Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/4731 E. 2024/17597 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/4731
- Karar No
- 2024/17597
- Karar Tarihi
... MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2021/2673 E., 2022/44 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.09.2021 tarihli ve 2020/282 Esas, 2021/298 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ile üçüncü fıkraları uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 16.660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. B. Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı (sanık aleyhine) ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Her ne kadar sanığın 188 inci maddesinin üçüncü ve beşinci maddeleri uyarınca cezalandırılması istenilmişse de, söz konusu dosya incelendiğinde suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına, 2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 3. Hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğunun 2020/3770 ve 2020/4332 sırasında kayıtlı emanetler konusunda talep halinde mahalli mahkemesince karar verilmesi mümkün görülmüştür. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve delillerin değerlendirilmesine, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmadığı anlaşılmakla; sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 1. Sanığa verilen adli para cezasının 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca taksitlendirilmesine ve taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmının tamamının tahsil edileceğine karar verildikten sonra kararda “ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarı" yerine "ödenmeyen adli para cezası nedeniyle sanığın Cumhuriyet savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılabileceğinin, bu yükümlülüğe uyulmaması halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğine" karar verilerek 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin dördüncü fıkrasının son cümlesine aykırı davranıldığı, 2. Her ne kadar hüküm fıkrasında Adli Emanetin 2020/3370 sırasında kayıtlı telefon ve sim kartın sahibine iadesine karar verilmişse de, söz konusu emanet numarasının dosya ile irtibatlı olmadığı halde karar verildiği, Değerlendirilmiş; bu iki hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesi gereği İlk Derece Mahkemesi hükmünün, 1. Hüküm fıkrasında sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmında yer alan “ödenmeyen adli para cezası nedeniyle sanığın Cumhuriyet Savcısının kararı ile kamuya yararlı bir işte çalıştırılabileceğinin, bu yükümlülüğe uymaması halinde ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin" ibaresinin çıkartılması ve yerine "ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” ibaresinin yazılması, 2. Hüküm fıkrasından "adli emanetin 2020/3370 sırasında kayıtlı telefon ve sim kartın sahibine iadesine" ibaresinin çıkartılması, Suretiyle, İlk Derece Mahkemesi hükmündeki hukuka aykırılığın DÜZELTİLEREK, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kocaeli 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.04.2024 tarihinde karar verildi.