Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/5233 E. 2023/4686 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/5233
Karar No
2023/4686
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık, sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısı (lehe) Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sürmene Cumhuriyet Başsavcılığının, 27.12.2010 tarihli iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 191 inci maddesi ile 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sürmene (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.02.2013 tarihli ve 2012/43 Esas, 2013/27 Karar sayılı kararı ile 5560 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. Kararın 03.04.2013 tarihinde itiraz edilmeksizin kesinleşmesi ile, tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazı için dosya Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderilmiştir. 3. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine dosya yeniden ele alınarak yapılan yargılama sonucunda, Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.11.2014 tarihli ve 2014/146 Esas, 2014/333 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, aynı Kanun'un 192 nci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci, 50 nci maddelerinin birinci fıkrasının (a) bendi ile 52 nci maddesi uyarınca 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. 4. Kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesinin 18.12.2019 tarihli 2019/1303 Esas, 2019/7310 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası ve aynı Kanun'un 85 inci maddesi ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesinin olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti ile davanın düşmesine karar verilip verilmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunması gerekçesiyle 26.11.2014 tarihli hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 5. Bozmaya uyularak, Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin, 29.09.2022 tarihli ve 2020/42 Esas, 2022/497 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 5560 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının aleyhe temyiz olmadığından kazanılmış hakkı gözetilerek 7 ay 15 gün hapis cezası olarak tespiti ile sonuç olarak 50 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 4.500,00 TL adli para cezasına ve sanık hakkında davaya konu suç ile zincirleme bir şekilde işlediği kanaatine varılan ve Of Asliye Ceza Mahkemesinin 08.12.2015 tarihli 2014/534 Esas, 2015/608 Karar sayılı ilamı ile verilen cezanın infaz edilmiş olması halinde, verilen cezadan mahsubuna, karar verilmiştir. 6. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; zamanaşımı nedeniyle düşme yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. GEREKÇE Kabul edilebilir temyiz başvurusu üzerine yapılan inceleme neticesinde; Mahkemenin bozma öncesi son mahkûmiyet kararını verdiği 26.11.2014 tarihinden itibaren bozma sonrası mahkûmiyet kararını verdiği 29.09.2022 tarihinde 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen 8 yıllık dava zamanaşımı süresi dolmadığı gibi, sanığın 25.05.2010 tarihli eyleminden dolayı Sürmene (Kapatılan) Sulh Ceza Mahkemesinin, 19.02.2013 tarihli kararı ile verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının kesinleştiği 03.04.2013 tarihi ile tedbirin gereklerine uymama nedeniyle Mahkemenin tensip tarihi olan 04.08.2014 tarihine kadar zamanaşımı süresinin durduğu gözetildiğinde, duran süre ilave edildiğinde temyiz inceleme tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 67 ncı maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin de dolmadığı belirlenmekle, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır. 1. Yargıtay'ın denetim işlevini yerine getirebilmesi için bozma üzerine verilen temyiz incelemesine konu hükmün gerekçe bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli olması, hükmün gerekçesinde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut kanıtların tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin belirtilmesi ile mahkemece ulaşılan kanaatin, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiilinin belirtilmesi ve bunun nitelendirmesinin belirtilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan yalnızca bozma ilamı gereği araştırılan hususlar ile süreç anlatılmak suretiyle hüküm kurulması, 1412 sayılı Kanun’un 308 inci maddesinin yedinci fıkrası kapsamında kanuna muhalefet hâli olarak saptanmıştır. 2. Sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına dayanak teşkil eden soruşturma evrakının tamamının aslı veya onaylı örneğinin denetime imkan verecek şekilde dosya içerisinde veya Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sisteminde (UYAP) sisteminde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi, nedeni ile hukuka aykırılık tespit edilmiştir. III. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Sürmene Asliye Ceza Mahkemesinin 29.09.2022 tarihli ve 2020/42 Esas, 2022/497 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/5233, K. 2023/4686, T. 23.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-5233-e-2023-4686-k-cf343307d744