Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/21351 E. 2025/6111 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/21351
- Karar No
- 2025/6111
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/668 E., 2020/62 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği, hükmün, istinaf edilmeksizin 11.02.2020 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 09.10.2023 tarihli ve 2023/18832 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108586 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 07.11.2023 tarihli ve KYB - 2023/108586 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, şüpheli hakkında 13.0./2019 tarihli kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak veya kullanmak suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2019 tarihli ve 2019/22733 soruşturma, 2019/1205 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, şüphelinin 17.05.2019 tarihinde yeniden aynı suçu işlediğinden bahisle Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2019 tarihli ve 2019/22733 soruşturma, 2019/21423 esas, 2019/16859 sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasında sanığın mahkumiyetine karar verilmiş ise de, 03.05.2019 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın sanığa 13.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, sanığın 17.05.2019 tarihli eyleminin anılan kararın tebliğinden sonra, ancak kesinleşmesinden önce işlendiği, bu eylemin erteleme kararının ihlali sayılamayacağı, sanık hakkında kovuşturma şartı gerçekleşmediği anlaşılmakla, durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 13.03.2019 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2019 tarihli ve 2019/22733 Soruşturma, 2019/1205 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un 191/3. maddesi uyarınca bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararda itiraz kanun yolunun doğru şekilde gösterildiği, kararın 13.05.2019 tarihinde şüpheliye usulûne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,
B. Şüphelinin 17.05.2019 tarihinde yeniden kullanmak için uyuşturucu madde bulundurması nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 12.07.2019 tarihli ve 2019/22733 Soruşturma, 2019/21423 Esas, 2019/16859 sayılı iddianamesi ile Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,
C. Yapılan yargılama sonucunda, Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 22.01.2020 tarihli ve 2019/668 Esas, 2020/62 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 191/1, 192/3 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verildiği, hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır.
D. 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanun ile değişik TCK'nın 191. maddesi uyarınca verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın, usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek 15 günlük itiraz süresinin geçmesi ile kesinleşeceği, beş yıllık erteleme süresinin de kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleştiği tarihte başlayacağı,
Somut olayda, 03.05.2019 tarihli kamu davasının ertelenmesi kararının sanığa, 13.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, kararın itiraz edilmeksizin 15 günlük itiraz süresinin bitiminde 29.05.2019 tarihinde kesinleştiği, erteleme süresinin de bu tarihten itibaren işlemeye başladığının anlaşılması karşısında, ihlâl kabul edilen 17.05.2019 tarihli suçun, erteleme süresi içerisinde işlendiğinden söz edilemeyeceği, 5237 sayılı TCK'nın 191/4-b maddesinde yer alan kovuşturma şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından; Mahkemesince, kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın infazının sonucunun beklenilmesi gerektiği gözetilmeden mahkûmiyet kararı verilmesi, Kanun'a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Bursa 24. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.01.2020 tarihli ve 2019/668 Esas, 2020/62 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.05.2025 tarihinde karar verildi.