Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/17845 E. 2025/5147 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/17845
- Karar No
- 2025/5147
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/148 E., 2016/122 K. SUÇLAR : 1 . Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma (Sanık ....hakkında) 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma (Diğer sanıklar hakkında) HÜKÜMLER : 1. Tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri (sanık ...) 2. Beraat (sanıklar ..., ..., . 3. Mahkûmiyet (sanıklar ... TEBLİĞNAME GÖRÜŞLERİ : 1. İade (Sanık ... yönünden) 2. İncelenmesine yer olmadığına (Sanık ... ... yönünden) 3. Ret (Sanıklar ..., ... ve ... yönünden) 4. Bozma (Sanıklar .... ve ... yönünden) 5. Düzeltilerek onama (Diğer sanıklar yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar ..., ..., ...,. ..., ..., hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: 1. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde: Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak suçundan dolayı, 5237 sayılı TCK'nın 191/2. maddesi gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararlar sözü edilen fıkraya 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile eklenen son cümleye göre, durma kararı niteliğinde olup itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve 5271 sayılı CMK'nın 264/1. maddesinde yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 2. Sanık ... hakkında verilen beraat ve davanın reddi hükümlerine yönelik temyiz isteklerinin incelenmesinde: Sanık müdafiinin, kanunî süresi içinde temyiz istemlerinde bulunduktan sonra, sanık müdafiinin 15.07.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteminden vazgeçtiğini bildirdiği ve temyiz davasının istek şartına bağlı olduğu anlaşıldığından temyiz isteminden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, 3. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde: Sanıklar hakkında verilen beraat kararlarının gerekçesine yönelik olmayan temyizde sanığın hukuki yararı bulunmadığından, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CUMK'un 317. maddesi uyarınca sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin REDDİNE, 4. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar ... ve ... hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde: Dosya kapsamına göre, sanıklar ... ve ...'nın asli fail olarak suçu işlemelerine rağmen şartları oluşmamasına rağmen yardım eden sıfatıyla suça iştirak ettikleri kabul edilip eksik ceza tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Hükmedilen gün para cezasının, adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 52. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, 2. Sanığın üzerinde ele geçen ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlenmesi ile elde edilen 600 TL ile 100 amerikan dolarının 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi yerine 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Hükmün gün adli para cezasının paraya çevrildiği bölümlerinde bulunan "TCK’nın 52. maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine "TCK'nın 52/2. maddesi" ibaresinin eklenmesi, 2. Hüküm fıkrasının 600 TL ile 100 amerikan dolarının müsaderesine ilişkin kısmından "TCK’nın 54." ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK’nın 55." ibaresinin eklenmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 5. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, sanıklar ..., ..., ..., ... ..., ..., ... hakkında hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelemesinde: Sanık ...'un 10.01.2013 ile 17.01.2013 tarihli eylemleri ve sanık ...'nın 16.10.2012 ile 31.10.2012 tarihli eylemlerinin zincirleme suçları oluşturduğu gözetilmeden sanıkların eylemeleri tek kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nın 43. maddesinin uygulanmadan hüküm kurulması aleyhe olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Hükmedilen gün para cezasının, adli para cezasına çevrilmesine karar verilmesi sırasında 5237 sayılı TCK’nın 52/2. maddesi yerine aynı Kanun'un 52. maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6. maddesine aykırı davranılması, 2. Sanığın üzerinde ele geçen ve uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun işlenmesi ile elde edilen 600 TL ile 100 amerikan dolarının 5237 sayılı TCK’nın 55. maddesi yerine 54. maddesi uyarınca müsadere edilmesine karar verilmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, 1. Hükmün gün adli para cezasının paraya çevrildiği bölümlerinde bulunan "TCK’nın 52. maddesi" ibaresinin çıkarılarak yerine "TCK'nın 52/2. maddesi" ibaresinin eklenmesi, 2. Hüküm fıkrasının 600 TL ile 100 amerikan dolarının müsaderesine ilişkin kısmından "TCK’nın 54." ibaresinin çıkartılarak yerine "TCK’nın 55." ibaresinin eklenmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkrasından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 6. Sanıklar ..., ..., ..., ..., hakkında kurulan beraat hükümlerine yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde: Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanıkların teknik takip altında olması nedeniyle alışveriş öncesi ve sonrası görüşmelerinin kayıt altına alındığı, kullanıcı şahıslarla yapılan telefon konuşmalarıyla yerlerin bildirildiği, sanıkların kullanıcılara maddeleri verdikten sonra fiziki takip altında olmaları nedeniyle yakalandıkları ve uyuşturucu maddeyi sanıklardan aldıklarını beyan ederek kolluk aşamasında sanıkları teşhis etmeleri karşısında; kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca işlem yapılan kullanıcılara yönelik arama kararları bulunmasa da PVSK'nın 4/a maddesine göre kaba üst yoklaması sonucu uyuşturucu maddeler ele geçirildiğinden delillerin hukuka uygun olarak toplandığı anlaşılmakla; sanıkların üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri sabit olduğu halde mahkûmiyetleri yerine beraatlerine karar verilmesi, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin Tebliğname'ye uygun olarak BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.