Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/4502 E. 2024/164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/4502
- Karar No
- 2024/164
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/845 E., 2016/147 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin, hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Sanık hakkında, Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan dolayı başlatılan soruşturmada, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 6545 sayılı Kanun ile değişik 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiştir. 2. Sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin gerektirdiği yükümlülüklere uymadığının bildirilmesi üzerine Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 54 üncü maddesi, 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. 3. Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/845 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesinin altıncı fıkrası uyarınca 1 yıl hapis cezası ile hak yoksunluğuna hükmedilmiştir. 4. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteği özetle; hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR (İLK DERECE MAHKEMESİNİN KABULÜNE GÖRE) Sanık hakkında, uyuşturucu madde kullanmaktan soruşturma başlatıldığı, hakkında Çarşamba Cumhuriyet Başsavcılığınca tedavi amaçlı denetimli serbestlik kararı verilerek, kamu davasının açılmasının ertelendiği, fakat infaz aşamasında Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün kendisine iki kez tebligat yapmasına rağmen davete ısrarla icabet etmediği gerekçesiyle mahkûmiyetine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE Suç tarihinden önce 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasının olaya tatbik kabiliyeti bulunup bulunmadığının tesbiti açısından; sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı, bu suç tarihinden önce açılmış başka bir dava veya soruşturma olup olmadığının, varsa sanığın bu suçu diğer davaya konu olan suç nedeniyle verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra verilmiş olan bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı uyarınca tabi tutulduğu tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında işleyip işlemediğinin ve önceki dava sonucunun araştırılması, gerektiğinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğünden suç tarihinde sanığın infazda olan başka bir tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri kararının bulunup bulunmadığı sorulup belirlendikten sonra; a. Sanık bu suçu, daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi'' kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ise; 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değiştirilen 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrasında öngörülen “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıca madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz" hükmü uyarınca, ikinci suçtan açılan bu davanın kovuşturma şartının ortadan kalkması nedeniyle, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca "davanın düşmesine" ve tedavi ve/veya denetimli serbestlik kararı veren ilgili mahkemeye ya da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı veren ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar verilmesi, b. Sanık bu suçu daha önce işlediği suçtan dolayı verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş değilse veya daha önce işlediği suçtan dolayı yapılan kovuşturma aşamasında hükmolunan tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbirinin infazı sırasında veya 6545 sayılı Kanun'la değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca verilmiş bir "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararının denetim süresi içinde işlemiş ve önceki suçtan mahkûmiyet dışında bir hüküm verilmiş ise de; Sanık hakkında, 6545 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile birlikte verilen tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının içeriğinde, sanığın bu karara itiraz hakkı bulunduğuna ilişkin, itiraz süresi ve merciinin de gösterilmemesi suretiyle usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile, 03.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartlarının oluşmadığı, ancak; UYAP’tan ve adli sicil kaydından yapılan incelemede; sanığın 13.04.2015 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle 11.12.2015 tarihinde kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, sanığın yükümlülüklerine uymaması nedeniyle 17.06.2016 tarihli iddianame ile hakkında kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucu Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2016/379 Esas, 2017/387 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği, kararın kesinleştiği anlaşılmakla; Bu kapsamda 25.02.2015 ve 13.04.2015 tarihli eylemler nedeniyle iki ayrı kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği birlikte değerlendirildiğinde; sanık hakkında birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemeyeceği, erteleme kararının kesinleşmesinden önceki tüm eylemlerin tek suç olarak kabulü gerektiği, 03.03.2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının dördüncü paragrafta açıklandığı üzere kesinleşmediği, 13.04.2015 tarihli eylem nedeniyle 11.12.2015 tarihinde verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun şekilde kesinleşmiş olması halinde sanık hakkında tek suç nedeniyle mahkûmiyet kararı verileceği, temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşılması gerekeceği anlaşıldığından, Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.07.2017 tarihli ve 2016/379 Esas, 2017/387 Karar sayılı dava dosyasının aslı ya da onaylı sureti dosya arasına alınarak, eylemlerin tek suç olup olmadığı tartışılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, nedenleriyle hukuka aykırılık görülmüştür. V. KARAR Başkaca yönleri incelenmeyen Çarşamba 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.02.2016 tarihli ve 2015/845 Esas, 2016/147 Karar sayılı kararının, gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.01.2024 tarihinde karar verildi.