Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/16788 E. 2024/24620 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2021/16788
Karar No
2024/24620
Karar Tarihi

TUTUKLU İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/1595 E., 2021/239 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında istinaf başvurularının esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Sanık ... hakkında hükmün incelenmesine yer olmadığına 2. Sanıklar ...ve ... hakkında temyiz istemlerinin reddi 3. Sanık ... hakkında bozma 4. Diğer sanıklar hakkında temyiz istemlerinin esastan reddiyle hükümlerin onanması Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 08.04.2021 tarihinde sanıklar ...ve ... ile müdafilerine tefhim edildiği, 5271 sayılı CMK'nın 291. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen on beş günlük yasal süresinde temyiz edilmeyen kararın, sanıklar müdafii tarafından 23.06.2021 tarihli dilekçe ile temyiz edildiği anlaşılmakla; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05.07.2022 tarihli ve 2022/7-221 Esas, 2022/529 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, 5271 sayılı CMK'nın 295. maddesinde belirtilen sürelerde temyiz nedenlerini bildirir dilekçe verilmesi gerektiği, aksi halde sebep yokluğundan temyiz isteminin reddedileceği hususunda ihtar yapılması gerektiği halde yapılmadığı, bu nedenle temyiz yasa yoluna başvuru yöntemi konusunda sanıklar ve müdafilerinin yanıltıldığı anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyiz etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesince, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine karar verilmiştir. B. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve sanıklar ... ile ... yönünden re'sen de istinafa tabi olan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. B. Sanıklar ...ve ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin ve 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanma koşullarının oluşmadığına, İlişkindir. E. Sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 39/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, İlişkindir. F. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, 4. 5237 sayılı TCK'nın 39/1. maddesinin uygulanma koşullarının oluştuğuna, İlişkindir. G. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. H. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. I. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. J. Sanık ... ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. K. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Hükmün sanık müdafii tarafından temyiz edilmesinden sonra sanığın tutuklu bulunduğu ceza infaz kurumundan gönderdiği 24.08.2021 ve 30.08.2021 tarihli dilekçeleri ile temyiz isteminden feragat ettiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşılmakla; 5271 sayılı CMK'nın 266/1. maddesi gereğince temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının incelenmeksizin iade kararı vermek gerekmiştir. B. Sanıklar ...Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde: Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, 5237 sayılı TCK'nın 37. maddesi kapsamında "fail" olan sanıklar hakkında yardım etme" hükümlerinin uygulanamayacağı, sanıkların beyanları ile kendi suçlarını ya da suç ortaklarının suçunu ortaya çıkarmadıkları belirlendiğinden haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükmün İncelenmesinde: 1. İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, suçun vasfı ile 11.04.2018 tarihli eylemin sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıda belirtilenler dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 2. Sanığın 11.04.2018 tarihli eyleminde tanık...'a esrar sattığı sabit ise de; 03.04.2018 tarihinde tanık Gökhan'a amfetamin etken maddesini içeren hap sattığına ve 10.04.2018 tarihinde 18 yaşından küçük olan tanık ...'ye sentetik kannabinoid satan sanık ...'ın eylemine iştirak ettiğine dair soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişim tespiti tutanakları içerikleri haricinde, kuşku sınırlarını aşan, mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla; tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi yerine, 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinin 2. cümlesi, 188/4-a, 188/5 ve 43/1. maddelerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde: 1. Sanıklar ... ve ...'in aşamalardaki savunmaları, fiziki takip tutanakları ve iletişimin tespiti tutanakları içeriği ile tüm dosya kapsamına göre; sanıklar ... ve ...'nın evinde 20.04.2018 tarihinde ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanıklar ..., ... ve ...'nın satmak amacıyla beraber bulundurdukları kabul edilerek yapılan incelemede; 2. Sanıklar ..., ... ve ... yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin; sanık ... yönünden ise Bölge Adliye Mahkemesinin suçun vasfı ile sanık ...'nın 10.04.2018, 11.04.2018 ve 20.04.2018 tarihli eylemlerinin, sanıklar ... ve ...'in 20.04.2018 tarihli eylemlerinin, sanık ... ...'in 13.04.2018, 19.04.2018 ve 20.04.2018 tarihli eylemlerinin sübutuna ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla sanıklar müdafilerinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümlerde açıklanan gerekçeler, tüm dosya kapsamına göre usûl ve yasaya uygun bulunarak, aşağıdakiler dışında hükümlerde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. 3. Sanık ...'in 20.04.2018 tarihli eylemi gerçekleştirdiği sabit ise de; 03.04.2018 tarihinde tanık Gökhan'a amfetamin etken maddesini içeren hap sattığına, 10.04.2018 tarihinde 18 yaşından küçük olan tanık ...'ye sentetik kannabinoid satan sanık ...'ın eylemine iştirak ettiğine, 11.04.2018 tarihinde tanık....'a esrar sattığına dair soyut ve değişik anlamlara gelebilecek iletişim tespiti tutanakları içerikleri haricinde, kuşku sınırlarını aşan, mahkûmiyete yeterli ve kesin delil bulunmadığı anlaşılmakla; tek eylemi sabit olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 43/1. maddesi ve 10.04.2018 tarihli eyleminin sabit olmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesinin ikinci cümlesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, 4. İletişimin tespiti tutanakları, fiziki takip ve yakalama tutanağı incelendiğinde; 20.04.2018 tarihli eylemde, sanık ... ile beraber uyuşturucu madde ticareti yaptığını bildiği sanık ...'ya İstanbul ilinden getirilecek uyuşturucu maddenin parasını teslim eden ve uyuşturucu maddeyi getiren sanıklar ... ve ...'yı sanık ... ile birlikte karşılamaya giden sanık ...'nın, sanıklar... ve ... ile aynı eylem ve fikir birliği içinde bulunduğu sabit olduğu halde, hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/5. maddesinin uygulanmaması, 5. Sanık ... ...'in 13.04.2018, 19.04.2018 ve 20.04.2018 tarihli olaylardan sorumlu tutulduğu, sanık ...'nın 10.04.2018, 11.04.2018 ve 20.04.2018 tarihli olaylardan sorumlu tutulduğu ve tüm eylemler bir bütün halinde değerlendirilerek sanık ... ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 188/4-a-b, 5, 43/1, 62. maddelerinin, sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3. ikinci cümle, 188/4-a, 5, 43/1, 62. maddelerinin uygulandığı anlaşılmakla, sanıkların sorumlu tutulduğu eylemler yönünden ayrı ayrı uygulama yapıldıktan sonra daha ağır sonuç doğuran suç esas alınarak takdir edilecek temel ceza üzerinden TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılarak belirlenecek ceza ile hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme İlişkin Temyiz İsteminin İncelenmesinde: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle dava dosyasının Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMESİNE YER OLMADIĞINA, B. Sanıklar ...Hakkında Kurulan Hükümlere İlişkin Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde: Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkında salıverilme taleplerinin REDDİNE, C. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümlerin İncelenmesinde; Gerekçe bölümünün (C) ve (D) bentlerinde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısı ve sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenleri ile tutuklu kalınan süreler ve tutuklama koşullarında değişiklik olmaması dikkate alınarak sanıklar ..., ..., .. ve.... hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, salıverilme istekleri yönünden Başkan Vekili ... ...'ün karşı oyu ve oy çokluğuyla, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2. maddesi uyarınca Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 18. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir suretinin ise Eskişehir 3. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.11.2024 tarihinde karar verildi. KARŞI OY GEREKÇESİ (Sanıklar ..., ..., ... ve ... yönünden) 1. Avrupa İnsan Haklarını ve Temel Hürriyetleri Koruma Sözleşmesi (AİHS)'nin başlangıç bölümü ve 53. maddesi hükümlerine göre; a) AİHS insan haklarını ve temel özgürlükleri asgari ölçüde koruyan bir sözleşmedir. Zamanla koruma sınırlarının genişletilmesi amaçlanmıştır. b) AİHS'ye taraf olan devletler, iç hukuklarında insan haklarını ve temel özgürlükleri daha fazla koruyacak düzenlemeler yapabilirler veya bu konuda başka bir sözleşmeyi kabul edebilirler. AİHS'nin hiçbir hükmü, bu nitelikteki düzenlemelere aykırı düşecek şekilde yorumlanamaz. Başka bir anlatımla, AİHS'ye taraf olan devletlerin, iç hukuklarında veya kabul ettikleri başka bir sözleşmede yer alan insan haklarını ve temel özgürlükleri daha fazla koruyan hükümlerin, AİHS'ye aykırılığı ileri sürülemez. 2. AİHS'nin 5. maddesine göre, tutuklu bulunan herkesin, makûl bir süre içinde serbest bırakılmaya hakkı vardır. Tutukluluk, makûl süreden fazla olamaz. 3. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, AİHS'nin 5. maddesindeki tutuklulukta geçecek “makûl süre” kavramını yorumlarken, bu sürenin ilk derece mahkemesinin mahkûmiyet hükmünden sonraki aşamayı kapsamadığını kabul etmiştir. Ancak AİHS'nin başlangıç bölümü ile 53. maddesine göre, sözleşmeye taraf olan devletler kendi yasalarında sanığın özgürlüğünü daha fazla koruyucu hükümlere yer verebilirler. Bu nitelikteki hükümlerin AİHS'ye aykırılığı ileri sürülemez. 4. 5271 sayılı CMK'nın 2, 102 ve 104. maddeleri ile CGTİHK'nın 4. maddesine göre; a) İddianamenin kabulünden, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evre, kovuşturma evresidir. b) Suç şüphesi altında bulunan kişinin, iddianamenin kabulünden, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evredeki sıfatı sanıktır. c) Sanığın, hakkındaki mahkûmiyet hükmünün kesinleşmesinden, hükmün infaz edildiği tarihe kadar geçen evredeki sıfatı ise hükümlüdür. d) 5271 sayılı CMK'nın 102. maddesinde düzenlenen azami tutukluluk sürelerine, hükmün kesinleşmesine kadar geçen süreler de dahildir. 5. Diğer yandan, aynı dava içinde birden fazla suç nedeniyle tutuklama kararı verilmiş olması durumunda da, tutuklamayla ilgili azami süre bir kez uygulanır. 6. Somut olayda; sanıklar ..., ..., ... ve.... tutuklandıkları 24.04.2018 tarihinden bu güne kadar 5 yılı aşkın süre geçmiş olup, 5 yıllık azami süre dolmuştur. Bu nedenle adı geçen sanıkların salıverilmeleri gerektiği kanısını taşıdığımdan çoğunluğun salıverilme taleplerinin reddine ilişkin görüşüne katılmıyorum. 04.11.2024

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2021/16788, K. 2024/24620, T. 04.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2021-16788-e-2024-24620-k-ea9cd28d30c8