Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/3467 E. 2026/4663 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 1. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3467
- Karar No
- 2026/4663
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/936 E., 2025/1549 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Göle Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/115 E., 2024/236 K.
Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Davacı vekili; kadastro çalışmaları sırasında .. ili, .. ilçesi, .. Köyünde bulunan 1 48... , 193, 202, 253, 350, 351, 356, 4 04... parsel sayılı taşınmazların davalılar adına tespit ve tescil edildiğini, dava konusu taşınmazları davacının .. Köyü'nden .. ve ... ..'dan 250.000,00 TL bedel ile 1985 yılında zilliyetliğin devri suretiyle satın aldığını, bu hususta .. Noterliğinin 26.06.1985 tarih ve .. yevmiye numaralı "Düzenleme Şeklindeki Gayrimenkul Zilyetlik Devir Sözleşmesi" düzenlendiğini, bu tarihten beri dava konusu taşınmazları nizasız fasılasız malik sıfatıyla müvekkilinin kullandığını, dava konusu yerlerde davalıların herhangi bir hakkının bulunmadığını öne sürerek dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tescilini talep etmiştir.
Davalılardan ..., ..., ..., ... ve ...; dava konusu taşınmazların kendilerine ait olduğunu, davacının herhangi bir hakkı bulunmadığını, ayrıca 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin 2006 yılında kesinleştiğini, davanın ise 14.03.2024 tarihinde açıldığı 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle dava usulden reddedilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
-KARAR- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.