Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/13338 E. 2024/16365 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2020/13338
Karar No
2024/16365
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2017/303 E., 2019/695 K. SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti yapma HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.11.2019 tarihli ve 2017/303 Esas, 2019/695 Karar sayılı kararı ile sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 2 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine ve kararın usul ile yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. GEREKÇE Bozmaya uyulduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş, aşağıdaki husus dışında hükümde hukuka aykırılık tespit edilmemiştir. Adli para cezasının ödenmemesi halinde infazı kısıtlar şekilde, “.... 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresi, en az iki saat en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmının tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği hususunun sanığa ihtarına ,” ibaresinin yazılmasının hukuka aykırı olduğu değerlendirilmiş; ancak bu hususun Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eskişehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükmün; Sanığa verilen adli para cezasının taksitlendirilmesine ilişkin kısmından “... 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesi gereğince tebliğ olunan ödeme emri üzerine belli süre içinde adli para cezasını ödemezse Cumhuriyet savcısının kararı ile ödenmeyen kısma karşılık gelen gün miktarı hapis cezasına çevrilerek hükümlünün iki saat çalışması karşılığı bir gün olmak üzere kamuya yararlı bir işte çalıştırılmasına karar verileceği, günlük çalışma süresi, en az iki saat en fazla sekiz saat olacak şekilde denetimli serbestlik müdürlüğünce belirleneceği, hükümlünün hakkında hazırlanan programa ve denetimli serbestlik görevlilerinin bu kapsamdaki uyarı ve önerilerine uymaması halinde çalıştığı günler hapis cezasından mahsup edilerek kalan kısmının tamamının açık ceza infaz kurumunda yerine getirileceği,” ibarelerinin çıkartılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2020/13338, K. 2024/16365, T. 12.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2020-13338-e-2024-16365-k-d0405c7baa34