Yargıtay · 10. Ceza Dairesi

Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2018/2851 E. 2023/9051 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Ceza Dairesi
Esas No
2018/2851
Karar No
2023/9051
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin, hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2014 tarih ve 2014/213 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararı ile; Sanıklar ... ve ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna ve sanık ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, sanık ... hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, Sanıklar ... ve ...'un uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 2.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık ... hakkında 58 inci maddesi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis ve 3.800,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine, Sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası, dördüncü fıkrası, 43 üncü maddesinin bir ve ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci fıkraları ile üçüncü fıkrasının ilk cümlesi uyarınca 12 yıl 6 ay hapis ve 5.600,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, Karar verilmiştir. B. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükümlerin düzeltilerek onanması, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararların ise incelenmeksizin iadesi yönünde karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. B.Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. C. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, 3. Kararın eksik inceleme neticesinde verildiğine, İlişkindir. D. Sanık ...'in temyiz sebepleri özetle; hükmün lehine bozulmasına yönelik talebine ilişkindir. E. Sanık ...'un temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2. Yeterli delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. F. Sanık ...'un temyiz sebepleri özetle; 1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, 2.Yeterli delil olmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan teknik ve fiziki takipli soruşturma sonucunda; 26.06.2009 tarihinde sanık ...'in uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen Fatih vasıtasıyla temin etmek istediği esrar ve eroinin şehirler arası otobüsten inen Fatih'in üst aramasında ele geçirildiği, 07.07.2009 tarihinde telefon görüşmelerinden uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen Bünyamin'in, sanık ...'in kuryeliğini yaptığının anlaşılması nedeniyle yapılan takip sonucunda şehirler arası otobüsten inen Bünyamin'in üzerinde eroinin ele geçirildiği, 29.08.2009 tarihinde sanık ...'in, Ankara'dan aldığı uyuşturucu maddeyi Konya'ya getireceği bilgisi alınması üzerine yapılan takip sonucunda, şehirler arası otobüsten inen ...'in üzerinde esrar ele geçirildiği, Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hakkındaki mahkûmiyet hükmü kesinleşen Reşit'in, sanık ... ve temyiz dışı sanık ...'dan temin ettiği esrarı Konya'da bulunan sanık ...'ye getireceği bilgisinin alınması üzerine 23.06.2009 tarihinde şehirler arası otobüsten inen Reşit'in üzerinde ve çantasında esrar ele geçirildiği, Sanık ...'ın, sanık ... aracılığı ile Mersin'de bulunan temyiz dışı sanık ...'dan uyuşturucu madde temin edeceğinin öğrenilmesi üzerine yapılan takip sonucunda takside bulunduğu tespit edilen sanık ...'un çantasında esrarın ele geçirildiği, Olaylarda; dosya kapsamına göre sanıklar ... ve ...'in zincirleme olarak uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu, diğer sanıkların ise uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işledikleri gerekçesiyle sanıkların mahkûmiyetlerine, sanıklar ... ve ... hakkında ayrıca kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işledikleri gerekçesiyle tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanıklar ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararlar yönünden: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785 Esas, 2012/101 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olduğu anlaşıldığından, bu suçlar yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar verilmesi gerekmiştir. B. Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden 1. 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince "alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır." şeklindeki düzenleme karşısında, suç tarihi itibarıyla sanıklar ..., ... ve Ahmet Tekin'in üzerlerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayininin gerekmediği, ancak 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrasında yapılan değişiklikle hapis cezasının alt sınırının on yıl hapis cezası olarak değiştirildiği, hüküm tarihinde, 6545 sayılı Kanun'un yürürlükte bulunduğu ve 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesi uyarınca uyuşturucu madde ticareti yapma suçunun cezasının alt sınırı itibarıyla zorunlu müdafi tayinini gerektirdiği gözetilmeden, yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilerek sanıkların savunma haklarının kısıtlanması, 2. Uyuşturucu madde ticareti yapma suçu için hüküm tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5237 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca öngörülen hapis cezasının alt sınırı 5 yılın üzerinde olup, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca müdafi ile temsil zorunluluğu bulunduğu ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 188 inci maddesinin birinci fıkrasında, “hükmün kurulduğu celsede, kanunun zorunlu müdafiliği kabul ettiği hallerde müdafiin hazır bulunması” emredici düzenlemesine yer verildiği gözetilmeden, hükmün kurulduğu celseye, sanık ... müdafiinin katılımı sağlanmadan, 5271 sayılı Kanun'un 150 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ve 188 inci maddesinin birinci fıkrasına aykırı şekilde hüküm kurularak sanığın savunma hakkının kısıtlanması, 3. Sabit kabul edilerek hükme esas alınan 23.06.2009, 07.07.2009 tarihli olaylara ilişkin olay tutanakları, arama kararları ve ele geçen maddelere ilişkin alınmış kriminal raporların dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, sözkonusu belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden 1. Sabit kabul edilerek hükme esas alınan 26.06.2009 tarihli olayla ilgili olay tutanağı, arama kararı ve ele geçen maddelere ilişkin alınmış kriminal raporun dosyada bulunmadığının anlaşılması karşısında, sözkonusu belgelerin aslı veya onaylı örneklerinin denetime imkan verecek şekilde dosya arasına alınması gerektiğinin gözetilmemesi, 2. Zincirleme suça ilişkin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesiyle uygulama yapılabilmesi için cezalandırılabilir nitelikte birden fazla eylemin bulunması gerektiği, sanığın 26.06.2009 tarihli eylemi mahkemece sabit kabul edilmiş ise de; iddianamede yer alan diğer eylemler bakımından sanık yönünden Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri gereğince bir değerlendirme yapılmadan sanık hakkında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen "zincirleme suç" hükümlerinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi, Hukuka aykırı görülmüştür. D. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2013/610-2014/512, 2013/841-2014/513, 2014/166-514 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; adli arama kararı gerektiren bir olayda önleme araması kararına dayanılarak ya da koşullarına uygun olmayan arama kararı üzerine yapılan arama hukuka aykırıdır. Böyle bir arama sonucu elde edilen ve suçun maddi konusunu teşkil eden deliller "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilmiş" olacağından, Anayasanın 38 inci maddesinin altıncı fıkrası ile 5271 sayılı Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 217 nci maddesinin ikinci fıkrası, 230 uncu maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (i) bendi uyarınca hükme esas alınamaz. Bu itibarla; Teknik takipli yürütülen soruşturma sonucunda kullandığı telefon hattı bakımından iletişimin tespiti kararı bulunan ve temin ettiği suç konusu uyuşturucu maddeyi güney illerden tren ile Konya iline nakledileceği ihbarı bulunan sanığın, takip sonucunda Konya ilinde diğer sanık ...'ın içinde bulunduğu takside önleme arama kararı uyarınca yapılan aramada esrarın ele geçirildiğinin anlaşılması karşısında; adli arama kararı veya Cumhuriyet savcısından alınacak yazılı arama emri gerektiren bu olayda önleme arama kararına dayanılarak yapılan aramanın hukuka aykırı olduğu, bu arama ile elde edilen delilin hükme esas alınamayacağı, bu itibarla mahkûmiyetine yeterli başkaca delil bulunmayan sanığın beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Sanıklar ... ve ... hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan verilen kararlar yönünden: Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.03.2012 tarihli ve 2011/785 Esas, 2012/101 Karar sayılı kararında açıklandığı üzere; “kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma” suçundan dolayı, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin 2 inci fıkrası gereğince verilen “tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına” ilişkin kararın, sözü edilen fıkraya 6217 sayılı Kanun'la eklenen cümlenin yürürlüğe girdiği 14.04.2011 tarihinden önce ya da sonra verilip verilmediğine bakılmaksızın, temyiz değil itiraz kanun yoluna tabi olduğu, anlaşıldığından, bu suçlar yönünden dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, B. Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... Hakkında Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (B) ve (C) bentlerinde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2014 tarihli ve 2014/213 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararına yönelik sanıklar ... ve ...'in müdafileri ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'un temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeksizin hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, C. Sanık ... Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (D) bentinde açıklanan nedenlerle Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.11.2014 tarihli ve 2014/213 Esas, 2014/516 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Ceza Dairesi, E. 2018/2851, K. 2023/9051, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-ceza-dairesi-2018-2851-e-2023-9051-k-3d837f440c19