Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/3562 E. 2025/4996 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/3562
Karar No
2025/4996
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2018/529 E., 2019/601 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜMLER : 1. İstinaf başvurularının esastan reddi (Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında) 2. Hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi (Sanık ... hakkında) 3. Mahkûmiyet (Sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak) 4. Temyiz isteminin reddi (Sanık ... hakkında) TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. Sanık ... hakkında ek karara yönelik temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanması 2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümlerin onanması 3. Sanık ... hakkında Bozma Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlerin, yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyiz etmeye hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesince uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan; 1. Sanıklar ..., ... ve ...'in mahkûmiyetlerine, 2. Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in beraatlarına, Karar verilmiştir. B. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, yukarıda belirtilen kararı ile; 1. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularının esastan reddine, 2. Sanık ... hakkında, İlk Derece Mahkemesince kurulan, hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, 3. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularına ilişkin olarak duruşmalı yapılan inceleme neticesinde İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyetlerine, Karar verilmiştir. C. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin yukarıda belirtilen ek kararı ile, sanık ... müdafiinin temyiz isteminin reddine, karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. B. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. C. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturacağına, İlişkindir. D. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine, İlişkindir. E. Sanık ...'ın temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. F. Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri özetle; sanık ...'in cezalandırılması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 286/2-(a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile CMK'nın 286/3. maddesinde belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296/1. maddesinin ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş [ise] …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş ve ek kararın onanmasına karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden İlk Derece Mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin, sanığın atılı suçu işlediğinin sabit olmadığına ilişkin takdirlerinde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiş; hükümde açıklanan gerekçeler tüm dosya kapsamına göre usul ve yasaya uygun bulunarak hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanığın, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi’nden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 03.12.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği düşürülmesine karar verilmesi gerekmiştir. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 188/3. maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı halde, 5271 sayılı CMK'nın 226. maddesine aykırı olarak ek savunma hakkı tanınmadan, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşullarının oluştuğu gerekçesiyle 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanması suretiyle, sanığın savunma hakkının kısıtlanması hukuka aykırı görülmüştür. E. Sanıklar ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu bulunan deliller, suçun maddi konusu "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasa'nın 38/6. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nın 206/2-a. maddesi, 217/2. maddesi, 230/1-b maddesi ve 289/1-i maddesi uyarınca hükme esas alınamaz. Bu itibarla; 1. 27.09.2010 tarihli eylemde; sanıklar ... ve ... hakkında iletişimin tespiti ve dinlenilmesi tedbiri uygulaması sonucu, sanık ...'in Samsun iline gelerek sanık ...'den uyuşturucu madde alacağı değerlendirilerek yapılan fiziki takipte, sanık ...'in elinde bulunan torba ile kendisine ait iş yerine girmesinden sonra, sanıklar ... ve ...'in iş yerinden ellerinde valiz ile çıktıklarının ve araçlarına bindiklerinin görüldüğü, aynı iş yerinden çıkan sanıklar ... ve ...'in de farklı bir araca binmelerinden sonra, araçların önlü arkalı vaziyette hareket ederek ... dinlenme tesislerine kadar gittikleri, sanıklar ... ve ...'in ayrıldığı, burada sanık ...'in araçtan aldığı valiz ile otobüse bindiği ve diğer sanık ...'in sürdüğü aracın otobüsü takip ettiği olayda; oluşturulan uygulama noktasında durdurulan ... firmasına ait otobüste "önleme arama kararına istinaden" yapılan arama sonucu, ...'e ait valiz içinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, 2. 14.10.2010 tarihli eylemde; sanıklar ..., ... ve sanık ... hakkında yapılan iletişimin tespiti ve dinlenilmesi tedbiri uygulaması sonucu, sanık ...'ın Samsun ili, Çarşamba ilçesinde sanık ...'den uyuşturucu madde alacağı değerlendirilerek yapılan fiziki takipte, sanık ...'in elinde bulunan siyah poşeti sanıklar ... ve ...'a verdiği olayda; oluşturulan uygulama noktasında durdurulan sanık ...'den ayrılan ...'ın sevk ve idaresindeki araçta "önleme arama kararına istinaden" yapılan arama sonucu, aracın sağ ön tarafında bulunan siyah poşet içinde suça konu uyuşturucu maddenin ele geçirildiği, İletişimin tespiti kararı ile takip altında bulunan ve bu dinleme içeriklerine göre arama yapılan olayda suçüstü halinin varlığından söz edilemeyeceği gibi önleme arama kararı ile de arama yapılamayacağı dikkate alındığında, 5271 sayılı CMK'nın 2-e maddesi, yine aynı Kanun'un 161. maddesi ve 2259 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu'nun ek 6. maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısına derhal olayın haber verilip yazılı emri doğrultusunda soruşturma işlemlerine devam edilmesi ve sanıklara ait siyah poşet ve valizde CMK'nın 116. ve 119. maddeleri uyarınca arama yapılması gerektiği halde, önleme arama kararı ile yapılan aramaların hukuka aykırı olduğu ve bu arama ile elde edilen delillerin yasak delil niteliğinde olup hükme esas alınamayacağı dikkate alınarak, mahkûmiyetlerine yeterli başkaca delil bulunmayan sanıkların beraatları yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi, hukuka aykırı görülmüştür. F. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesinde "Cumhuriyet savcısı hazır olmaksızın konut, işyeri veya diğer kapalı yerlerde arama yapabilmek için o yer ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi bulundurulur" hükmünün düzenlendiği, söz konusu hüküm gereği, "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi"nin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmalarının zorunluğu olduğu, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 06.02.2020 tarih ve 2016/18-1146 Esas, 2020/68 Karar sayılı kararında bahsedildiği üzere "kollukça yapılan aramalarda arama tanığı bulundurma zorunluğunun kabul edilme sebebinin ileride doğabilecek iddiaların, aslında orada olmayan delillerin görevlilerce yerleştirildiği gibi uygulamada sıklıkla karşılaşılan suçlamaların önüne geçmek ve böylece aramanın her türlü şüpheden uzak bir şekilde yapılmasını ve arama sonucunda elde edilen delillerin güvenilirliğini sağlamak olduğu", CMK'nın 119/4. maddesine aykırı olarak "ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişi hazır bulundurulmaksızın yapılan aramanın icrası bakımından hukuka aykırı olduğu ve bu arama işlemi sırasında ele geçirilen delillerin de hukuka aykırı yöntemle elde edilmiş olduğu", CMK'nın "yüklenen suçun, hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebileceği" hükmünü düzenleyen 217/2. maddesi ile kanuna aykırı olarak elde edilen delilin reddolunacağı hükmünü düzenleyen 206/2-a maddesi uyarınca hukuka uygun elde edilmeyen delillerin ispat aracı olarak kabul edilmeyeceği ve hükme esas alınmayacağı hususları gözetilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı CMK'nın 119/4. maddesine aykırı olarak sanığa ait evde yapılan aramalar sırasında ihtiyar heyetinden veya komşulardan iki kişinin aramanın başından sonuna kadar hazır bulundurulmadığı, yukarıdaki açıklamalar ışığında sanığa ait evde yapılan arama sonucunda ele geçirilen uyuşturucu maddelerin hukuka aykırı olarak elde edilmiş delil niteliğinde olduğu ve mahkûmiyet hükümlerine esas alınamayacağı, evde hukuka aykırı olarak ele geçirilen uyuşturucu madde dışında uyuşturucu madde ticareti yapıldığına ilişkin başkaca bir delil bulunmadığı gözetilmeden, sanığın beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz İstemi Yönünden Gerekçe bölümünde (A) numaralı bentte açıklanan nedenle Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 06.05.2019 tarihli ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, sanık müdafiinin temyiz isteminin 5271 sayılı CMK'nın 296/2. maddesinin, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (B) numaralı bentte açıklandığı üzere, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararında Cumhuriyet savcısınca öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden; CMK'nın 302/1 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünde (C) numaralı bentte açıklandığı üzere, sanığın UYAP Bilişim Sisteminden temin olunan güncel nüfus kayıt örneğine göre hüküm tarihinden sonra 03.12.2020 tarihinde öldüğünün anlaşılması karşısında, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303/1-a maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının aynı Kanun'un 223/8. maddesi gereği sanığın ölümü nedeniyle, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, D. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde (D), (E) ve (F) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, sanık ... ve sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, sanık ... yönünden diğer yönleri incelenmeksizin, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca takdîren Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/3562, K. 2025/4996, T. 29.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-3562-e-2025-4996-k-96332db32401