Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/23194 E. 2025/5443 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2023/23194
Karar No
2025/5443
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/238 E., 2021/851 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Küçükçekmece 19.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verildiği, kararın, istinaf edilmeksizin 16.12.2021 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 31.10.2023 tarihli ve 2023/12283 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116677 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2023 tarihli ve KYB - 2023/116677 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın üzerinde ele geçirilen tabletin, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı'nın 21.10.2019 tarihli uzmanlık raporuna göre "Naloxone ve Buprenorphine" aktif maddelerini içerdiği, söz konusu maddelerin kırmızı reçeteye tabi ilaçlardan "suboxone" ticari ismiyle pazarlanan ilacın aktif maddesi olduğu belirlenmiş ise de, 5237 sayılı TCK'nın 188. maddesinin altıncı fıkrasında belirtildiği şekilde, "Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran" bir madde olup olmadığı konusunda Adlî Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulu'ndan rapor alınması ve üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğü'nden sorulması ve sonucuna göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 16.09.2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2018 tarihli ve 2018/30772 Soruşturma, 2018/1005 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı Kanun'un191/3. maddesi uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın 27.08.2018 tarihinde şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek tedbirin infazı için Bakırköy Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, B. Şüphelinin 09.10.2019 tarihinde, 1 adet suboxone tablet ile yakalanması üzerine erteleme kararının kaldırılarak Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 11.06.2020 tarihli ve 2018/30772 Soruşturma, 2020/4760 Esas, 2020/4246 sayılı iddianamesi ile Küçükçekmece 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

C. Yapılan yargılama sonucunda, Küçükçekmece 19.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30.11.2021 tarihli ve 2020/238 Esas, 2021/851 Karar sayılı kararı ile; sanığın TCK’nın 191/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının aynı Kanun'un 51/1. maddesi uyarınca ertelenmesine, 1 yıl 8 ay denetim süresi belirlenmesine karar verildiği, kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Kanun yararına bozma istemi ve tebliğnamede karar tarihinin "30.11.2021" yerine "20.11.2021" olarak yazılması maddi hata kabul edilerek yapılan incelemede: Dosya kapsamına göre, İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarının 21.10.2019 tarihli ve 2019/1629 sayılı ekspertiz raporunda; 09.10.2019 tarihinde sanığın üzerinde ele geçirilen 1 adet tabletin, kırmızı reçeteye tabi "Suboxone" ticari ismiyle satılan ilacın etken maddesi olan "buprenorphine" ve "naloxone" etken maddesini ihtiva ettiğinin belirtildiği, "buprenorphine" ve "naloxone" etken maddesinin 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinde öngörülen suç saklı kalmak üzere, kullanmak amacı ile bulundurulmasının suç oluşturmayacağı, bu nedenle 09.10.2019 tarihli eylemin erteleme kararının ihlâli sayılamayacağı, Mahkemesince 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "durma" kararı verilerek kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanması kararının infazının sonucunun beklenilmesi gerekmekte ise de; 16.09.2017 tarihinde güvenlik güçlerince, hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan ayrı soruşturma yürütülen Hasan İdim isimli şahıs ile beraber yakalanan sanığın üzerinde herhangi bir uyuşturucu veya uyarıcı madde ele geçmediği, sanığın uyuşturucu madde kullanıp kullanmadığının tespiti yönünde herhangi bir tahlil yapılmadığı, sanığın beyanında uyuşturucu madde kullandığını belirttiği olayda, sanık hakkında soruşturma yapılarak kamu davasının açılmasının ertelenmesine vedenetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, 09.10.2019 tarihinde 1 adet suboxone tablet ile yakalanması üzerine de erteleme kararı kaldırılarak kamu davası açılmış ise de; kendisinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen ve uyuşturucu madde kullandığı teknik yöntemlerle saptanamayan sanığın, maddî bulgularla desteklenmeyen soyut beyanı dışında, uyuşturucu madde kullandığına dair delil bulunmadığı, sanığın kullandığını söylediği maddenin ele geçmemesi ve kriminal inceleme yapılamamış olması karşısında uyuşturucu madde olarak kabul edilemeyeceği anlaşıldığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine karar verildiği, bu hususun mahkemenin takdiri ve delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmesi durumunu aşan mutlak hukuka aykırılık niteliğinde olduğu anlaşıldığından kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür.

E. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Küçükçekmece 19.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.11.2021 tarihli ve 2020/238 Esas, 2021/851 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 3. 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "Sanığın üzerine atılı kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5271 sayılı CMK'nın 223/2- (e) maddesi uyarınca yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle BERAATİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.05.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2023/23194, K. 2025/5443, T. 12.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2023-23194-e-2025-5443-k-3ee20a2fa7b4