Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/256 E. 2026/4721 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/256
Karar No
2026/4721
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1828 E., 2025/2112 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/896 E., 2025/610 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: - K A R A R -

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; tarafların ortak murisi ...'in 14.11.2022 tarihinde vefat ettiğini, davacıların murisin kızları, gelini ve torunları, davalının ise diğer gelini olduğunu, murisin sağlığında, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 227 05... parseldeki taşınmazı vefat etmeden kısa bir süre önce davalıya satış suretiyle devrettiğini, söz konusu temlik işleminin gerçekte bir satış olmadığını, diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla yapılmış gizli bir bağışlama olduğunu belirterek tapu kaydının iptali ile davacıların miras payı oranında tescilini, mümkün olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiş, 18.10.2024 tarihli dilekçesi ile davacı ... yönünden davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.

Davalı vekili; davalının murisin gelini olduğunu, uzun yıllar boyunca muris ile aynı hanede ikamet ettiğini, murisin KOAH ve akciğer kanseri gibi uzun süreli hastalık dönemlerinde büyük bir özveriyle bakımıyla ilgilendiğini, davacıların ise aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmediğini, murisin davalıya taşınmazı satma sebebinin diğer mirasçılardan mal kaçırma saiki olmayıp davalının verdiği hizmetler karşılığında duyduğu minnet duygusu olduğunu, murisin terekesinde saklı paylı mirasçılarının payını karşılayacak başka mal varlıklarının mevcut olduğunu, malvarlığının değerlemesi yapıldığında murisin tasarruf nisabını aşmadığı ve saklı paylara tecavüz etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; dinlenen tanık anlatımlarının yapılan değerlendirilmesinde murisin, eşinin vefatından sonra davalı gelini ve dava dışı oğlu ile bir arada yaşadıkları, murisin yeniden evlenmek istediği fakat ölümünün ardından yeni evleneceği eşinin miras payından yararlanmaması amacıyla devri gerçekleştirdiği, murisin bu devri yaparken davalının eşi yani dava dışı oğluna ev için biçmiş olduğu değeri ödemesi gerektiğini belirttiği, mirasçıların bu paranın belirlenmesi ve ödenmesi hususunda anlaşma sağlayamadıkları ve payın davalı tarafından diğer mirasçılara devrinin de yapılmadığı, murisin burayı devretmeye ekonomik olarak da ihtiyacının bulunmadığı gibi gelir durumu itibariyle hem kendine hem de davalı ve dava dışı oğluna da destek olduğu, böylece davacıların muvazaa olgusunu ispatladıkları gerekçesi ile davacılardan ...'in feragat beyanı da dikkate alınarak davacı ... yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 227 05... parsel 2. kat 10 numaralı bağımsız bölümde kain taşınmazın davalı üzerinde bulunan tapu kaydının iptali ile ... dışındaki davacıların miras payı oranında ayrı ayrı davacılar adına tesciline, bakiye payın davalı üzerine bırakılmasına karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; miras bırakanın sözleşmeyi yapmakta haklı ve makul bir nedeninin bulunmadığı, tanık beyanları dikkate alındığında dava konusu taşınmazın mirasbırakan tarafından davalıya temlikinin bedelsiz, muvazaalı ve mirasçıdan mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin esasa yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Ancak; dava konusu taşınmaz için keşfen saptanan davacılar payına isabet eden değer 864.000,00 TL olup Mahkemece bu değer üzerinden harca hükmedilmesi gerekirken, taşınmazın tamamının değeri üzerinden fazla harca hükmedilmesi doğru değildir. Harç kamu düzeni ile ilgili olup temyiz edenin sıfatına bakılmaksızın re’sen gözetilmesi gereken hususlardandır.

Ne var ki; anılan husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin temyizi üzerine re’sen yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesi kararının; hüküm fıkrasının 4 numaralı bendi çıkarılarak yerine 4 numaralı bent olarak "Alınması gerekli 59.019,84 TL karar ve ilam harcından davacı tarafından yatırılan 80,70 TL peşin harç ve 24.575,00 TL tamamlama harcının mahsubu ile eksik kalan 34.364,14 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, " cümlesinin yazılması suretiyle 6100 sayılı HMK'nın 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/256, K. 2026/4721, T. 15.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-256-e-2026-4721-k-eb28849cad99