Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/21821 E. 2023/10205 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/21821
- Karar No
- 2023/10205
- Karar Tarihi
T U T U K L U İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Hükmün düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddi TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddiyle hükmün onanması İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2018/443 Esas, 2019/33 Karar sayılı kararı ile Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/346 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/346 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. B. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2019 tarihli ve 2019/31 Esas, 2019/36 Karar sayılı kararı ile Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/346 Esas sayılı dosyası ile aralarında hukuki ve fiili irtibat bulunması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilmesine, yargılamaya Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/346 Esas sayılı dosyası üzerinden devam olunmasına karar verilmiştir. C. Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2020 tarihli ve 2018/346 Esas, 2020/125 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 18 yıl 9 ay hapis ve 37.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir. D. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/2029 Esas, 2020/2289 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan ve re'sen de istinafa tabi olan hükümdeki hukuka aykırılık düzeltilerek, hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. E. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca özetle; temyiz taleplerinin esastan reddi ile hükmün onanması yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ve dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Suçun unsurlarının oluşmadığına, 2. Delil değerlendirmesinin hatalı yapıldığına, 3. Yeterli delil bulunmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 4. Sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü Sanığın uyuşturucu sattığına ilişkin ihbarlar, 14.08.2018 tarihinde sanığın hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan Şafak T. ile buluştuğuna, sanık ve tanığın ayrılmalarının akabinde Şafak’ın yakalandığına ve üzerinden 0.09 gram uyuşturucu madde ele geçirildiğine ilişkin teknik takip, olay ve yakalama tutanakları ve teknik takip tutanaklarına ekli görüntüler, bu maddelerin THC ihtiva eden esrar elde edilmesine elverişli hint keneviri bitkisi olduğuna ilişkin bilirkişi raporu, Şafak’ın ele geçirilen uyuşturucu maddeleri sanıktan aldığına ilişkin soruşturma aşamasında müdafii eşliğinde alınan teknik takip, olay ve yakalama tutanakları ile uyumlu olan ve bu nedenle üstünlük tanınan beyanı, sanığın uyuşturucu sattığına ilişkin dosya kapsamındaki tanık beyanları, bir arada değerlendirildiğinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübut bulduğuna kanaat getirilmiştir. Sanığın 21.05.2018 tarihinde hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrı işlem yapılan Gökhan Ö. ile buluştuğuna, tanık ve sanığın ayrılmaları üzerine Gökhan’ın yapılan üst aramasında 6 fişek halinde toplam ağırlığı 0.89 gram gelen uyuşturucu madde ele geçirildiğine ilişkin teknik takip, olay ve yakalama tutanakları ve teknik takip tutanaklarına ekli görüntüler, bu maddenin sentetik kannobinoidler sınıfında etken madde içeren uyuşturucu maddelerden olduğuna ilişkin bilirkişi raporu, Gökhan’ın sanık ...'ı tanıdığına, kendisinden küçük paketler halinde dört-beş içimlik bonzai maddesi aldığına, sanıktan üç kez madde alışverişi yaptığına, hep aynı maddeyi aldığına ilişkin Gökhan’ın teknik takip, olay ve yakalama tutanakları ile uyumlu olan ve bu nedenle üstünlük tanınan beyanı ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun sübut bulduğuna kanaat getirilmiştir. Gökhan’dan ele geçen ve sanığın verdiği sabit olan maddelerin sentetik kannabinoidler başlığı altında tanımlanan maddelerden olduğu göz önüne alınarak sanığın cezasından 5237 sayılı Kanun’un 188 inci maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarıca yarı oranında artırım yapılmıştır. Olay tarihleri göz önüne alınarak, sanığın üzerine atılı suçu, bir suç işleme kararının icrası kapsamında olmak üzere değişik zamanlarda zincirleme olarak işlediği anlaşıldığından; 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesi uyarınca taktiren, 1/4 oranında arttırım yapılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgular konusunda, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkındaki hükme esas alınması gereken eylemlerin hükme esas alınmaması eleştirilip, hükümde ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceğinin belirtilmesi gerektiği hususu düzeltilerek İlk Derece Mahkemesi hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği; sanığın sabit olan 14.08.2018 tarihli tanık Şafak'a uyuşturucu madde satma eyleminin hem İlk Derece Mahkemesi hem de Bölge Adliye Mahkemesince kabul edildiği, ancak İlk Derece Mahkemesinin 21.05.2018 tarihli eylemi kabul etmesine rağmen Bölge Adiye Mahkemesince sabit kabul edilmeyip hükme esas alınmadığı, iddianamede anlatılan 19.05.2018, 28.05.2018, 24.08.2018 ve 14.08.2018 (tanık Berke'ye uyuşturucu madde satma eylemi) tarihli olayların İlk Derece Mahkemesince sabit olmamaları nedeniyle hükme esas alınmadığı, bu eylemler yönünden aleyhe istinaf talebi bulunmamasına rağmen Bölge Adliye Mahkemesince 19.05.2018 ve 28.05.2018 tarihli eylemlerin sabit kabul edilerek mahkûmiyet hükmüne esas alınarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün eleştirildiği; bu durumda, İlk Derece Mahkemesince sabit kabul edilmeyen eylemler yönünden sanığın kazanılmış hakkı bulunduğu, dolayısıyla zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, sadece 14.08.2018 tarihli tanık Şafak'a uyuşturucu madde satma eylemi nedeniyle mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.11.2020 tarihli ve 2020/2029 Esas, 2020/2289 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Bozma nedenine ve tutuklu kaldığı süreye göre sanığın SALIVERİLMESİNE, başka bir suçtan hükümlü ya da tutuklu bulunmadığı takdirde salıverilmesinin sağlanması için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına yazı yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.11.2023 tarihinde karar verildi.