Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/15999 E. 2025/728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/15999
- Karar No
- 2025/728
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/783 E., 2022/679 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri ile 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesi uyarınca 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün itiraz edilmeksizin 28.12.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 12.07.2023 tarihli ve 2023/9511 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/83328 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/83328 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçu için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımı süresinin anılan Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü zamanaşımı süresinin ise 12 yıl olduğu nazara alındığında, kovuşturma aşamasında sanığın savunmasının alındığı 16.02.2010 tarihinde son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 16.01.2019 ile yeni suçun işlendiği 10.02.2021 tarihleri arasında (2 yıl 25 gün) durmasını müteakip, denetim süresi içerisinde işlenen suç tarihi olan 10.02.2021 tarihinden itibaren yeniden işlemeye başladığı, sanığın mahkeme huzurunda savunmasının alındığı 16.02.2010 tarihinden, hükmün açıklandığı 16.11.2022 tarihine kadar geçen (12 yıl 9 ay) süreden, durma süresi çıkarıldığında, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin tamamlandığı cihetle, sanık hakkındaki kamu davasının dava zamanaşımının dolması nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 29.08.2009 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturcu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Üsküdar Cumhuriyet Başsavcılığının 01.09.2009 tarihli ve 2009/18111 Soruşturma, 2009/6019 Esas, 2009/1724 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı, B. Üsküdar (Kapatılan) 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 16.02.2010 tarihli ve 2009/467 Esas 2010/122 Karar sayılı kararı ile, 5237 sayılı TCK’nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. , 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile birlikte sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, C. Kararın temyizi üzerine, Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 20.06.2016 tarihli ve 2015/9901 Esas, 2016/6836 Karar sayılı ilâmı ile bozulmasını müteakip, bozmaya uyularak, İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli ve 2016/383 Esas, 2018/898 Karar sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1. ve 62/1. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve beş yıl denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, kararının 15.01.2019 tarihinde kesinleştirildiği, D. Sanığın denetim süresi içerisinde 10.02.2021 tarihinde aynı tür suçtan mahkûm olduğunun ihbarı üzerine, İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 16.11.2022 tarihli ve 2022/783 Esas, 2022/679 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan lehine olan 5237 sayılı TCK'nın 5560 sayılı Kanun'la değişik 191/1., 62/1. maddeleri ile basit yargılama usulü uygulandığından 5271 sayılı CMK'nın 251/3. maddesinin son cümlesi kapsamında 7 ay 15 gün hapis cezasına karar verildiği, Anlaşılmıştır. E. Dosya kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi kapsamında işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e. maddesi gereğince 8 yıllık asli, 5237 sayılı TCK’nın 67/4. maddesi gereğince de 12 yıl kesintili zamanaşımı süresine tabi olduğu dikkate alındığında; Sanığın atılı suçu 29.08.2009 tarihinde işlediği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği, 15.01.2019 tarihinde zamanaşımı süresinin durduğu, sanığın denetim süresi içerisinde 10.02.2021 tarihinde kasıtlı bir suç işlemesi nedeniyle duran zamanaşımı süresinin 10.02.2021 tarihinde yeniden işlemeye başladığı, zamanaşımını kesen ve durduran sürelerin hesaplanması sonucunda, zamanaşımını son kesen işlem olan sanığın iddianame gereği Mahkemece savunmasının alındığı 16.02.2010 tarihinden hükmün açıklandığı 16.11.2022 tarihine kadar geçen sürede, duran süre eklendiğinde de, olağan zamanaşımı süresinin dolduğu anlaşıldığından, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür. 5271 sayılı CMK'nın 309/4. maddesinin (d) bendi; "Hükümlünün cezasının kaldırılmasını gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay Ceza Dairesi doğrudan hükmeder." şeklinde düzenlenmiş olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmekle, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. İstanbul 50. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2022 tarihli ve 2022/783 Esas, 2022/679 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, C. 5271 sayılı CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozma nedeninin cezanın kaldırılmasını gerektirdiği belirlendiğinden; Hüküm fıkrasının; "sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE" şeklinde DEĞİŞTİRİLMESİNE, hukuka aykırılığın bu şekilde giderilmesine, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.01.2025 tarihinde karar verildi.