Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/691 E. 2026/3491 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/691
Karar No
2026/3491
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/100 E., 2022/190 K.

Mahkeme kararı davacı vekili, davalı Hazine vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dava, tapusuz taşınmazın tescili istemine ilişkindir.

Çekişmeli taşınmaz ... ili,...ilçesi,...köyü çalışma alanında bulunup 1983 yılında yapılan kadastro sırasında tescil harici bırakılmıştır.

Davacı vekili, asıl ve birleştirilen davalarda; imar-ihya ve kazandırıcı zilyetlik hukuksal nedenlerine dayanarak dava dilekçesinde mevkii ve sınırlarını belirttiği taşınmazın vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Birleştirilen dava davalısı...Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi, da...ın reddini savunmuştur.

Davalılar yanında davaya fer'i müdahil olanlar, nizalı taşınmazın Köy Tüzel Kişiliğine ait mera niteliğindeki taşınmazlardan olduğunu, davacının daha önce bu yer ile ilgili açtığı da...ın reddine karar verildiğini açıklayarak da...ın reddini savunmuşlardır.

Davalılar Hazine ve ... Köyü Tüzel Kişiliği temsilcileri, yöntemine uygun biçimde dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edildiği halde, yargılama oturumlarına katılmamış ve davaya cevap vermemişlerdir.

Mahkemenin önceki kararının davalı Hazine ve birleştirilen dava davalısı...Köyü Tüzel Kişiliği temsilcisi tarafından temyiz edilmesi üzerine 8. Hukuk Dairesince, keşfen hava fotoğrafı incelenmesi ve senetsiz araştırması yapılması gereğine değinilerek karar bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda çekişmeli taşınmazın zilyetlikle taşınmaz edinme koşulları davacı lehine oluştuğu gerekçesiyle da...ın kısmen kabulü ile (A1) harfi ile gösterilen bölümün davacı adına tesciline karar verilmiştir.

Ne var ki; Mahkemece zilyetlikle iktisap koşulları oluştuğu gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmak için yeterli değildir.

Hâl böyle olunca; komşu taşınmazlara ilişkin mera tahsis kayıtları, belgeleri ve mera tahsis haritası getirtilmeli, dava konusu taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları (tespite esas dayanakları) tesislerinden itibaren tüm tedavülleri ile getirtilmeli, taşınmazın imar planı kapsamında kalıp kalmadığı Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile ilgili İlçe Belediye Başkanlığından sorulmalı, Harita Genel Müdürlüğü WEB sitesinin harita sorgulama sayfasına girilerek taşınmazın bulunduğu köyü/mahalleyi kapsayacak şekilde hangi yıllara ait hava fotoğrafı bulunduğu araştırılıp belirlenmek ve (denetimin sağlanması bakımından) ilgili sayfanın çıktısı dosya arasına alınmak suretiyle buradan elde edilen verilere göre dava tarihinden 15-20-25 yıl öncesine ilişkin farklı dönemlerde çekilmiş stereoskopik hava fotoğraflarının çift ve bindirmeli olacak şekilde en az üç tanesi tarihleri açıkça yazılmak suretiyle Harita Genel Müdürlüğünden, bu fotoğraflardan yararlanılarak üretilmiş memleket haritaları ile en eski ve yeni tarihli uydu fotoğrafları ise ilgili kurumlardan getirtilmeli, komşu taşınmazlara ait kadastro tutanakları, hükmen oluşmuş iseler mahkeme dosyaları celp edilmeli, dava konusu taşınmazın bulunduğu köyde ve komşu köylerde ikamet eden yaşlı, tarafsız, yöreyi iyi bilen, davada yararı bulunmayan şahıslar arasından seçilecek 3’er kişilik yerel bilirkişi kurulu, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisi bilirkişi kurulu, jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi ile teknik bilirkişi huzuruyla yeniden keşif yapılmalıdır.

Yapılacak keşifte yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinde kime ait olduğu, kim tarafından, ne sıfatla ve ne şekilde kullanıldığı, kimden kime ne şekilde intikal ettiği, öncesinin mera, yaylak veya kışlak olup olmadığı, mera ise kadim mera olup olmadığı, taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması halinde imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın hangi tarihte başlayıp ne zaman bitirildiği hususları etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, beyanlar arasında oluşacak çelişkiler gerektiğinde yüzleştirme yapılmak suretiyle giderilmeye çalışılmalı, komşu taşınmazların varsa dayanak kayıtlarının taşınmazın yönünü ne okuduğu belirlenmelidir. Mahkeme hakiminin taşınmazın niteliğine ve fiziksel özelliklerine ilişkin ayrıntılı gözlemi tutanağa geçirilmeli; teknik bilirkişiden keşif ve uygulamayı denetlemeye elverişli, kayıt kapsamlarını gösterir krokili rapor aldırılmalıdır.

Ziraat mühendisi bilirkişi kurulundan komşu parsellerle karşılaştırmalı olarak dava konusu taşınmazın niteliği, toprak yapısı, eğimi, bitki deseni ve kullanım durumunun ne olduğunu, taşınmazın mera ile arasında ayırıcı sınır bulunup bulunmadığını belirten taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğrafları ve fotoğraflarda taşınmazın hangi bölümü olduğu gösterilmek suretiyle desteklenmiş, somut verilere ve bilimsel esaslara dayanan, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalıdır.

Jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişiye, dosya arasında bulunan hava fotoğrafları ve uydu fotoğrafları üzerinde stereoskop aletiyle inceleme yaptırılarak taşınmazın sınırlarını ve niteliğini, üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıcını, şeklini ve süresini, imar-ihyaya konu edilip edilmediğini, imar-ihya edilmişse ihyanın tamamlandığı tarihi açıklar şekilde rapor alınmalıdır.

3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca davacı, mirasbırakanları ve mirasçıları adına aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tespit ya da tescil edilip edilmediği Tapu Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğü ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğünden sorulup varsa taraf oldukları dava dosyaları getirtilmeli, aynı Kanun'un 03.07.2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip Kanun'un getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı;

Bundan sonra, tüm deliller değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.

Davacı vekili ve davalılar vekillerinin açıklanan nedenden ötürü yerinde görülen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, 6100 sayılı Yasa'nın geçici 3. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, Temyiz eden davalı Hazine harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, Peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacı ile davalı Belediyeye iadesine, Dosyanın...1. Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29.04.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/691, K. 2026/3491, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-691-e-2026-3491-k-4f6d8f7a0049