Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7912 E. 2025/6229 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/7912
Karar No
2025/6229
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/1205 E., 2014/859 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Gümrük İdaresi, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet suçundan açılan davaya katılabilecek surette suçtan zarar gördüğünden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkı bulunduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanık hakkında kurulan hükmün, karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Kolluk birimlerince ... plaka sayılı çekici ve çekiciye bağlı... plaka sayılı dorse ile olay günü batı illerine kaçak sigara sevkiyatı yapılacağı şeklinde istihbarata dayalı bilgiler edinilmesi üzerine, sanığın sevk ve idaresindeki araçta yapılan aramada 4.530 karton kaçak sigara ele geçirilmesi şeklinde gerçekleşen olayda; önceden suç işleneceği konusunda istihbarata dayalı bilgi edinen kolluk görevlilerinin oluşan kuvvetli suç şüphesi karşısında derhal Cumhuriyet savcısına bilgi vererek adli arama kararı talep etmesi gerektiği, dosya kapsamına göre herhangi bir arama kararı bulunmaksızın yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, somut olayda sanık ve kaçak eşya konusunda Mahkemece 5271 sayılı Kanun'un 116 ilâ 119. maddelerine göre verilmiş usulüne uygun bir arama kararı olmadığı gibi gecikmesinde sakınca olduğu gerekçesiyle Cumhuriyet savcısı tarafından da verilmiş bir yazılı arama izni ya da Cumhuriyet savcısına ulaşılamaması nedeniyle kolluk amirince verilmiş yazılı arama emri de bulunmadığı cihetle; hukuka aykırı arama sonucu ele geçen eşyanın yasak delil niteliğinde olduğu, bu eşyanın kaçak olmasının durumu değiştirmeyeceği, sanığın atılı suçu ikrara yönelik bir savunması da bulunmadığı nazara alındığında Anayasa'nın 38/2. maddesi, 5271 sayılı Kanun'un 206/2. maddesinin (a) bendi, aynı Kanun'un 217/2. maddesi ve 230/1. maddesine göre, hukuka aykırı surette elde edilen delillere dayanılarak mahkûmiyet hükmü kurulamayacağı gözetilerek sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi, Kabule göre de; 1.Suçtan doğrudan zarar gören ve davaya katılma hakkı bulunan Gümrük İdaresi, yargılamadan haberdar edilmeden ve davaya katılma imkanı tanınmadan gıyapta karar verilmesi, 2.Suçun işlenmesinde kullanılan ve iddianamede müsaderesi talep edilen nakil araçları hakkında hüküm kurulmaması hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, Gümrük İdaresi vekilinin ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/7912, K. 2025/6229, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-7912-e-2025-6229-k-351de4d4d1de