Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/357 E. 2023/10838 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/357
Karar No
2023/10838
Karar Tarihi

T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükme temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun'un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.07.2021 tarihli ve 2021/235 Ezaz. 2021/333 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi ve 58 inci maddesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.10.2021 tarihli ve 2021/2577 Esas, 2021/2419 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 2. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyiz kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Suç tarihi olan 05.03.2021 günü görevlilerin, iki gün önce kolluk kuvvetlerine yapılan ihbarda belirtilen 34 TEV 59 plaka sayılı ticari taksi ile sanık ...'yı görmeleri üzerine aracın yanına gittikleri, sanık araçtan aşağı davet edildiği sırada elinde bulunan ekranı açık cep telefonuna "1 tane bırak 700 TL al" şeklinde mesaj geldiğinin görüldüğü, (bu mesaj kaydı ve ekran görüntüsü dosyada olmasa da sanık tarafından kaçamaklı olarak kabul edildiği, bu nedenle geçerli bir kanıt olarak kabul edilmesi gerektiği) sanığın yapılan kaba üst aramasında mont bilek kısmında şeffaf poşetlerin sarktığının görülerek yapılan kontrolde 11 adet satışa hazır şekilde kilitle poşetle paketlenmiş daralı ağırlığı toplamda 8.65 gram gelen ve uzmanlık raporunda net ağırlığı 6,6 gram olan maddenin %39.48 kokain içerdiği belirlenen maddenin ele geçirildiği, sanığın kullanımında bulunan araç ve aracı kullanan şahsa dair olay tarihinden öncesinde yapılan ayrıntılı bilgiler içeren ihbar ve içeriği, tutanak tanığının olay anına dair uyuşturucu maddeleri ne şekilde ele geçirdikleri hususundaki anlatımları, bunlara ek olarak sanığın yakalanma anında telefonuna gelen mesaj içeriği, ele geçen uyuşturucu maddenin cins ve miktarı, maddelerin ele geçirilme şekli, uzmanlık raporu, düzenlenen tutanaklar ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında; sanığın suçtan kurtulmaya yönelik savunması karşısında ele geçirilen maddenin niteliği ve ele geçirilme şekli ile telefon ekranında olduğu tespit edilen mesaj kapsamında eyleminin sabit olduğu gerekçesiyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince, hükme yapılan eleştiri dışında isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, dosyada mevcut delillerin suçun sübutunu tayinde yeterli olduğu ve sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak, hükümde aşağıda belirtilen neden dışında hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Ancak; Sanığın tekerrüre esas alınan ilamı yönünden, 5275 sayılı Kanun'un 108 inci maddesinin üçüncü fıkrasında "ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez" düzenlemesine yer verilmiştir. Buna göre, sanık hakkında birinci tekerrür şartlarının oluşması nedeniyle tekerrür hükümleri uygulandıktan ve tekerrür uygulanan mahkûmiyet kesinleştikten sonra, yeniden tekerrür hükümlerinin uygulanmasını gerektiren bir suçun işlenmesi halinde ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanacak ve hükümlü artık koşullu salıvermeden yararlanamayacaktır. Ancak, ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için, ilk kez mükerrirlere özgü infaz rejiminin 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesi kapsamında uygulanması gerekmektedir. Somut olayda birinci kez mükerrirliğe esas İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/158 Esas, 2017/221 Karar sayılı kararındaki tekerrür uygulaması, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 18.03.2019 tarihli ve 2018/2354 Esas, 2019/1719 Karar sayılı kararıyla hükümden çıkartılmak suretiyle düzeltilerek onandığı, buna dayanılarak sanık hakkında ikinci defa mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanması şartlarının bulunmadığı; sanık hakkında adli sicil kaydında yer alan ve tekerrüre esas alınan İstanbul 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/158 Esas, 2017/221 Karar sayılı kararı nedeniyle birinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, ikinci kez mükerrirlik hükümlerinin uygulanmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 14.10.2021 tarihli ve 2021/2577 Esas, 2021/2419 Karar sayılı kararının BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 303 üncü maddesi gereği tekerrüre ilişkin kısım hükümden çıkartılarak yerine "sanık hakkında hükmolunan cezanın 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci fıkraları gereğince birinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına," ibaresinin yazılması, Suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin hükmündeki hukuka aykırılıkların DÜZELTİLEREK, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 21. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/357, K. 2023/10838, T. 11.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-357-e-2023-10838-k-ca7d2a710882