Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/2912 E. 2026/4661 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/2912
Karar No
2026/4661
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1728 E., 2025/1735 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kaş 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/757 E., 2023/217 K.

Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Davacı vekili; dava konusu 1 05... parsel sayılı taşınmazın 30 yıldan uzun süredir davacının zilyetliğinde olduğu, taşınmazın üzerinde çok uzun zamandan beri tarım yapıldığı, taşınmaza bitişik komşu olan ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, davacının hissedar olduğu taşınmazı ile bütünlük arz eden bu taşınmazın hali olarak değerlendirilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, davacının uzun yıllardan beri taşınmazda fiili ve hukuki olarak zilyet olduğu iddiasıyla, dava konusu ... Mahallesi 1 05... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili; davanın süresinde açılmadığını, taşınmazın bulunduğu bölgede yapılan kadastro tutanaklarının 2007 yılında kesinleştiğini, Kadastro Kanunu'nun 12/3. maddesi gereği kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren 10 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılmadığını ileri sürerek davanın öncelikle usulden reddine, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın kadastro çalışmaları sonucunda davalı ... adına 30.06.2008 tarihinde hükmen tescil edildiği, eldeki davanın ise 21.11.2022 tarihinde açıldığı, bu itibarla 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinde öngörülen on yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunduğu gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-KARAR- Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Alınması gereken harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/2912, K. 2026/4661, T. 04.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-2912-e-2026-4661-k-5211f566166b