Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/3442 E. 2023/10863 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/3442
Karar No
2023/10863
Karar Tarihi

T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.09.2022 tarihli ve 2022/290 Esas, 2022/264 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/3101 Esas, 2022/2593 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümdeki hukuka aykırılıklar düzeltilerek, hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, gizli soruşturmacıların yetkilerini aşarak sanığı suça teşvik ettiklerine, 2. Yeterli delil bulunmadığına, dosya arasında alışverişin görüldüğüne dair fotoğraf olmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Belirli bölgelerde uyuşturucu madde satıldığı ve başka delil elde etme imkanı bulunmadığı gerekçesi ile gizli soruşturmacı görevlendirilmesi kararı alındığı ve olay tarihinde sanık ile gizli soruşturmacıların karşılaştıkları ve sanığın sorması üzerine sentetik kannabinoid içeren uyuşturucu madde alışverişinin gerçekleştiği anlaşıldığından sanığın eylemi sabit kabul edilerek sanığın cezalandırılmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükmün adli para cezasının ödenmemesi halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtar edilmemiş olması nedeniyle hukuka aykırılık düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Dosya ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede; sanık hakkında 22.01.2022 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma eyleminden dolayı 27.06.2022 tarihli iddianame ile temyiz konusu bu davanın açıldığı; sanığın 28.03.2022 tarihinde işlediği başka bir uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı 15.11.2022 tarihli iddianame ile dava açıldığı ve İstanbul 41. Ağır Ceza Mahkemesinin 2022/412 Esas sayılı dosyanın derdest olduğu anlaşıldığından, sanık hakkındaki bu dava derdest ise davaların birleştirilmesi, hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise dosyanın bu dosya içine konulması, daha sonra her iki dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilerek, bu fiillerin tek suç, iki ayrı suç olup olmadığının ya da bu fiillerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suç çatısı altında işlenip işlenmediklerinin tartışılarak sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun belirlenmesinde zorunluluk bulunması, sebebi ile hüküm kanuna aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.11.2022 tarihli ve 2022/3101 Esas, 2022/2593 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/3442, K. 2023/10863, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-3442-e-2023-10863-k-83ddb1c25c10