Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/6838 E. 2024/17499 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/6838
- Karar No
- 2024/17499
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1086 E., 2020/2726 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün düzeltilerek onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2020 tarihli ve 2019/231 Esas, 2020/16 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları ile 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 10 yıl hapis ve 20.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. C. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca hükmün düzeltilerek onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Somut hiçbir delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Suç tarihinde yeşil reçeteye tabi olmayan ilaçlar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin altıncı fıkrası yönünden değerlendirme yapılamayacağına, 4. Evde bulunan esrarın sanığın günlük tüketeceği miktarda olduğuna, 5. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 6. Re'sen gözetilecek sebeplere ilişkindir. III. GEREKÇE A. Olay günü sanığın ikametinde ele geçirilen pregabalin etken maddesini içeren ilaçların, Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulu'nun 18.11.2019 tarihli ve 2019/3613 sayılı ve Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu'nun 15.07.2019 tarihli yazıları içeriğine göre suç tarihinden sonra, 01.04.2019 tarihinden itibaren yeşil reçeteye tabi ilaçlar kapsamına alınmış olması, söz konusu tabletlerin sayısı ve bulundukları yerlerin özelliğine göre satmak amacıyla bulundurulduklarına ilişkin delil bulunmaması, yine bu tabletleri kullanmanın suç oluşturmaması, sanığın ikametinde ele geçirilen esrar maddesinin ise miktarı itibariyle kullanma sınırı içinde kalması ve ele geçirildiği yer gözetilerek; sanığın kullanma amacı dışında bulundurduğuna dair savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı, eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi, B. Hüküm tarihinden sonra 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanması ile ilgili olarak 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanığın hukuki durumunun yeniden belirlenmesi zorunluluğu, Kabul ve uygulamaya göre de; C. Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine karar verildikten sonra kararda ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarı yerine, infazı kısıtlar şekilde karar verilmesi suretiyle 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranılması, hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine göre, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) bendi gereğince "İkametgahına en yakın bağlı bulunduğu polis merkezine haftada iki gün Pazartesi ve Cuma günleri en geç saat 08:00 dan 23:00'a kadar gitmek üzere imza karşılığı adli kontrol tedbiri uygulanmasına" şeklinde verilen adli kontrol tedbirinin KALDIRILMASINA, bu konuda ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir 23. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2024 tarihinde karar verildi.