Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2020/11656 E. 2025/6280 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/11656
- Karar No
- 2025/6280
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/87 E., 2016/41 K. SUÇLAR : 1. Uyuşturucu madde ticareti yapma 2. Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : 1. İade(Sanıklar..., ... ..., ... müdafiinin talebi yönünden) 2. Düzeltilerek onama (Cumhuriyet savcısı ve sanıklar ..., ... ..., ..., ... müdafiilerinin talepleri yönünden) Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanık ... müdafii süresinde duruşma talebinde bulunmuş ise de; hükmolunan hapis cezasının süresi dikkate alınarak 5271 sayılı CMK'nın 299/1. maddesi uyarınca duruşmalı inceleme talebinin reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: A. Sanıklar..., ... ..., ... müdafiinin temyiz talebinin incelenmesinde; Sanıkların zorunlu müdafiinin, kanunî süresi içinde öne sürdükten sonra 14.04.2016 tarihli dilekçe ile temyiz isteğinden vazgeçtiğini bildirdiği, 5271 sayılı CMK’nın 266/3. maddesinde; “150 nci maddenin ikinci fıkrası uyarınca, kendisine müdafi atanan şüpheli veya sanıklar yararına kanun yoluna başvurulduğunda veya başvurulan kanun yolundan vazgeçildiğinde şüpheli veya sanık ile müdafiin iradesi çelişirse müdafiin iradesi geçerli sayılır.” şeklinde düzenlemeye yer verildiği, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 305/1. maddesi gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, 5271 sayılı CMK'nın 266/1-3. maddesi gereği temyiz isteğinden vazgeçme nedeniyle dava dosyasının, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE, B. Sanıklar ..., ... ..., ... ... ve ... hakkında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen beraat hükümlerinin incelenmesinde: Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Mahkemenin, sanıkların atılı suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına ilişkin takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, Cumhuriyet savcısının temyiz sebeplerinin reddiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak hükümlerin ONANMASINA, C. Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde: Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1. Suç tarihinin her sanık yönünden ayrı ayrı yazılmaması, 2. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddelerin ve şahit numunelerin 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi yerine, uygulama fıkrası hatalı gösterilerek TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanıkların durumlarının yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; 1. Gerekçeli karar başlığında suç tarihlerinin, sanık ... yönünden 07.12.2011, sanık ... yönünden 26.12.2011, sanık ... yönünden 28.11.2011, 29.11.2011, 07.12.2011, 16.12.2011, 26.12.2011 olarak yazılması, 2. Hüküm fıkralarının müsadereye ilişkin kısımlarında yer alan "54" ibaresinin hüküm fıkralarından çıkarılarak yerine "54/4" ibaresinin yazılması, 3. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi uyarınca hak yoksunluklarının uygulanmasına ilişkin kısmın hüküm fıkralarından çıkarılarak, yerine “Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ve 7242 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanık hakkında TCK'nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına,” ibarelerinin yazılması, Suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Ç. Sanıklar ..., ... ...,... ..., ..., ...,..., ... ... ve ... hakkında "Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma" suçundan verilen kararlara yönelik yapılan temyiz incelemesinde: Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı TCK'nın 278/1-3. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır. 5237 sayılı TCK'nın 67/2-a maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanıkların iddianameler uyarınca sorgularının yapıldığı, sanıklar... ..., ...,..., ..., ..., ... için 07.08.2012, sanık ... için 26.07.2013, sanık ... için 07.05.2013, sanıklar ..., ... için 13.11.2012 tarihleri olduğu ve bu tarihlerden temyiz incelemesi tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. Açıklanan nedenle, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesi kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar ..., ... ...,... ..., ..., ...,..., ... ..., ... hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, DÜŞMESİNE, D. Sanık ... hakkında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen beraat kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141/3. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 34/1 ve 230. maddeleri gereğince hakim ve mahkemelerin her türlü kararının gerekçeli olarak yazılması, hükmün gerekçe bölümünde, sanığın lehindeki ve aleyhindeki delillerin belirtilmesi, tüm delillerin ayrı ayrı tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilenlerin belirlenmesi, hangi delile hangi nedenlerle üstünlük tanındığının belirtilmesi, delillerle ulaşılan kanıya göre sanığın fiillerinin sabit olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre hukukî durumunun saptanması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması, Kanuna aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeksizin, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, E. Sanık ... hakkında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde: Dosya kapsamına göre, sanığın 14.01.2012 tarihinde evinde yapılan aramada ele geçirilen ve kişisel kullanım sınırında olan uyuşturucu maddeyi kullanma dışında bir amaçla bulundurduğuna ilişkin savunmasının aksine, kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığı, 25.11.2011 tarihinde yaptığı telefon görüşmesinin, evde ele geçen uyuşturucu maddenin ticaret amacıyla bulundurulduğuna kesin olarak delil teşkil edemeyeceği, sabit olan fiilinin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu, sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan yargılama sonucunda beraat kararı verildiği ve kararın temyizi üzerine zamanaşımından düşme kararı verildiği gözetilerek sanığın atılı suçtan beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, Tebliğname'ye aykırı olarak hükmün BOZULMASINA, F. Sanık ... hakkında "Uyuşturucu madde ticareti yapma" suçundan verilen mahkûmiyet kararına yönelik yapılan temyiz incelemesinde: 1. Suç tarihi "14.12.2011" olduğu halde gerekçeli karar başlığında "25.10.2011" olarak yazılması, 2. Sanık ...'den ele geçen "Biperidene HCI" etken maddesini içeren beyaz renkli tabletlerin ... Kriminal Polis Laboratuvarı'ndan alınan rapora göre, yeşil reçeteye tabii ilaçlar listesinde bulunan Akineton isimli ilacın aktif maddesi olduğunun belirtildiği, dosya kapsamında Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan alınmış raporun bulunmadığı anlaşıldığından, ele geçirilen tabletlerin 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinde belirtildiği şekilde; a. “Uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran” bir madde olup olmadığı konusunda Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulundan rapor alınması, b. Üretiminin resmi makamların iznine veya satışının yetkili tabip tarafından düzenlenen reçeteye bağlı olup olmadığının, Sağlık Bakanlığı İlaç ve Eczacılık Genel Müdürlüğünden sorulması, sonucuna göre eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 188/6. maddesinde düzenlenen “uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran maddenin ticaretini yapma” suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılarak, sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ile hüküm kurulması, Kabule göre de; 3. Hüküm kısmında sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına karar verildikten sonra "Sanık hakkında şartlar oluşmadığından takdiren 5237 sayılı TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına," denilerek çelişki oluşturulması, 4. Tekerrüre esas alınan ilamın kesinleşme tarihi "24.09.2007" olduğu halde yerine getirme tarihi olan "03.11.2010" olarak yazılması, 5. Üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması, alım ve satımı suç oluşturan uyuşturucu maddelerin ve şahit numunelerin 5237 sayılı TCK'nın 54/4. maddesi yerine, uygulama fıkrası hatalı gösterilerek 5237 sayılı TCK'nın 54. maddesi uyarınca müsaderesine karar verilmesi, 6. 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesinin uygulanması açısından, 7242 sayılı Kanun kapsamında yapılan değişiklikler göz önüne alınarak, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, Tebliğname'ye aykırı olarak, hükmün BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.