Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2023/13679 E. 2023/11792 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/13679
- Karar No
- 2023/11792
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri ve sanık ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği, hükmolunan ceza miktarına göre reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci fıkraları, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 7.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. B. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararının, sanıklar müdafileri ve sanıklar Fehmi, Hasan ve Ömer tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin (Kapatılan) 16.10.2018 tarihli ve 2018/1754 Esas, 2018/4337 Karar sayılı kararı ile sanık ... hakkında temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle hükmün incelenmesine yer olmadığına karar verilmekle birlikte, sanıklar Fehmi, Hasan ve Ömer haklarında verilen hükümlerin, "1-) İddianame kapsamından, kullanıcı şahıslar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 10/01/2015 tarihli olayla ilgili olarak 2015/340; 11/01/2015 tarihli olayla ilgili olarak 2015/372; 12/01/2015 tarihli olaylarla ilgili olarak 2015/373 ve 2015/457; 27/01/2015 tarihli olayla ilgili olarak 2015/4828 ve 2015/4826; 10/02/2015 tarihli olayla ilgili olarak 2015/1255; 11/02/2015 tarihli olayla ilgili olarak 2015/1274 soruşturma numarası ile işlem yapıldığı; Dosya kapsamından, 10/01/2015 tarihli olayda aramaya dayanak teşkil eden ... Sulh Ceza Hakimliği'nin 2014/1224 değişik iş sayılı önleme arama kararı ile 2015/54 değişik iş sayılı elkoyma kararının ve tanık Onur Akcan'dan ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun; 11/01/2015 tarihli olayda tanık ...'ndan ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun; 12/01/2015 tarihli olayda tanık ...'den ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun, olay tutanağının ve arama-elkoyma kararının; 12/01/2015 tarihli olayda tanık Erdinç Karşıoluk'dan ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun, olay tutanağının ve arama-elkoyma kararının; 27/01/2015 tarihli olayda tanıklar... Gözenoğlu ve Kader Kışla'dan ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun, varsa tanıklara ait kan-idrar analiz raporlarının, hastane raporlarının, olay tutanağının ve arama-elkoyma kararının; 10/02/2015 tarihli olayda tanık ...'den ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun ve arama-elkoyma kararının; 11/02/2015 tarihli olayda tanık ...'dan ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddeler ile ilgili ekspertiz raporunun dosya içinde bulunmadığı anlaşılmakla; ekspertiz raporlarının varsa aslı veya onaylı örnekleri getirtilerek dosyaya konulması, yoksa buna ilişkin ekspertiz raporlarının alınması gerektiği ve de olay tutanaklarını, arama-elkoyma kararlarını, tanıklara ait kan-idrar analiz raporlarını, tanık beyanlarını, teşhis tutanaklarını kapsayacak şekilde soruşturma evraklarının aslı veya onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosya arasında bulundurulması gerektiği gözetilmeden eksik araştırmaya dayalı olarak sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında hüküm kurulması, 2-) Dosya içerisinde yer alan 11/01/2015 tarihli "Olay, Araç Arama, Yakalama, Muhafaza Altına Alma ve Cumhuriyet Savcısıyla Görüşme Tutanağı", tanık ...'nun 11/01/2015 tarihli kolluk ifade tutanağı, 12/01/2015 tarihli olayla ilgili tanık ...'e ait fotoğraf teşhis tutanağı ve tanık ...'in 12/01/2015 tarihli kolluk ifade tutanağının onaysız fotokopi olduğu anlaşılmakla, hükme esas alınan bu belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin dosya içinde bulundurulmaması suretiyle CMK’nın 169. maddesine aykırı davranılması, 3-) Hükme esas delil olarak kabul edildiği halde; 12/01/2015 tarihli olaya ilişkin iletişim tespit tutanaklarının sanık ...'a, 27/01/2015 tarihli olaya ilişkin iletişim tespit tutanaklarının sanık ...'ye, 10/02/2015 tarihli olaya ilişkin iletişim tespit tutanaklarının sanık ...'ya okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile CMK'nın 217. maddesine aykırı olarak hüküm kurulması, 4-) Kabule göre de; a-) (D-1) numaralı bölümde belirtilen eksiklikler giderildikten ve sanık ...'nın 10/01/2015, 27/01/2015, 10/02/2015, 11/02/2015 tarihli olaylarda; sanık ...'nün 10/01/2015, 27/01/2015 tarihli olaylarda; sanık ...'in 11/01/2015, 12/01/2015 tarihli olaylarda ve sanık ...'ın 12/01/2015, 24/02/2015 tarihli olaylardaki hukuksal durumlarının saptanmasından sonra, sonucuna göre sanıklar hakkında TCK'nın 188/4-a. ve 43. maddelerin uygulanıp uygulanmayacağına tartışılıp karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, b-) 24/02/2015 tarihli olayda sanık ... 'da ele geçirilen ve analizi yapılan suça konu AM-2201, XLR-11 ve FUB-PB-22 isimli maddelerin sentetik kannabinoid olup olmadığı husunda ek rapor alınması ve sonucuna göre sanık ... hakkında TCK'nın 188/4-a. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına tartışılıp karar verilmesi gerekirken eksik araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması, c-) Sanık ... (Sarıgan) Çağlayan'ın 24/02/2014 tarihli eylemi sanık ... ile birlikte işlediği sabit ise de; sanıklar ..., İlknur (Sarıgan) Çağlayan ve ...'in birlikte hareket ettiklerine dair, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, (D-1) numaralı bölümde belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yapılacak değerlendirmede, 11/01/2015 ve 12/01/2015 tarihli olaylarda ... ve ...'in hukuksal durumlarının saptanacağı, bu olaylarda sanık ...'ın iştirakının bulunmadığı anlaşılmakla; koşulları oluşmadığı halde sanıklar Ömer Çağlayan ve ... hakkında hükmolunan cezadan soyut gerekçe ile TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca arttırım yapılması, d-) Sanık ... (Dikici) Sütcü hakkındaki bozma nedenine göre, sanıklar ..., .... ve ...'nın birlikte hareket ettiklerine dair, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, (D-1) numaralı bölümde belirtilen eksiklikler giderildikten sonra yapılacak değerlendirmede, 10/01/2015, 27/01/2015, 10/02/2015 ve 11/02/2015 tarihli olaylarda ... ve ...'nın hukuksal durumlarının saptanacağı, bu olaylarda sanık ... (Dikici) Sütcü'nün iştirakının bulunmadığı anlaşılmakla; koşulları oluşmadığı halde sanıklar ... ve ... hakkında hükmolunan cezadan soyut gerekçe ile TCK'nın 188/5. maddesi uyarınca arttırım yapılması, e-)24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı kararına yanlış anlam verilerek 5237 sayılı TCK'nı 53/1-b maddesinin uygulanmaması, Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA, (D/4-c) numaralı bozma nedeninin aynı konumda olan ancak temyiz isteminden vazgeçen sanık ... (Sarıgan) Çağlayan'a CMUK'nın 325. maddesi uyarınca SİRAYETİNE, ancak (D/4-b) numaralı bozma nedeninin sonucuna göre CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanık ... (Sarıgan) Çağlayan'ın sonuç ceza yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, ayrıca (D/4-a) numaralı bozma nedeninin sonucuna göre CMUK'nın 326/son maddesi uyarınca sanıklar ..., ..., ... ve ...'ın sonuç ceza yönünden kazanılmış haklarının saklı tutulmasına" Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir. C. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ve 2018/714 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararı ile sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 5.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna; sanıklar ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 10 yıl 5 ay hapis ve 6.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. D. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz istemlerinin yerinde görülmemesi nedeniyle hükümlerin onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanıklar Fehmi, Hasan ve Ömer müdafileri ile sanık ...'nin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, 3. Her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Zincirleme suç hükümleri uygulanarak fazla ceza tayininin hukuka aykırı olduğuna, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve somut delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. Deliller tam olarak toplanmadan hüküm kurulduğuna, 5. 5237 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesi uyarınca hata hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 10.01.2015 tarihinde; sanık ... ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan Onur arasındaki iletişimin tespiti sonrasında gerçekleştirilen fiziki takipte, Onur'un Hasan'ın ikametine girdiği, kısa süre sonra sanıklar Hasan ve Fehmi'nin ikamete geldikleri, akabinde Onur'un ikametten çıktığı, daha sonra yakalanan Onur'un bulunduğu araçta 1 paket esrar ele geçirildiği anlaşılan olayda; Onur'un suça konu uyuşturucu maddeyi sanık ...'den aldığını beyan ettiği, olay tarihinde sanık ... ile Onur arasında birkaç kez görüşme olduğunun tespit edildiği, bu görüşmelerden Onur'un Hasan'ın evine giderek uyuşturucu alma çabası içine girdiğinin, Hasan'ın Onur'u evine yönlendirdiğinin ve uyuşturucu maddeyi sanık ...'nin teslim ettiğinin anlaşıldığı, fiziki takip tutanağının bu hususu doğruladığı, Onur'un uyuşturucu madde satın aldığı kişiler olarak Hasan ve Fehmi'yi teşhis ettiği hususları bir arada değerlendirilerek somut olayda eylemleri Hasan ve Fehmi'nin gerçekleştirdikleri kabul edilmiştir. 12.01.2015 tarihinde; sanık ... ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan Murat arasındaki iletişimin tespiti sonrasında, Murat'ın aracında 1 paket sentetik kannabinoid ele geçirildiği anlaşılan olayda; Murat'ın suça konu uyuşturucu maddeyi hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilen temyiz dışı sanık ...'dan aldığını beyan ederek Bayram'ı teşhis ettiği, sanıklar Bayram ve Ömer'in birlikte hareket ettikleri, olay tarihinde sanık ... ile Murat arasında birkaç kez görüşme olduğunun tespit edildiği, bu görüşmelerden Murat'ın uyuşturucu almak için Ömer'i arayıp buluşmak istediğinin ve Ömer'in de Murat'ı buluşma yerine yönlendirdiğinin anlaşıldığı, Murat'ın buluşma yerinde Fehmi'den uyuşturucu satın aldığı hususları bir arada değerlendirilerek uyuşturucu almak isteyenlerle irtibatı Ömer'in kurduğu ve teslimatı Bayram'ın gerçekleştirdiği kabul edilmiştir. 12.01.2015 tarihinde; sanık ... ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan Erdinç arasındaki iletişimin tespiti sonrasında, Erdinç'in aracında 1 paket sentetik kannabinoid ele geçirildiği anlaşılan olayda; Erdinç'in uyuşturucu satın almak için Ömer'i aradığı ve onun çağırması üzerine evinin bulunduğu yere gittiğini, suça konu uyuşturucu maddeyi Ömer ile çalışan Bayram'ın teslim ettiğini beyan ederek Ömer ve Bayram'ı teşhis ettiği, olay tarihinde Ömer ile Erdinç arasında gerçekleşen görüşme içerikleri ile Erdinç'in beyanlarının örtüştüğü hususları bir arada değerlendirilerek somut olayda eylemleri Ömer ve Bayram'ın gerçekleştirdikleri kabul edilmiştir. 27.01.2015 tarihinde; sanık ... ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan... ve sanık ... ile sanık ... arasındaki iletişimin tespiti sonrasında...'ın beyanı doğrultusunda, Sunay'ın sanıklar Hasan ve Fehmi'den uyuşturucu madde aldıktan sonra fenalaşıp hastaneye kaldırıldığının değerlendirildiği olayda; Sunay'ın sanıklar Hasan ve Fehmi'den uyuşturucu madde aldığına ve içtikten sonra hastaneye kaldırıldığına ilişkin görüşmelerin tespit edildiği, Sunay'ın Hasan'dan kendisine uyuşturucu getirmesini istediğini ve evine gelen Hasan ile Fehmi'nin kendisine ve evde bulunan kuzeni Kader'e hap verdiklerini beyan ettiği,... ile benzer beyanda bulunduğu hususları bir arada değerlendirilerek somut olayda eylemleri...'nin gerçekleştirdikleri kabul edilmiştir. 10.02.2015 tarihinde; sanık ... ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan Erkin arasındaki iletişimin tespiti sonrasında gerçekleştirilen fiziki takip sonucu Erkin'in aracında 1 paket esrar ele geçirildiği anlaşılan olayda; Erkin'in suça konu uyuşturucu maddeyi sanık ...'den aldığını beyan ederek Fehmi'yi teşhis ettiği, olay tarihinde Fehmi ile Erkin arasında görüşme olduğunun tespit edildiği, görüşme içeriğinin Erkin'in Fehmi'nin evinin bulunduğu yere gittiğini doğruladığı hususları bir arada değerlendirilerek somut olayda eylemi Fehmi'nin gerçekleştirdiği kabul edilmiştir. 11.02.2015 tarihinde; sanık ... ile hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ... arasındaki iletişimin tespiti sonrasında gerçekleştirilen fiziki takip sonucu, Fehmi ile buluştuktan sonra yakalanan ...'ın üzerinden 1 paket esrar ele geçirildiği anlaşılan olayda; ...'ın suça konu uyuşturucu maddeyi sanık ...'den aldığını beyan ederek Fehmi'yi teşhis ettiği, fiziki takip tutanağının ...'ın beyanını doğruladığı, olay tarihinde Fehmi ile ... arasında görüşme olduğunun tespit edildiği, görüşme içeriğinde Fehmi'nin ...'ı buluşma yerine çağırdığı hususları bir arada değerlendirilerek somut olayda eylemi Fehmi'nin gerçekleştirdiği kabul edilmiştir. 24.02.2015 tarihinde; sanık ... ile beraat eden temyiz dışı sanıklar Erdoğan ve Murat, sanık ... ile sanık ... rasındaki iletişimin tespiti sonucu İstanbul'dan ...'a uyuşturucu madde getireceği değerlendirilen İlknur'un terminalde yakalandığı, elindeki poşette ve çantasında olmak üzere 2 parça halinde toplam 230 gram sentetik kannabinoid ele geçirildiği anlaşılan olayda; İletişim tespit tutanağı içerikleri doğrultusunda somut olayda eylemleri Ömer ve İlknur'un gerçekleştirdikleri kabul edilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; yukarıda belirtilen kabullere istinaden sanık ... hariç diğer sanıkların farklı tarihlerde farklı farklı olaylar ile eylemlerini zincirleme şekilde gerçekleştirdikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/174 Esas, 2015/282 Karar sayılı kararı ile verilen mahkûmiyet hükmünün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra sanığın temyiz isteğinden vazgeçmesi nedeni ile Yargıtay 20. Ceza Dairesinin (Kapatılan) 16.10.2018 tarihli ve 2018/1754 Esas, 2018/4337 Karar sayılı kararı ile temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle hükmün incelenmesine yer olmadığına karar verildiği, diğer sanık ... ile temyiz dışı sanık ... yönünden kurulan hükümlerin temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesinin (Kapatılan) aynı ilamı ile hükümlerin bozulduğu, bozma kararının İlk Derece Mahkemesince sirayet ettirilerek yargılamaya sanığın da dahil edildiği ve yapılan yargılama neticesinde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmek suretiyle sanığın mahkûmiyetine hükmedildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Tekerrüre esas mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulanan ve 10.01.2015 tarihinde tanık Onur ile iletişiminin tespiti sonucu fiziki takibe alınan sanığın, Onur ile kendisine ait ikametin yakınlarında buluşacağının değerlendirildiği, Onur'un sanığa ait ikamete girdiğinin ve kısa süre sonra sanığın diğer sanık ... ile birlikte ikamete girdiğinin, kısa süre sonra Onur'un ikametten çıktığının görüldüğü, fiziki takip sonrasında Onur'un bindiği aracın durdurulduğu ve söz konusu araçta 1 paket uyuşturucu maddenin bulunduğu olayda, suç üstü halinin varlığından söz edilemeyeceği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un ikinci maddesinin (e) bendi, yine aynı Kanun'un 161 inci maddesi ve 2259 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun Ek 6 ncı maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısına derhal olayın haber verilip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilerek Onur'un üzerinde ve bulunduğu araçta 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı ve 119 uncu maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri veya adli arama kararı ile arama yapılması gerektiği halde önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından, sanığın 10.01.2015 tarihli eylemi sabit kabul edilerek mahkûmiyete esas alınması, 2. 27.01.2015 tarihli olay yönünden ise; bozmaya uyulduğu ve bozma ilamı doğrultusunda ... Cumhuriyet Başsavcılığının... hakkındaki 2015/4828 ve Kader hakkındaki 2015/4826 sayılı soruşturma dosyalarının UYAP üzerinden gönderildiği belirtildiği halde, söz konusu dosyalara ait UYAP üzerinden gönderilen evrakın incelenmesinde bozma ilamında belirtilen eksik evrakın tespit edilememesi ve Mahkemece bu hususta ayrıca araştırma yapılmaması nedeniyle, Sunay ve Kader'in olay tarihinde başvurdukları hastahanenin tespiti ile bu hastahaneye müzekkere yazılarak...'a ve Kader'e ait hastahane kayıtları ile kan-idrar analiz raporlarının, ayrıca 2015/4828 ve 2015/4826 sayılı soruşturma dosyalarının aslı ya da onaylı örneklerinin denetime elverecek şekilde bir bütün halinde fiziki olarak dosya arasına alınması, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken eksik araştırma ile hüküm kurulması, Hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 11.02.2015 tarihli eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki hususlar dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 11.02.2015 tarihinde sanığın, hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan soruşturma yapılan ...'a uyuşturucu madde sattığı sabit ise de; 1. 10.01.2015 tarihli eylemde elde edilen delilin, atılı suçu birlikte işlediği sanık ... hakkında yukarıda (C-1)'de gösterilen gerekçede belirtildiği üzere hukuka aykırı elde edilmiş delil olduğu ve mahkûmiyete esas alınamayacağının gözetilmemesi, 2. 10.02.2015 tarihinde, hakkında iletişimin tespiti tedbiri uygulanan ve tanık Erkin ile iletişiminin tespiti sonucu fiziki takibe alınan sanığın, Erkin ile kendisine ait ikametin yakınlarında buluşacağının değerlendirildiği, nitekim Erkin'in aracı ile sanığa ait ikametin bulunduğu sokağa girip çıktığının görüldüğü, fiziki takip sonrasında Erkin'in aracının durdurulduğu ve Erkin'in cebinde 1 paket uyuşturucu maddenin bulunduğu olayda, suç üstü halinin varlığından söz edilemeyeceği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun'un ikinci maddesinin (e) bendi, yine aynı Kanun'un 161 inci maddesi ve 2259 sayılı Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu'nun ek 6 ncı maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısına derhal olayın haber verilip emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilerek Erkin'in üzerinde 5271 sayılı Kanun'un 116 ncı ve 119 uncu maddeleri uyarınca Cumhuriyet savcısından alınan yazılı arama emri veya adli arama kararı ile arama yapılması gerektiği halde önleme arama kararı ile yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delilin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı anlaşıldığından, sanığın eylemi sabit kabul edilerek mahkûmiyete esas alınması, 3. 27.01.2015 tarihli olay yönünden ise, sanık ... hakkında yukarıda (C-2) ile gösterilen bozma nedeni yerine getirildikten sonra, sanık hakkında sadece 11.02.2015 tarihli eylemin sabit kabul edildiği gözetilerek, sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının taktir ve tayini gerekirken eksik araştırma sonucu temel cezanın anılan madde uyarınca artırılması, Hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (A) harfi ile gösterilen bentte açıklanan nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, Dairemizce de benimsenen 12.07.1948 tarihli ve 163-121 sayılı, 07.12.1987 tarihli ve 322-588, 31.10.2012 tarihli ve 2011/777-2012/1819 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere, sanığın sirayet üzerine yeniden kurulan ve lehine olan yeni hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun'un 298 inci maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan vekili ... ile Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğuyla REDDİNE, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) harfi ile gösterilen bentte açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli ve 2018/714 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, C. Sanıklar Hasan ve Fehmi Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bentlerde açıklanan nedenlerle ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.03.2023 tarihli ve 2018/714 Esas, 2023/116 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'nin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.12.2023 tarihinde karar verildi. (K.O.) (K.O.) KARŞI OY GEREKÇESİ A) TARTIŞMANIN KONUSU: Tartışmanın konusunu, ilk hükmü temyiz etmeyen ya da süresinde olmadığı için temyiz isteği reddedilen sanığın, aynı olayın diğer sanıkları hakkındaki hükümlerin bozulması üzerine, bozmaya uyularak ve sirayet de kabul edilerek kurulan yeni hükmü temyiz etme hakkının bulunup bulunmadığı oluşturmaktadır. B) KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER: 1- 1412 sayılı Kanun'un, 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan hükümleri: a) “Hükmün bozulmasının diğer maznunlara sirayeti” başlıklı 325 inci madde: Hüküm, cezanın tatbikatında kanuna muhalefet edilmesinden dolayı maznun lehine olarak bozulmuşsa ve bozulan cihetlerin temyiz talebinde bulunamamış olan diğer maznunlara da tatbiki kabil olursa bu maznunlar dahi temyiz talebinde bulunmuşcasına hükmün bozulmasından istifade ederler. b) “Temyizi kabil olan ve olmayan hükümler” başlıklı 305 inci madde: Ceza Mahkemelerinden verilen hükümler temyiz olunabilir. Ancak, onbeş sene ve ondan yukarı hürriyeti bağlayıcı cezalara ait hükümler hiç bir harç ve masrafa tabi olmaksızın Yargıtayca resen tetkik olunur. 1. İki milyar liraya kadar (İki milyar dahil) para cezalarına dair olan hükümler, 2. Yukarı sınırı on milyar lirayı geçmeyen para cezasını gerektiren suçlardan dolayı verilen beraat hükümleri, 3. Bu Kanun ile sair kanunlarda kesin olduğu yazılı bulunan hükümler, Temyiz olunamaz. 2- 5271 sayılı Kanun'un ilgili hükümleri: a) “Hükmün bozulmasının diğer sanıklara etkisi” başlıklı 306 ncı madde: Hüküm, sanık lehine bozulmuşsa ve bu hususların temyiz isteminde bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanması olanağı varsa, bu sanıklar da temyiz isteminde bulunmuşçasına hükmün bozulmasından yararlanırlar. b) “Kanun yollarına başvurma hakkı” başlıklı 260 ıncı maddenin birinci fıkrası: Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır. C) KONUNUN İRDELENMESİ: Sanık ... ile temyiz dışı sanık ...'ın mahkûmiyetlerine ilişkin ilk hükümlerin sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20. Ceza Dairesince sanık ... ile temyiz dışı sanık ... hakkındaki hükümlerin bozulmasına ve bozmanın süresinde temyiz isteğinden vazgeçen İlknur'a sirayetine karar verilmiştir. Yerel Mahkeme bozmaya uymuş ve sirayeti de kabul ederek sanıklar... ile temyiz dışı sanık ... hakkında yeniden hüküm kurmuştur. Sanık ... hakkında hükmolunan ceza 8 yıl 4 ay hapis ve 5.000,00 TL adlî para cezasıdır. Bu hüküm sanık ... müdafii tarafından yasal süre içinde temyiz edilmiştir. Diğer sanık ... ile temyiz dışı sanık ... hakkındaki bozmaya uyularak ve sirayet kabul edilerek sanıklar Ömer ve İlknur ile temyiz dışı sanık ... hakkında yeniden hüküm kurulduğu için, ilk hüküm ortadan kalkmıştır. Ortadan kalkmış olan ilk hükmün kesinleştiğini ileri sürmek mümkün değildir. Hükümlere karşı, kural olarak temyiz yasa yolu açıktır. Yasa yolunun kapatılması için açık hüküm bulunmalıdır. Haklara ilişkin kurallar, dar yoruma tabi tutulamaz. Sirayet üzerine yeni bir hüküm kurulduğuna ve aksine bir yasal düzenleme bulunmadığına göre, ilk hükmü temyiz etmemiş ya da temyiz isteği süresinde olmadığı için reddedilmiş olsa bile sanıklar sirayet üzerine kurulan yeni hükmü temyiz edebilir. D) SONUÇ: Açıkladığımız nedenlerle; İlk hükme yönelik süresinde temyiz isteğinden vazgeçmiş olsa bile, sanık ... hakkında sirayet üzerine kurulan yeni hükmü sanık müdafiinin temyiz etme hakkının bulunduğu ve yasal süre içindeki temyiz isteği üzerine hükmün incelenmesi gerektiği kanısında olduğumuzdan, “temyiz yetkisi bulunmadığı gerekçesiyle temyiz isteğinin reddine” ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyoruz. 28.12.2023