Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/1247 E. 2026/3497 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1247
Karar No
2026/3497
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1831 E., 2025/34 K. İLK DERECE MAHKEMESİ:...1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/86 E., 2023/270 K.

Dava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

Davacılar vekili; davacıların babaları muris ... ile davalı oğlu ... arasında ......Mahallesi 1 51... parsel 8 numaralı bağımsız bölümün devri için tapuda 25.11.1993 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin yapıldığı 1993 yılında murisin gayet dinç ve sağlıklı olduğunu, devir işleminin gerçek amacı bağış olmasına rağmen davalı yararına diğer evlatlarından mal kaçırma kastı ile tapuda görünüşte ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlendiğini, nitekim davalının babası ile söz konusu ölünceye kadar bakma sözleşmesi imzalandıktan sonra sözleşmenin kendisine yüklediği edimleri yerine getirmediğini, murisin 2010 yılının Nisan ayında rahatsızlandığını, alzheimer ve prostat rahatsızlıkları olması sebebiyle kendi kendini idare edemez duruma düştüğünü, özel bakım ihtiyacı doğduğunu ve bu rahatsızlık sürecinde davalı, sözleşme gereği bakmakla yükümlü olduğu babasını sadece rahatsızlığının başında ilk bir ay yanına alıp ilgileniyormuş gibi görünmeye çalışsa da muris babalarını ve annelerini bir odaya kapattığını, odadan dışarıya çıkmamaya zorladığını, davalının babasıyla ilgilenmeyerek adeta onu ölüme terk ettiğini, 2011 yılının Şubat ayında murisin durumu daha da kötüleşince diğer dava dışı kızı ...'nın, köyündeki hanesinde babasına bakmaya başladığını, murisin burada yaşamaya başladıktan dört beş gün sonra vefat ettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacıların miras payları oranında adlarına tescilini istemiştir.

Davalı vekili; davalının bakım borcunu yerine getirmediği ve örtülü işlemin bağışlama olduğuna dair iddialarının tamamen haksız olup gerçeği yansıtmadığını, bakım alacaklısının sağlığında üzerine düşen tüm bakım borcunu eksiksiz yerine getirdiğini ve örtülü bir işlemin söz konusu olmadığını savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; tarafların kardeş oldukları, mirasbırakan babaları adına kayıtlı aktif taşınır/taşınmaz olmadığı, dinlenen tanıkların murisin davacı ...'ye kızgın olduğu, malvarlığını bırakmak istemediği bu nedenle adına kayıtlı taşınmazı davalıya devrettiği yönünde birbiriyle uyumlu beyanlarda bulundukları, bu nedenle tanık beyanlarına itibar edilebileceği, davalı adına kayıtlı olan dava konusu taşınmazın davalıya muvazaalı olarak devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafların istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; İlk Derece Mahkemesi kararında usul ve yasaya ve kamu düzenine aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 25.02.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçesinin miktar yönünden kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararı davalı vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmiş ise de duruşma talebi değerden reddedildikten sonra kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Bilindiği üzere; 04.06.2025 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanarak yürürlüğe giren 7550 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile; 12.01.2011 tarihli 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ek 1. maddesinin 2. fıkrası "(2) 2 00... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında hukuki işlemin yapıldığı, 341, 3 62... . maddelerdeki parasal sınırların uygulanmasında davanın açıldığı tarihteki miktar esas alınır." şeklinde değiştirilmiş ve üçüncü fıkrası yürürlükten kaldırılmıştır.

Öte yandan; muris muvazaası hukuki nedenine dayalı olarak pay oranında açılan tapu iptali ve tescil davalarında, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmayıp ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğundan, dava değerinin davayı açan mirasçı veya mirasçıların her birinin payına isabet eden değer olacağı kuşkusuzdur.

O halde, dava konusu taşınmazın her bir davacının payına isabet eden dava tarihi itibariyle keşfen saptanan değerinin 132.500,00 TL olduğu, dava tarihi itibariyle 107.090,00 TL olan kesinlik sınırı dikkate alındığında anılan değerin temyiz sınırının üzerinde kaldığı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının kesin nitelikte olmadığı anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesinin temyiz dilekçesinin miktar yönünden reddine ilişkin 25.02.2025 tarihli ek kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, Harç iadesine yer olmadığına,

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 17.486,75 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/1247, K. 2026/3497, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-1247-e-2026-3497-k-de7f291d5713