Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/8341 E. 2023/7606 K. – Özel Belgede
Konu: Özel Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/8341
- Karar No
- 2023/7606
- Karar Tarihi
- Konu
- Özel Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/240 E., 2016/375 K. SUÇ : Özel belgede sahtecilik HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1.Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2013 tarihli ve 2012/352 Esas, 2013/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 207 nci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, bu karar 06.02.2013 tarihinde kesinleşmiştir. 2. Sanığın,Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/403 Esas, 2016/99 Karar sayılı kararı ile denetim süresi içerisinde 20.07.2015 tarihinde işlediği, kasten yaralama suçundan mahkûmiyetine karar verilmiş ve bu kararın 01.03.2016 tarihinde kesinleşmesi üzerine işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur. 3. Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/240 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararı ile Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.01.2013 tarihli ve 2012/352 Esas, 2013/15 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı aynen açıklanarak, sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 207 nci maddesinin birinci fıkrası 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Sanığın temyiz isteği; mahkemece hakkında usul ve yasaya aykırı olarak verilen hükmün bozulmasına ilişkindir. 2. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık ...'ın eyleminin, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve sanığın lehine olan 5809 sayılı Kanun'un 56 ve 63 üncü maddelerine uyduğu, belirtilen maddeler gereğince sanığın eyleminin ön ödemeyi gerektirdiği, sanığa ön ödeme teklifinde bulunulması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde sanığa fazla ceza tayinine gidilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Hakkında özel belgede sahtecilik suçu ve nitelikli hırsızlıktan dava açılan ...'in olay tarihinde sanık ...'in ... Telekom isimli iş yerine gittiği ve babası ...'in nüfus cüzdanı fotokopisi götürüp, babasının imzasını taklit ederek 538 ... 07 .. nolu hattı çıkardığı anlaşılmıştır. 2. Sanık savunmasında özetle," Olay günü kızı ile birlikte işyerime geldi, Turkcell hat almak istediğini söyledi, ben işyerim kalabalık olduğu için abonelik sözleşmesini müştekinin önüne bıraktım, daha sonra işyerimde bulunan müşterilerimle ilgilenmeye başladım, ayrıca kimlik fotokopisi çekiyordum, işlerimi bitirip müştekinin yanına döndüğümde abonelik sözleşmesindeki kısım imzalanmıştı." şeklinde beyanda bulunmuştur. 3. ... beyanında özetle,... Telekom isimli iş yerine babasının nüfus cüzdan fotokopisini götürdüğünü, babasının imzasını taklit ederek 0538 ... 07 .. nolu hattı aldığını beyan etmiştir. 4. ... Kriminal Polis Laborutavurı Müdürlüğü'nün 10/05/2012 tarih ve BLG-12-1176 sayılı ekspertiz raporuna göre; abonelik sözleşmesi aslında bulunan imzaların kıyasen ... elinden çıkmadığı, hakiki imzalarının model alınması suretiyle adına sahte olarak atıldıkları kanaatine varıldığı bildirilmiştir. 5. Mahkemece tüm dosya kapsamına dayanılarak sanık hakkında özel belgede sahtecilik suçu işlediği sabit görülerek temyize konu mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE 1.Sanığın mağdur adına sahte GSM abonelik sözleşmesi düzenlemek suretiyle özel belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle açılan kamu davasında; hükümden önce 19.02.2014 tarih ve 28918 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 6518 sayılı Kanunun 104 üncü ve 105 inci maddeleri ile değişik 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 63 üncü maddesinin 10 uncu fıkrası ile yaptırıma bağlanan 56 ncı maddesinin 4 üncü fıkrasındaki "Kişinin bilgisi ve rızası dışında işletmeci veya adına iş yapan temsilcisi tarafından abonelik tesisi, işlemi veya elektronik kimlik bilgisini haiz cihazların kayıt işlemi yapılamaz ve yaptırılamaz, bu amaçla gerçeğe aykırı evrak düzenlenemez, evrakta değişiklik yapılamaz ve bunlar kullanılamaz" ve 5. fıkrasındaki "Gerçeğe aykırı evrak düzenlemek veya değiştirmek suretiyle kişinin bilgi ve rızası dışında tesis edilmiş olan abonelikler kullanılamaz" hükümleri gereğince, özel hüküm niteliğinde bulunan ve lehe olan 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 56 ncı maddesindeki düzenleme dikkate alınarak, sanığa usulüne uygun şekilde ön ödeme ihtarı yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurulması, 2. Sanığın eylemine uyan 5809 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda ön ödemenin gerçekleşmemesi halinde; hükümden sonra, 16.03.2021 tarih ve 31425 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli, 2020/81 Esas ve 2021/4 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 31 nci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerekliliği, 3. Hükümden sonra 05.07.2022 tarih ve 31887 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7417 sayılı Kanun'un 52 nci maddesi ile 5809 sayılı Kanun'a eklenen “Dava ve Cezaların ertelenmesi” başlıklı Geçici 7 nci madde ile “Kovuşturma evresinde, kovuşturmanın ertelenmesine karar verilir.” hükmü gereğince sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4. Kabule göre de; a. 27.10.2011 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 27/10/2012 olarak yazılması, b.Suça konu sözleşmenin aslının veya onaylı bir suretinin denetime olanak verecek şekilde dosyaya konulması gerekiğinin gözetilmemesi c.15.04.2020 tarihinde yürürlüğe giren 7242 sayılı kanun'un 10 uncumaddesi ile Türk Ceza Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine "ertelenen veya" ibaresinden sonra gelmek üzere, sanık lehine olarak eklenen "denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen" ibarelerinin gözetilmesinde zorunluluk bulunması, Nedenleriyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Elmalı Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/240 Esas, 2016/375 Karar sayılı kararına yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.10.2023 tarihinde karar verildi.