Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2021/13043 E. 2024/76 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/13043
- Karar No
- 2024/76
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/9 E., 2016/165 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatı ile) 26.02.2016 tarihli ve 2016/106 Esas, 2016/65 Karar sayılı kararı ile Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin (Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi sıfatı ile) 11.04.2016 tarihli ve 2016/40 Esas, 2016/152 Karar sayılı kararı ile Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin 2016/40 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararı ile; Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Sanık ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 40,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık her ne kadar uyuşturucu madde sattığını kabul etse de, beyanlarına itibar edilmemesi, kaldı ki; kendisi 18 yaşından küçük olup atılı suçlamanın anlam ve önemini anlayacak nitelikte olmadığına, 3. Sanığın uyuşturucu madde sattığına ilişkin şüpheden uzak kesin delil mevcut olmadığına, İlişkindir. B. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Sanık suçu işlemediği halde ceza aldığına, 3. Somut olayda sadece şüpheye dayalı olarak mahkûmiyet hükmü kurulduğuna, 4. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Suça karışan şahısların suç unsurlarıyla beraber yakalanabilmesi için yapılan çalışmalarda, 01.12.2015 günü saat:20:10 ve 20:20 sıralarında haklarında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan ... ... ve ... isimli şahısların durumlarından şüphelenen polisin adı geçenleri durdurduğu, üzerlerinde esrar aktif maddelerinden THC ihtiva eden hint keneviri bitki parçalarının çıktığı, bu şahısların uyuşturucu maddeleri para karşılığında satın aldıklarını ve uyuşturucuyu aldıkları yeri güvenlik güçlerine gösterdikleri, bu doğrultuda sanık ...'in gayri resmi eşi diğer sanık ... ile birlikte yaşadıkları evinde yapılan aramada, oda içerisinde sedirin üzerinde ... ve ...'dan elde edilen maddelerin sarılı olduğu çizgili defter yaprağı ele geçirildiği, sanık ...'un üzerinde yapılan aramada, daralı tartımında hint kenevir bitki parçaları ile MDMA ihtiva eden maddelerin ele geçirildiği, ...'ın soruşturma aşamasında sanık ...'i canlı teşhis ederek kendisine uyuşturucu maddeyi satan kişinin sanık ... olduğunu beyan ettiği, soruşturma aşamasına canlı teşhis yapan tanıkların yargılama aşamasında dış etkenlerden çekinerek teşhis yapmada sıkıntı gösterdikleri müşahede edildiğinden, duruşmaya katılmayan tanık ...'ın polisteki ifadesiyle yetinildiği, kaldı ki, suça sürüklenen çocuk ...'un duruşma anında verdiği savunmasında, sanık ... ile birlikte hareket ettiğini ortaya koyduğu, ayrıca ifadesine başvurulan tutanak tanığı polis memurlarının beyanlarının da sanık ... yönünden kesin kanıt olarak değerlendirilmesi nedeniyle tanık ...'ın dinlenmesinde zorunluluk görülmediği, diğer taraftan sanık ...'un uyuşturucu maddeyi bir şahsa verdiğini, ancak karşılığında para almadığını belirten ifadesinin esasen ikrar niteliğinde olduğu, uyuşturucu maddenin para karşılığı veya karşılıksız olarak nakledilmesinin suçun oluşumuna olumlu veya olumsuz herhangi bir katkısının bulunmadığı, kaldı ki; dosyada ifadeleri bulunan polis memuru tanıkların beyanlarının da sanık ...'un atılı suçu işlediği yönünde kesin kanıt niteliğinde olduğu, 01.12.2015 tarihindeki olaydan sonra, kolluk görevlilerinin 26.12.2015 tarihinde saat:00:30 sıralarında sanık ...'un elinde bir poşet olduğunu görerek durumundan şüphelenip poşet içine baktıklarında beyaz çizgili kağıda sarılı dokuz çıkın halinde esrar ile bir çıkın halinde beyaz çizgili kağıda sarılı 12 adet MDMA ihtiva eden hapın ele geçirildiği, Tanıkların anlatımları, ev ve üst arama tutanaklarının içeriği, uzmanlık raporu, tanık ...'ın soruşturma aşamasındaki canlı teşhisi karşısında, sanıkların savunmalarının inandırıcı olmadığı, kendilerini cezadan kurtarmaya yönelik olduğu, dolayısıyla; savunmalarına itibar etme olanağının bulunmadığı, bu suretle sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticaretini yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine, Sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin tatbiki istenilmiş ise de; özellikle uyuşturucu madde kullanan ve polis tarafından yakalanan tanık ...'in soruşturma aşamasında dahi teşhis yapmada güçlük çekmesi nedeniyle farklı zamanlarda farklı kişilere uyuşturucu madde satıldığı yönünde net bir durum ortaya konulmadığı için koşulları oluşmadığından sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinin uygulanmasının gerekmediği sonuç ve kanaatine karar verildiği anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında; a. 26.12.2015 Tarihli Birleşen Dosyadaki Eylem Yönünden; 26.12.2015 tarihli birleşen dosyadaki eylem yönünden, mahkemesince hüküm kurulmadığı anlaşılmakla; mahkemesince zamanaşımı süresi içerisinde karar verilmesi mümkün görülmüştür. b. 01.12.2015 Tarihli Eylemlere İlişkin Kurulan Hüküm Yönünden; Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olan sanık hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun (5395 sayılı Kanun) 35 inci maddesi uyarınca sosyal inceleme raporunun alınmaması ve alınmama gerekçesinin hükümde gösterilmemişse de, sanığın 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle telafisi mümkün olmadığından bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, eleştiri dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden; Adli sicil kayıtları incelendiğinde, sanık ...'in tekerrüre esas sabıkaları bulunduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, Mahkemenin, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde (A-b) ve (B) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Bursa 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.04.2016 tarihli ve 2016/9 Esas, 2016/165 Karar sayılı kararında sanık ... ve müdafii ile sanık ... müdafii taraflarından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle, hükümlerin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.01.2024 tarihinde karar verildi.