava açıldığı, İzmir 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.04.2017 tarihli ve 2015/307 Esas ve 2017/141 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararın Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 03.10.2018 tarihli ve 2018/583 Esas, 2018/3978 Karar sayılı kararı ile kesinleştiği, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre iki suç arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenerek dosya arasına konulması ve tüm delillerin değerlendirilerek her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, D. Sanık ... hakkında; 1. Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 26.07.2015 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 30.05.2016 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 05.06.2015 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 10.09.2015 tarihli iddianame ile dava açıldığı, Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.02.2016 tarihli ve 2015/223 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine ilişkin hükmün Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 24.01.2017 tarihli ve 2016/2519 Esas, 2017/660 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, suç tarihleri ve iddianame tarihlerine göre iki suç arasında hukuki kesintinin bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu dosyanın aslı veya onaylı örneğinin getirtilip denetime imkan verecek şekilde incelenerek dosya arasına konulması ve tüm delillerin değerlendirilerek her iki suçun “bir suç işleme kararının icrası kapsamında” işlenip işlenmediğinin, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının belirlenmesi; zincirleme suç oluşturduğunun kabul edilmesi halinde, ağır sonuç doğuran suç esas alınarak belirlenecek cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi gereğince artırılması ve böylece bulunacak sonuç cezanın, kesinleşen hükümdeki sonuç cezadan “fazla olması halinde” aradaki fark kadar “ek cezaya hükmolunması”, aksi halde “ek ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 2. 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları uyarınca belirlenen hapis cezasından, etkin pişmanlıkla ilgili 5237 sayılı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca üçte bir oranında indirim yapılırken hesaplama hatası yapılarak "12 yıl hapis cezası" yerine "15 yıl hapis cezası" belirlenmesi ve bu ceza üzerinden takdiri indirim uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İzmir 12. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.09.2022 tarihli ve 2017/387 Esas, 2022/293 Karar sayılı kararına yönelik, Cumhuriyet savcısının, sanıklar Cenk, Uğur, Cemal, İsa, Mehmet Ali Can, Veysel ve ... müdafileri ile sanıklar İsa, Veysel ve ...'ın temyiz istekleri ve sanıklar Uğur ve Cemal müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunmaları yerinde görüldüğünden, sanıklar Cenk, Uğur, Cemal, İsa, Mehmet Ali Can, Veysel yönünden re'sen de temyize tâbi olan hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi. TEFHİM TUTANAĞI 12.10.2023 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı Yüksel ...'ın katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan sanık ... müdafii Avukat ... ile sanık ... müdafii Avukat ...'un yokluğunda, 19.10.2023 tarihinde, açık olarak okundu.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/5586, K. 2023/8629, T. 12.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-5586-e-2023-8629-k-cb85e5404ef2