Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2022/12235 E. 2024/20367 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12235
Karar No
2024/20367
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/1582 E., 2022/1331 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükümlerin düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükümlerin onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I.HUKUKİ SÜREÇ

A. Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.03.2022 tarihli ve 2021/275 Esas, 2022/79 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca 16 yıl 8 ay hapis ve 33.320,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

B. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,

B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle;

1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Eylemin uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu oluşturacağına, 3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve ilişkindir.

III. GEREKÇE

Sanıklar ... ile ...'in, Bulgaristan'dan uyuşturucu maddelerin temini için görüşme yaptıkları temyiz dışı sanık ... kanalıyla söz konusu uyuşturucu maddelerin ülkeye sokulmasını sağladıkları, devamında da uyuşturucu maddeyi almaya gelerek fiil üzerinde ortak hakimiyet kurmak suretiyle atılı

suçu aynı yönde fikir ve eylem birliği oluşturacak şekilde hareket ederek işledikleri anlaşıldığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca artırım yapılmayarak eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfına ve sübutuna, delillerin değerlendirilmesine, delillerin hukuka uygun olarak toplandığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin kararında sanık ... ve sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY GEREKÇESİ

02.07.2021 tarihli arama, olay tespit, yakalama, bilgi verme ve talimat alma tutanağına göre, aynı gün saat saat 05:34’de şoförü olduğu tır ile Türkiye'ye giriş yapmak üzere Hamzabeyli Gümrük Sahasına gelen temyiz dışı sanık ...'in polis pasaport giriş ve gümrük tescil işlemleri sonrasında Hamzabeyli Gümrük Müdürlüğü personeli tarafından yapılan kabin dolap kontrollerinde çekici kabininde üst yatağın üzerindeki çantalardaki şeffaf poşetler içerisinde suça konu uyuşturucu maddelerin ele geçirildiği olayda; yapılan yargılama sonucunda sanıkların uyuşturucu madde ithal etme suçunu işlediklerinden bahisle mahkûmiyetlerine karar verilmiş ise de;

Olay tutanağı ve dosyada mevcut diğer belgeler incelendiğinde, Hamzabeyli Gümrük Sahasında yapılan işlemler sırasında temyiz dışı sanık ...'un aracında yapılan arama neticesinde uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, görevlilerin müdahalesi nedeniyle sanığın aracında bulunan uyuşturucu maddeyi gümrükten geçiremediği, dolayısıyla sanıkların işlediği kabul edilen uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunun tamamlanmadığı ve teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmaktadır.

Doktrinde ithal, “uyuşturucu ve uyarıcı maddelerin maddeten, Türkiye’nin siyasi sınırlarının her hangi bir yerinden sokulması” (Erman/Özek’ten aktaran: Birsen Elmas, Uyuşturucu ve Uyarıcı Madde Suçları, Adalet Yayınevi, Ankara 2020, s. 63) olarak tanımlanmakla birlikte, gümrük (sınır) kapılarının bulunduğu yerlerde uyuşturucu maddenin Türkiye’ye sokulabilmesi için gümrük kontrol noktasından herhangi bir şekilde geçirilmesi gereklidir. Gümrük kontrolünün amaçlarından biri kaçak veya yasak eşyanın ülkeye girişinin önlenmesi olup, gümrük işlemleri sırasında uyuşturucu veya uyarıcı maddenin polis ya da gümrük görevlisi gibi yetkililer tarafından yakalanması halinde, maddenin ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, ithal suçunun tamamlandığından söz edilemez. Zira uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme, esas itibariyle maddenin ülkeye sokulduktan sonra satılması, satışa arz edilmesi ya da başkalarına verilmesi gibi kullanmak amacı dışındaki eylemlerin icrasına yönelik olarak işlenen bir suç olup, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin gümrük işlemleri sırasında yakalanması halinde, elverişli hareketlerle doğrudan doğruya ithal suçunun icrasına başlayan failin elinde olmayan nedenlerle, uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ülkeye sokulmasına engel olunarak ithal suçunun tamamlanması ve aynı zamanda maddenin ülke içinde satışı, satışa arz edilmesi ve başkalarına verilmesi gibi tasarruflarda bulunulması önlenmektedir.

Yukarıda açıklanan görüş doktrinde de bir kısım yazarlar tarafından benimsenmektedir. Örneğin İltaş, “Gümrük kapısı olan yerler bakımından suça konu olan ve saklanan/bildirilmeyen maddenin gümrük işlemleri sırasında yetkililer tarafından yakalanması halinde failin tamamlanmış ithal suçundan dolayı değil de ithal suçuna teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerektiği” görüşündedir (Yiğit İltaş, Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde İmal ve Ticareti Suçu, Adalet Yayınevi, Ankara, 2020, s. 192).

Savaş/Mollamahmutoğlu’na göre de, “ithal suçu: maddenin ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak yabancı ülkeden yurda gümrükte saklanarak veya beyan edilmiyerek sokulması ile tamamlanır. Fail gümrükte işlemler sırasında yakalanmış ise suç tamamlanmamıştır. Eylem … teşebbüs derecesinde kalmıştır.” (Vural Savaş-Sadık Mollamahmutoğlu, Türk Ceza Kanununun Yorumu, 3. Cilt, Seçkin Yayınevi, Ankara 1999, s. 3609-3610).

Somut olayda, temyiz dışı sanık ... Türkiye 'ye giriş yaparken aracında bulunan uyuşturucu maddeler gümrük işlemleri sırasında görevliler tarafından yapılan aramada ele geçirilmiştir. Dolayısıyla, görevlilerce uyuşturucu maddenin gümrükten geçirilmesine ve ülkeye sokulmasına engel olunduğundan, sanıklar elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icrasına başladıkları uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçunu, ellerinde olmayan nedenlerle tamamlayamamış ve işledikleri suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Temyiz dışı sanık ...'un etkin pişmanlıktan yararlanmak istemesi üzerine görevlilerin refakatinde sanığa ait tır ile gümrük sahasından çıkarılması sonrasında yapılan işlemler diğer sanıkların yakalanmasına ve delil teminine yönelik olup suçun teşebbüs aşamasında kaldığı gerçeğini değiştirmemektedir.

Bu itibarla, temyiz dışı sanık ... ile sanıklar ... ve ...'in birlikte işledikleri uyuşturucu veya uyarıcı madde ithal etme suçu teşebbüs aşamasında kaldığından, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca tayin edilen cezadan 5237 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi uyarınca indirim yapılması gerekirken, sanıkların eylemleri tamamlanmış suç olarak kabul edilmek suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırıdır.

Yukarıda açıklanan nedenlerle; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesi hükmünün bozulmasına karar verilmesi yerine, Bölge Adliye Mahkemesi hükmüne yönelik temyiz istemlerinin esastan reddine ilişkin çoğunluk kararına iştirak etmiyorum. 13.06.2024

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2022/12235, K. 2024/20367, T. 13.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2022-12235-e-2024-20367-k-f37b2ada4294